İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/63 E. 2025/678 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/63
Karar No
2025/678
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/03/2024 KARAR TARİHİ : 27/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçcesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirket nezdinde acente no: ...../poliçe no: .....İlişkin .....bitiş tarihli kasko sigortası bulunduğunu, araç sahibi .....adına kayıtlı olan .....plakalı traktörün .....tarihinde .....adlı şahsın sevk ve yönetiminde iken pamuk tarlası içerisinde olduğu ve .....plakalı traktörün yan yatmış vaziyette olup devrilmesi sonucu kaza meydana geldiğini, ekte yer alan eksper raporunda hasar ile ilgili kanaat olumsuz gösterilip müvekkile yönelik davalı şirket tarafından bir hasar ödemesi yapılmadığını, traktörün onarımının yapılmadığını, söz konusu davalı sigorta şirketine hasar tazmini için davalı sigorta şirketine email yoluyla yapılan mail başvurusundan bir dönüş alınamadığını, .....tarihinde tüketici uyuşmazlıklarına ilişkin arabulucuya başvurulduğunu, yapılan görüşmeler sırasında anlaşma sağlanamadığını, .....tarihli arabuluculuk son tutanağının sunulacağını, olay tarihinde traktörde sürücü olarak bulunan .....isimli şahsın yapılan alkol muayenesinde etanol ve metanol tespit edilemediğini, sürücünün yeterli ehliyetinin de mevcut olduğunu, bu durumun sunulacak olan soruşturma evrakları ile sabit olup bir kusuru mevcut olmadığını, söz konusu sürücünün olay yerinden ayrılmasının sebebinin ise kaza nedeniyle yaralanma meydana gelmiş olması olduğunu, sürücünün nefes sıkıntısı yaşaması sebebiyle olay yerinin kırsal alan olmasından ötürü ambulansın gelmesinin olanaksız olması sebeple olay yerindeki vatandaşlar tarafından Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesine sevkinin sağlandığını, Savcılık dosyasında hastane evraklarının mevcut olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sürücünün bir kusuru bulunmadığını, bu sebeplerle davalı şirket tarafından müvekkiline bir hasar bedeli tazminat ödemesi yapılmayacağı bildirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, söz konusu traktörü müvekkilinin mesleki amaçla edindiğinden ve kullanım amacının da traktörün tarım arazilerinin ekilmesi amacıyla mesleki faaliyeti kapsamında olduğundan her ne kadar tüketici arabuluculuğu yapılmış olsa da esas davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye hukuk mahkemeleri olduğunu Yargıtay kararlarının bu yönde olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete yaptığı başvurularda traktöre yönelik olan hasar tazminatının reddedilmesi sonucunda işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, bu yüzden kasko poliçesi çerçevesinde hasar tazminini talep ettiklerini, şimdilik 100,00 TL hasar bedeli tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile taraflarına verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, dosyanın görevli Tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini, talep edilen tazminatın zamanaşımına uğradığını, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğinin ispatlanması gerektiğini, talep edilen tazminatın zamanaşımına uğradığını, Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulen reddi gerektiğini, davacının başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğinin ispatlanması gerektiğini, davaya konu kazanın poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin rizikodan limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın kusuru bulunmadığını, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca müvekkili şirketin KDV den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, bu nedenle parça ve işçilik fiyatlarına KDV dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin taraflarınca kabulü mümkün olmamakla talebin reddi gerektiğini, teminat kapsamında olduğu kabul anlamına gelmemek üzere zarar gören araçta meydana gelen değer kaybının belirlenebilmesi için bu kriterler çerçevesinde bir hesaplaması yapılması gerektiğini, avans faizi isteminin haksız olup reddi gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER; 1-Arabuluculuk tutanağı; Dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca .....dosya numarası ile .....tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. 2-Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile sigortalanan ve kazaya karışan .....plaka sayılı araca .....-.....tarihlerini kapsayan genişletilmiş kasko poliçesi düzenlendiği anlaşılmıştır. 3-Hasar dosyası: Davacı tarafın .....tarihinde mail ile yapmış olduğu başvurusu üzerine hasar dosyasının oluşturulduğu, ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmıştır. 4-Trafik ve Tramer kayıtları: Kazaya karışan .....plaka sayılı aracın .....adına kayıtlı olduğu tramer kayıtları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden istenerek incelenmiştir. 5-Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının .....sayılı soruşturma dosyası; Dava dışı şüpheli .....hakkında Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçundan soruşturma başlatıldığı, şüphelinin üzerine atılı Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma suçunun soruşturmasının ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğu, olay sebebi ile müştekinin şikayetçi olmadığı anlaşılmakla; Şüpheli hakkında atılı suçtan açıklanan nedenlerle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. 6-Diyarbakır .....Asliye Hukuk Mahkemesinin .....Esas sayılı dosyasına aldırılan .....tarihli Makine Mühendisi bilirkişi raporu; .....plaka sayılı, kırmızı renginde hattat .....tipinde .....marka, .....model, .....şasi numaralı .....Motor numaralı traktör aracın, dosya incelemeleri neticesinde, dava konusu aracın yapmış olduğu kaza nedenli hasar oluştuğu, meydana gelen hasarın fotoğrafları ve eksper raporun incelenmesi neticesinde aracın; üst kapak contası, arka gövde keçesi, motor conta seti, yağ filtresi ve başı, kabin, dirsek, hortumlar, urucu, egzoz borusu ısı kalkanı, takoz, sağ ve sol arka çamurluk, ele dişlisi, valf, fren merkezi, emiş borusu, ayna, halka, keçe, kısa aks, oring, üst kaput, amblem, ayna kolları, burun çerçeve fitili, burun, panel kıskacı, ön panjur, yan paneller, kaput etiketi, ısı koruma sacı, kemer, braket, sol yan panel, ön çeker yağı, şanzıman yağı, motor yağı, bağlantı ve birleştirme parçalarının hasar gördüğü belirtilmiş, ancak aracın yan yatmasından dolayı şasinin, motor bloğunun, dingil ve pistonları, eksantrik kapağı ve turbo parçalarının hasardan kaynaklı zarar görel ve bu parçalar eksper tarafından yazılmadığının tespit edildiği bu tür hasarlarda parçalar sökülüp tamamen incelendikten sonra ekstra parçaların çıkma ihtimalinin yüksek olacağı, davaya konu araçta oluşan hasarın onarımı için yapılan piyasa araştırması sonucunda yedek parça ve işçilik toplam 655.806,24 TL olarak onarılabileceği kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmıştır. 7-Davacı vekilinin .....tarihli ıslah dilekçesinde ; Hasar bedelinin tazminatına ilişkin 100 TL'yi 655.706,24 TL artırılarak 655.806,24 TL'ye yükseltmiş bulunarak davayı ıslah ettikleri anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Davacıya ait .....plakalı aracın, .....başlangıç .....vadeli poliçeyle davalı şirket nezdinde Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığı ve .....tarihli rizikonun poliçe yürürlük süresi içerisinde meydana geldiği uyuşmazlık konusu değildir. Kazanın davacının iddia ettiği dava dışı kişi tarafından aracın tek taraflı olarak kazaya karıştığı olayın oluşumunda davalı nezdinde yapılan araştırma, beyanlara göre sürücü değişikliği yapılıp yapılmadığı ve davacının talep ettiği tazminat miktarı noktasında uyuşmazlığın bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili her ne kadar mahkemenin görevsiz olduğu, tüketici mahkemesinin görevli olduğundan bahisle itirazda bulunmuş ise de aracın zirai kullanıma özgülendiği, bireysel amaç ile kullanılmadığının kabulü gerektiği noktasındaki yargı içtihatları dikkate alınarak sigorta uyuşmazlığından kaynaklı işbu davanın mahkememizin görev alanına girdiği kabul edilmekle göreve ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı vekili süresinde ibraz ettiği cevap dilekçesinde her ne kadar zamanaşımı defisini ileri sürmüş ise de kazanın gerçekleştiği tarih dikkate alındığında kazanın .....tarihinde gerçekleşmiş olması ve davanın .....tarihinde ikame edilmiş olması dikkate alınarak 2 yıllık zamanaşımı süresinde davanın ikame edildiği anlaşılmakla itirazı yerinde görülmemiştir. Taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesinde davalı sigorta şirketinin sigortalı araçta meydana gelen hasarı rayiç değerine kadar teminat altına aldığı, poliçenin "Hasar tazmin Yöntemi" başlıklı kısmında, kısmi hasarlarda hasarlanan aracın onarımı mümkünse onarım yoluna gidileceği onarımı mümkün değil ise tespit edilen parçaların yenisi ile değiştirileceği düzenlenmiştir. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının "Tazminatın Hesabı" başlıklı B.3.3.1.1 maddesinde de, sigorta tazminatının hesabında sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki tazmin kıymetlerinin esas tutulacağı belirtilmek suretiyle aynı husus vurgulanmış, aynı genel şartların A.5. Maddesinde teminat dışı kalan hususlar tek tek sayılmıştır. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet veya muziplikle yaptıkları hareketler aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, TTK.’nun 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler bu şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.1.5. maddesi ve TTK.’nun 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. (HGK 10.12.1997 gün ve 1997/11-772-1043; HGK 16.12.1998 gün ve 1998/11-872-905; HGK 22.12.2010 gün ve 2010/17-655-688 sayılı ilâmları) Keza, Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.5 maddesine göre, sigortalı, sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarı ile delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı bilgi ve belgelerin gecikmeksizin sigortacıya vermekle yükümlüdür. Rizikonun varlığını kanıt yükü davacıya ait ise de, kural olarak geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sigortacı sorumlu olduğu gibi rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın da sigortacı tarafından ispat etmesi gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının savunduğu şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin de Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmekte ve bu halde sigortacı ödemekten kurtulabilmektedir. Eldeki davada davacı rizikonun varlığını ve hasarı kanıtlamış bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının gerçek sürücüyü gizleyip yerine kendisini bildirmiş olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. Yukarıda izah edildiği üzere rizikonun davacının beyan ettiği şekilde olmayıp teminat dışında kaldığını ispat yükü davalı sigorta şirketindedir. Davalı sigortacı bu savunmasını soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlamalıdır. Davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmuş ve kazaya dayalı olarak sürücü olarak belirtilen .....kaza anında aracın sürücüsü olmadığı, aslında sürücünün .....olduğu, sürücü değişikliği yapıldığı, .....ehliyetinin bulunmadığı iddiasına dayanmış, bu nedenle hasarın teminat kapsamında olmadığını ileri sürülmüştür. Davalının iddiasını ispat için herhangi bir delil ibraz etmediği anlaşılmıştır. Kaldı ki, davalı sigorta şirketinin savunması, davacı yönünden 5237 sayılı TCK.'nun 158/1-k maddesinde kapsamında olup, bu hususta suç duyurusunda bulunulduğuna ve soruşturma yürütüldüğüne dair bir iddia ve delil de dosyaya sunulmamıştır. Bu haliyle, sürücü değişikliği olduğuna ve hasarın kasko poliçesi teminat kapsamında olmadığına yönelik savunma davalı tarafından ispatlanamamıştır. Aksine dosya içerisinde bulunan Diyarbakır CBS'NİN .....soruşturma numaralı dosya incelendiğinde burada dinlenen tanık .....beyanları incelendiğinde traktörün sürücülüğünü .....yaptığını beyan ettiği, ayrıca davacı vekilinin talebi üzerine getirilen hastane evrakları incelendiğinde .....kaza ile aynı gün içerisinde hastaneye traktör kazası nedeni ile başvurduğu anlaşılmaktadır. Sonuç itibari ile de davalı tarafın sigortalı davacının oluşa aykırı bildirimde bulunduğu ve sürücü değişikliğine ilişkin iddiasını somut delillerle ispat edemediği değerlendirilmiştir. Öte yandan, kazanın meydana geliş şekli ve hasarın niteliği gözetildiğinde, meydana gelen hasarın teminat dışı olduğuna ilişkin kasko poliçesi özel şartları ile kara taşıtları kasko sigortası genel şartları A.5 maddesinde sayılan hallere rastlanmadığından davalı taraf kaskolu araçta meydana gelen hasar bedelini tazminle yükümlüdür. Mahkememizce hasar tespiti hususunda alınan ..... tarihli raporda özetle; yapılan incelemeler ve araştırmalar sonucunda hasar bedelinin 655.806,24 TL olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, davalı vekilince rapora itiraz dilekçesi ile ileri sürülen hususlar değerlendirildiğinde ise; her ne kadar belirtilen tutarın fahiş olduğu belirtilmiş ise de raporda işçilik gören parçaların ayrı ayrı belirtildiği, fiyatının piyasa şartlarına göre belirlendiği dolayısı ile de raporun hüküm kurmaya elverişli, denetime açık ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu değerlendirilmekle itirazların reddine karar verilmiş, rapor çerçevesinde ve davacı yanın talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilince kaza tarihinden itibaren reeskont faiz talep edilmiş ise de, hasar dosyası içerisine bulunan araştırma raporunda talep tarihinin .....olduğu, buna göre kasko sigortası genel şartları uyarınca sigorta şirketinin temerrüdünün başvurudan itibaren 45 gün sonra başlayacağı, buna göre hesaplama yapıldığında .....tarihine tekabül etttiği anlaşılmakla bu tarihten itibaren talep doğrultusunda yasal faize hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; 655.806,24TL'ye .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- Kabul edilen bedel üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 44.798,12 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60‬ TL ve 11.200,00TL ıslah harcından düşümü ile bakiye kalan 33.170,52 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 427,60TL peşin harcı ve 11.200,00TL harç olmak üzere toplam 12.055,2‬0-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 157,00TL, 81,00TL dosya masrafı ve bilirkişi ücreti 2.000TL olmak üzere toplam 2.238,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 102.370,94-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 2.080,00-TL arabulucu ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne kaşı verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/63, K. 2025/678, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-63-e-2025-678-k-ac5f04e5de4b