İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/98 E. 2024/826 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/98
- Karar No
- 2024/826
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR : DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 02/09/2022 KARAR TARİHİ : 11/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkil banka ile davalılar arasında ...tarihinde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu İşbirliği ile Uygulanan Kırsal Alanda Sosyal Destek Projesinden Yararlanan Kooperatif Ortaklarından Alınacak Taahütname ve Borçlanma Sözleşmesi imzalandığını, davalılardan Mehmet Akın'ın asıl borçlu, diğer davalılarında müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmede yer aldığını, davalılarla imzalanan sözleşmenin 12. Maddesinde, davalıların, krediyle ilgili 16. maddede ki geri ödeme tablosunda belirlenen kredi taksidini vadesinde geri ödemesi, kredi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde veya üç aylık bekleme süresinde ödenmemesi durumunda bütün borçlarının vade tarihi itibariyle muaccel hale geleceği ve muaccel hale gelen borçlarını 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre belirlenen faiz oranı ve diğer masrafla defaten müvekkili bankaya ödeyeceklerini kabul ve taahhüt ettiklerini, kullanılan kredilerin vadesi geçtiği halde davalıların ödeme yapmadığını, gönderilen muaaceliyet ihtarnamesine istinaden de ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla Ergani İcra Müdürlüğünün ...(Eski esas: ...) esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile davalılar aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Usulüne uygun tebligata rağmen davalılar davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, ...Bankası ...Şubesinden, banka ile Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı İle Sosyal Yardımlaşma Ve Dayanışma Teşvik Fonu İşbirliği arasında imzalanan ...tarihli protokol ile yine banka ile davalı asıl borçlu ...ile müteselsil kefiller arasında sözleşme ve ekleri ile UYAP sistemi üzerinden Ergani İcra Müdürlüğünün ...(Eski esas: ...) esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, Ergani Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı bankaya davaya konu alacak için takip yetkisi verilip verilmediği sorulmuş, bankacı bilirkişiden bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir. Dava, davacı banka ile davalı asıl borçlu ...ve müteselsil kefil ...arasında ...tarihinde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu İşbirliği ile Uygulanan Kırsal Alanda Sosyal Destek Projesinden Yararlanan Kooperatif Ortaklarından Alınacak Taahütname ve Borçlanma Sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin vadesi geldiği halde ödenmediğinden bahisle tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Ergani İcra Dairesinin ...(Eski esas: ...) esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacı-alacaklı banka tarafından ...tarihinde dava dışı ...Kooperatifi, ...ve ...ile ile davalılar ...ve ...aleyhine 8.345,48 TL asıl alacak, 830,48 TL işlemiş faiz ve 41,52 TL BSMV olmak üzere toplamda 9.217,48 TL'nın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların gönderilen ödeme emrine karşı ...tarihinde süresinde borca ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz dilekçelerinin davacı-alacaklı vekiline tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından eldeki dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk kapsamında arubuluculuğa başvuru yapıldığı, arabuluculuk sürecinin ...tarihinde başladığı ve ...tarihinde davalıların arabuluculuk toplantısına katılmaması nedeniyle görüşme yapılmadan anlaşamama şeklinde son tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Elde ki davanın ...tarihinde Ergani Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben açıldığı ve Ergani ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ...tarih ve ...E.