İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/104 E. 2023/115 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/104
- Karar No
- 2023/115
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : .... KARAR NO : .... HAKİM : .... KATİP : .... DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ : .... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/02/2022 KARAR TARİHİ : 26/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının 1015819220 nolu sözleşme hesap numaralı abonelikten kaynaklı enerji tüketim bedelini ödemediğini, müvekkil kurumun borçlu aleyhine Gaziantep İcra Dairesi'nin 2021/2627 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının ödeme emrine haksız itiraz ettiğini, bu nedenle takibin durduğunu, bu nedenlerle Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2021/ Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere borçlunun icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalı taraf süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. Cevap dilekçesi verilmemesi nedeniyle HMK 128 delaletiyle davacının ileri sürdüğü bütün vakıalar davalı tarafından inkar edilmiş sayılmıştır. DELİLLER: 1-Tarafların iddia ve savunmaları, 2-Celp edilen kurum cevabi yazıları, 3-Davacı tarafça dosyaya ibraz edilen belgeler, 4-İlgili yasal mevzuat ve yargısal kararlar, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava Nevi İtibari İle Davalı tarafın icra takiben karşı yapmış oldukları İtirazın İptali İstemine İlişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K.; 25.11.2020 tarihli ve 2017/(19)11-894 E., 2020/942 K. sayılı kararlarında da değinilmiştir. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmeler; Mahkememizin ara kararı uyarınca rapor hazırlanmak üzere dosya kül halinde Elektrik-Elektronik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi tarafından hazırlanan 28/10/2022 tarihli raporda özetle; Davalının kullanmakta olduğu .... nolu tesisatındaki aboneliğin yönetmeliğin 22-3 fıkrası kapsamında serbest tüketici olarak kabul edildiğini, dosyaya abonelik sözleşmesi sunulmadığı için davalının abonelik sözleşmesini feshedip etmediği ile ilgili bir yorum yapılmayacağını, mevcut abonelik devam etmekte olabilir veya abone sözleşmeyi feshedip son kaynak tedariği kapsamında enerji almaya devam etmiş olabileceğini, aksi ispat edilmediği takdirde davalının borçtan sorumlu olacağını, dava dilekçesinde 12/2019, 01/2020, 02/2020 dönemlerine ait davaya konu 4 adet faturanın tahakkuk ettirildiğinin belirtildiğini, sayaç tarafından kaydedilen tüketimin ilgili dönem birim fiyatları üzerinden cezasız olarak faturalandırılmış olduğunu, Gaziantep İcra Müdürlüğü'nün 2021/2627 esas sayılı dosyasında borç ve faizin toplamı olan alacak bedelinin 13.481,13 TL olarak yer aldığını, davaya konu olan ödenmemiş faturalar neticesinde, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ışığında toplam alacak miktarının 14.001,20 TL olması gerektiğini Hazırlanan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır. Davanın esası hakkında karar verilmemesine ilişkin olarak yapılan tespitler; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir. Bu nedenle davanın açıldığı tarihte davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın tespiti ve tarafların haklılığının tespitini yapmak gerekmiştir. Dava konusu icra takibinin incelenmesinde davacının 06/07/2021 tarihinde takibe giriştiği, takibe yapılan itiraz üzerine 04/02/2022 tarihine mahkememizde işbu davayı ikame ettiği, icra dosyasına ise dava açıldıktan sonraki tarih olan 06/04/2022 tarihinde haricen tahsil bildiriminde bulunulduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılamanın 3 no.lu celsesinde davacı vekiline haricen tahsil bildirimine konu olan ödemeye ilişkin dekont ve belgeleri ibraz etmek üzere kesin süre verilmiştir. Davacı vekilinin ibraz etmiş olduğu belgelerden ödemenin dava açıldıktan sonraki tarih olan 30/03/2022 tarihinde yapıldığı görülmüştür. Dosyada aldırılan bilirkişi raporunda da davanın icra takibi başlatılırken davalıdan alacaklı olduğu tespit edildiğinden davacı işbu davayı dermeyan ederken haklı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalı tarafa yükletilmiştir. Dosya kapsamındaki tüm deliller, yukarıda anılan mevzuat hükümleri, aldırılan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, davalıların yapmış olduğu ödemenin dava ikame edildikten gerçekleşmiş olması nazara alındığında davanın açılmasında davacının haklı olduğunu bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda yazılı olan nedenlerle; 1-Dava konusuz kaldığından dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu madde 22 uyarınca alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 230,23 TL peşin harcın mahsubu ile fazladan alınan 50,33 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 666 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oranlama yapılmaksızın oluşan yargılama gideri ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 746,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereğince, Gaziantep Arabuluculuk Bürosu tarafından suçüstü ödeneğinden Arabulucuya ödenmesine karar verilen 1.320.00 TL'nin davacıdan ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, dava değeri miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan tarafa okunmak suretiyle tefhim edildi. 26/04/2023