İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/820 E. 2025/1188 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/820
Karar No
2025/1188
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ :

DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/07/2024 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı arasında işyeri abonelik sözleşmesi akdedildiğini, her ne kadar davalı ve davacı arasında iş yeri abonelik sözleşmesi akdedilmişse de dava TTK'nun 4. Maddesine göre ticari dava olmadığını, davalının gerçekte hiç düzenlemediği fakat daha sonra masa başında düzenlemiş olduğu tutanaklar ve bu tutanağa istinaden düzenlemiş olduğu Y faturalar ile kaçak kullanım olmamasına rağmen, sanki varmış gibi düzenlediği kaçak faturalar haksız olduğuu, alacağa İlişkin Fatura/Tutanak Bilgileri (Toplam Fatura tutarı: 15.617,41) davacı, kaçak enerji kullanmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin haklarımız ile ıslah hakkımız saklı kalması kaydıyla aşağıda yazılı faturalar nedeniyle davacıdan haksız olarak tahsil edildiği belirtilen bedellerin her bir fatura açısından talep edilen miktarlar toplamı olan şimdilik 10,00 TL'lik kısmının davalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yıllık %42 gecikme zammı/faizi veya aylık %3,5 oranda gecikme zammı faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, Menfi Tespite ilişkin Fatura/ Tutanak bilgileri (Toplam Fatura tutarı: 15.706,16) fazlaya ilişkin hakların ile ıslah haklarının saklı kalması kaydıyla aşağıda yazılı faturalarla davacı hakkında tahakkuk edilen bedellerin her bir fatura açısından talep edilen miktarlar toplamı olan şimdilik 10,00 TL'lik kısmı yönünden davacının davalıya işlemiş ve işleyecek tüm faizleriyle birlikte borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir, CEVAP VE SAVUNMA : Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davanın öncelikle husumet, derdeslik zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev ve yetki itirazlarında bulunduklarını, resen belirlenecek nedenlerle açılan davanın haksız olduğunu ve reddine karar verilmesi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER : .....tarihli Elektrik Elektronik Bilirkişisi Raporunda: Dedaş sayaçta endeks okumuş, dolayısıyla kesik olan bir sayaca mühürleme tutanağı düzenlememiştir. Dava dosyasında bulunan kesme tutanakları ile kaçak tespit tutanağına ait tarihler aynı tarih olup, kaçak tespit tarihinden önceki bir tarihe ait kesme bildirimi dosyada tespit edilememiş, dolayısıyla ile fiziki bir kesme işlemini gerçekleştirmemiştir. Dedaş ın Mühür sökerek Enerji kullandığı gerekçesiyle kaçak tüketim tahakkuku düzenlediği ve Y kodlu faturalarda abonenin EPDK Yönetmeliği Madde 43 te atıfta bulunulan Madde 42(ç) bendi ki kullanım yerlerine ilişkin belirtilen süreçleri uygulamadan sadece sistem üzerinden kesme yaparak, aboneye kaçak tespit tarihinden önceki bir tarihte kesme ihbarnamesi ve yeni mühürlerin seri numarasını belirten mühürleme tutanağı düzenlemediği ve dolayısıyla mevzuatına uygun elektriği kesmediği gerekçesiyle;Dava konusu faturada kaçak kullanım bedelinin olamayacağı; Yukarıda bahsedilen tespitler neticesinde dava konusu Y kodlu faturada DEDAŞ tarafından uygulanan ceza katsayısı uygulaması yerinde bir uygulama olmadığından dava konusu kaçak tüketim faturalarının iptal edilerek ; davalı şirket tarafından , ilgili epdk Yönetmeliği doğrultusunda endeks verilerine göre cezasız normal tüketim faturası olarak yeniden hesaplanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Kaçak kullanım Tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan 30 Mayıs 2018 tarihli EPDK yönetmeliğinin 43. Maddesindeki Kaçak Elektrik Tespit Sürecinde belirtildiği üzere Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Ayrıca, bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır.denilmektedir.Dava konusu .....nolu Kaçak faturası için belirtilen yönetmelik maddesi kapsamında; Kaçak Elektrik kullanımının doğru bulgu ve belgelere dayandırılmaması sonucunda; tarafımca davacının Kaçak elektrik kullanımını doğrulayacak bir kanaat oluşmamıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Menfi Tespit (hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) dava niteliğindedir. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6102 sayılı yasanın 5/a. maddesinde; "bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ile aynı kanunun 6325 sayılı kanunda değişiklik yapan 23. Maddesinde "(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın , dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü yer almaktadır. Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere, ticari davalarda arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğu ve başvuru sonucunda düzenlenen son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, son tutanak eklenmediği takdirde 1 haftalık kesin süre verilerek son tutanağın mahkemeye sunulmasının istenilebileceği, arabulucuya başvuru yapılmadan dava açıldığının anlaşılması halinde ise herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedileceği öngörülmüştür. Eldeki davada; davacı vekili tarafından dava açılırken arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gibi dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğuna dair bir ibareye yer verilmediği, bu durumda aralubulucuya başvuru yapılmadan davanın açıldığı anlaşılmakla 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi gereğince kesin süre verilmesine rağmen davacı tarafça kesin süre içinde arabuluculuğa başvurusuna ilişkin belge sunulmadığı anlaşılmakla davanın HMK. 114 ve 115. Maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın ara buluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı tarafından alınması gereken 615,40 TL peşin harcın başlangıçta yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu sonucu bakiye kalan 187,80‬‬ TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 3- Davacı tarafından yapılan harçların üzerinde bırakılmasına, 4- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden 2025 yılı güncel Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 31.323,57 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 6- Talep halinde artan avansın iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/820, K. 2025/1188, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-820-e-2025-1188-k-305fa46785cc