-...K. Sayılı ilamı ile Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve davacı vekilinin süresinde gönderme talebi üzerine dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İİK.'nun 67/1.maddesine göre, itirazın iptali davaları itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılabilir. Bu süre hak düşürücü süre olup re'sen gözetilmelidir. Davaya konu icra takibinin ...tarihinde başlatıldığı, gönderilen ödeme emrine karşı davalı borçluların ...tarihinde borca itiraz ettikleri, borca itiraz dilekçelerinin davacı-alacaklı tarafa tebliğ edilmediğinden 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemeye başlamamıştır. Bu nedenle, elde ki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulü gerekir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı bankanın takibe konu edilen alacağa ilişkin alacaklı sıfatının bulunup bulunmadığı, davalı kefil yönünden davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, kredi/borçlanma sözleşmesi gereğince davacı bankanın davalılardan alacak talebinde bulunup bulunamayacağı, icra takibinde talep edilen faiz oranın yerinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacı bankanın icra takip tarihi itibarıyle davalılardan asıl alacak ve işlemiş faiz talep edip edemeyeceğine ilişkin olduğu tespit edildi. Dosya içerisinde yer alan Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu İşbirliği ile Uygulanan Kırsal Alanda Sosyal Destek Projesinden Yararlanan Kooperatif Ortaklarından Alınacak Taahütname ve Borçlanma Sözleşmesi incelendiğinde, sözleşme gereğince dava dışı ... 8.709,53 TL tahsis edildiği, davalı ...asıl borçluya tahsis edilen kredi için müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı anlaşılmaktadır. İlgili sözleşmenin başlığında kredinin ...Bankası ...Şubesinden alındığı yazılı olduğu gibi sözleşmenin 11.,12. ve 13. maddelerinde de kredi borcunun hem geri ödemesinin hem de zamanında ödenmemesi durumunda faiziyle birlikte ödemesinin ...Bankasına yapılacağı belirtilmektedir. Ergani Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Müdürlüğünce de krediye ilişkin yasal takip işlemlerinin başlatılması hakkında davacı bankaya ...tarihli yazının gönderildiği anlaşılmaktadır. BU durumda ...Bankasının alacaklı sıfatı bulunmaktadır. Davaya konu edilen borçlanma sözleşmesi ...tarihlidir. Davalı ...sorumluluğu kefalet sözleşmesine dayandırılmaktadır. Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 487. maddesi müteselsil kefaleti düzenlemiş, 492 vd. maddelerinde ise kefaletin ne zaman son bulacağını düzenlemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda ise kefaletin sona ermesine ilişkin hükümler 598 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun gereğince sona ermenin düzenlendiği TBK'nın 598 maddesine göre; "Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur. Borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmiş olursa, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalır. Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kefalet, on yıldan fazla bir süre için verilmiş olsa bile, uzatılmış veya yeni bir kefalet verilmiş olmadıkça kefil, ancak on yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi, en erken kefaletin sona ermesinden bir yıl önce yapılmak kaydıyla, kefilin kefalet sözleşmesinin şekline uygun yazılı açıklamasıyla, azamî on yıllık yeni bir dönem için uzatılabilir." Mülga Borçlar Kanunu'nda kefilin sorumluluğu için bir süre öngörülmemiş olduğu halde yeni Türk Borçlar Kanunu gerçek kişi kefilin sorumluluğunu on yıl ile sınırlı tutmuştur. Kefilin sorumlu tutulabileceği on yıllık süre, kefalet sözleşmesinin meydana geldiği andan itibaren işlemeye başlayacaktır. On yıllık sürenin işlemeye başlaması bakımından esas borcun doğduğu veya muaccel olduğu anın bir önemi yoktur. On yıllık süre bir zamanaşımı süresi olmadığı için de kesilme ve durma da söz konusu olmaz. On yıllık sürenin tamamlanmasıyla birlikte kefilin yükümlülüğü kendiliğinden (yasa gereği) ortadan kalkar. Sürenin tamamlanmasıyla birlikte kefilin sorumluluğu ortadan kalkınca artık kendisinden talepte bulunulamaz. Türk Borçlar Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunu'nun 1. Maddesinde ise, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Dolayısı ile sona ermeye ilişkin hükümlerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun uygulanması söz konusu olacaktır. Yargıtay kararlarında, 6098 sayılı TBK m. 598/3 hükmünde öngörülen, kefalet sözleşmesinden doğan alacağa ilişkin sürenin hak düşürücü süre olduğu kabul edilmektedir (Bkz. Yargıtay 11. HD'nin 21/06/2022 tarihli ve 2021/2084 E., 2022/5121 K. sayılı; Kapatılan 19. HD'nin 04/05/2016 tarihli ve 2015/8564 E., 2016/8238 K. sayılı kararları) (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. HD'nin 02/05/2023 tarihli ve 2023/1172 E.-2023/622 K. Sayılı ilamı). Somut olayda, davaya konu taahhütname ve borçlanma sözleşmesinin ...tarihli olduğunun, davalı ...sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığının, davacı banka tarafından ...tarihinde başlatılan icra takibinin hak düşürücü süreyi durdurmadığının ve davanın açıldığı tarih itibarıyle elde ki davada uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 598. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunun anlaşılmasına göre, davalı kefil ...yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. Diğer davalı ...borçlanma sözleşmesini asıl borçlu sıfatı ile imzaladığı ve tahsis edilen ...TL'yi aldığı anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 17. Maddesinde düzenlenen kredi geri ödeme tablosuna göre vade tarihlerinin 1 yıl arayla düzenlendiği ve ilk iki yıl geri ödemesiz olmak üzere ...tarihinde TL, ...tarihinde 2.903,18 TL ve ...tarihinde 2.903,17 TL ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Davalının borcu vadelerinde ödediğine ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmamaktadır. Sözleşmemin 16. maddesinde, krediyle ilgili geri ödeme tablosunda yazılı kredi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde veya üç aylık bekleme süresinde ödenmemesi durumunda bütün borçlarının vade tarihi itibariyle muaccel hale geleceği ve muaccel hale gelen borçlara 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanuna göre belirlenen faiz oranının uygulanacağı düzenlenmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davacın bankanın temerrütle birlikte faiz talep edebileceği, muacceliyet ihtarnamesinin dosyaya sunulmaması nedeniyle temerrüdün takip tarihi itibarıyle gerçekleşeceği, davalı ...takipte talep edilen 8.345,48 TL asıl alacaktan sorumlu olduğu, işlemiş faizden sorumluluğunun bulunmadığı ve davacı bankanın taleple bağlılık ilkesi gereğince asıl alacağa %28,60 oranını geçmemek kaydıyla takip tarihinden ödeme tarihine kadar avans faizi talep edebileceği mütalaa edilmiş, bilirkişi raporu mahkememizce denetime elverişli kabul edilmiş ve davanın kısmen kabulü ile icra takibinde talep edilen asıl alacak yönünden itirazın iptaline ve asıl alacağa yıllık %28,60 faiz oranını geçmemek kaydıyla avans faizi işletilmesine, işlemiş faize ve BSMV yönünden talebin reddine, asıl alacağın likit olması nedeniyle davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Dosya içerisinde bulunan arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde; davalıların arabuluculuk toplantısına katılmadığından arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonlandığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmaktadır. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun dava şartı arabuluculuk 18/A maddesinin 11. bendinde, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan tarafın, son tutanakta belirtileceği ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacağı, ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyeceğine yönelik düzenleme, ...tarihli resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin ...tarihli ve ...E.-...K. sayılı kararı ile iptal edildiğinden yargılama giderlerinin hesabında kabul ve red oranına göre değerlendirme yapılması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davalılardan ...aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜNE, a-)Davalının Ergani İcra Dairesinin (Eski esas:...) esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 8.345,48 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, işlemiş faize ve BSMV'ye ilişkin istemin REDDİNE, b-)Asıl alacağa (8.345,48 TL) yıllık %28,60 oranını geçmemek kaydıyla takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, c-)Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 1.669,09 TL icra inkar tazminatının davalı ...tahsili ile davacıya verilmesine tahsili ile davacıya verilmesine, 2-)Davalılardan ...aleyhine açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 570,07 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 142,47 TL harcın davalı ...tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 427,60 TL peşin harcın toplamı olan 855,20 TL'nın davalı ...tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından 630,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 3.130,50 TL yargılama giderinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 2.834,04 TL'lik kısmının davalı ...tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinden bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 8.345,48 TL vekalet ücretinin davalı ...tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 1.448,48 TL'lik kısmının davalı ..., bakiye kalan 151,52 TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim