İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/294 E. 2024/1365 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/294
Karar No
2024/1365
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 14/03/2024 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait ... fabrikasının faturanın kesildiği adreste bulunmakta olduğunu, müvekkili şirket uzun zamandır burayı farklı işletmelere kiraya vermekte olup kiracılar tarafından da ... fabrikası olarak kullanılmakta ve müvekkil, karşılığında kira geliri elde etmekte olduğunu, müvekkili şirket adına kayıtlı ... tesisat numaralı iş yeri aboneliğine davalı tarafın kesmiş olduğu ... dönemine ilişkin toplam 418.036,71 TL'lik faturanın olduğunu, dava konusu fatura sebebiyle... tesisat numaralı aboneliğin elektriğinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve ... dönemine ilişkin toplam 418.036,71 TL'lik faturanın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu faturalar, sayaçtan geçirilerek okutulmuş (osos/otomatik sayaç okuma sistemi) verilere istinaden yapıldığını, söz konusu faturaların ilgili olduğu tesisata ilişkin belgelerden de bu durum anlaşılacağını, nitekim dilekçesi ekinde sunmuş olduğukları tesisat endeks dökümüne bakıldığında endeks verisinin birbirini takip eder nitelikte olduğu anlaşılacağını, fatura itirazlarının öncelikli olarak tedarikçiye yapılması gerektiğinin anlaşılmakta olduğunu, ancak davacı tarafından hiçbir fatura itirazı söz konusu olmadığını, davacı tarafından müvekkil şirkete başvuru yapılabilecekken huzurdaki davanın ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmamakta olduğunu, davaya konu fatura, işbu davanın açılmasından sonra davacı tarafça ödenmiş olup dava konusuz kaldığını, davacı tarafça ... tarihinde menfi tespit istemli işbu dava ikame edildiğini, ancak dava açıldıktan sonra davaya konu edilen fatura bedeli ödenmiş olup huzurdaki dava konusuz bırakılmış olduğunu, bu nedenle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurularak yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. GEREKÇE; Davanın elektrik kullanımına dayalı tahakkuk ettirilen borçtan dolayı menfi tespit istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktasının, davacı tarafından ... nolu abonelik kapsamında elektrik kullanımı nedeniyle .... tarihleri arasında yapılan tahakkukun yerinde olup olmadığına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davalı DEPSAŞ'a yazılan müzekereye cevaben, ... tesisat numaralı aboneliğe ilişkin tesisat endeks dökümü, hesap borç dökümü, ödeme yeri listesi ve sözleşme sistem çıktısının mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu edilen uyuşmazlık konusu olan faturanın .... tarihli ... numaralı ve 418.036,71 TL tutarlı olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce davacının daha önceki yıllara ilişkin tüketim endeksleri dikate alınarak davalı tarafından düzenlenen fatura ile yapılan tahakkukun mevzuata ve usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği, yapılan tahakkukun yerinde olup olmadığı noktasında bilirkişi raporu düzenlenmesi istenilmiş olup; mahkememizce bilirkişi ...'ten aldırılan ... tarihli raporda özetle; "..Sözleşme tarihinin ..., OG bağlantı seviyesinde, kurulu gücünün 400.000 W, bağlantı günün 240.000W, tarife grubunun tarımsal sulama olduğunun anlaşıldığı, dava konusu olan ... numaralı ve 418.036,71 TL tutarlı faturaya ilişkin dosya kapsamında yapılan incelemede, faturaların endeks farkına dayalı olmadığı ve ilave tüketim faturası olarak tahakkuk edildiği ilave tüketimin herhangi somut bir belgeye dayandırılmadığı ve dava konusu faturanın yönetmeliğin 33.ve 37.maddelerine uygun olarak tahakkuk edilmediğinin tespit edildiği.." şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesi incelendiğinde; faturanın Enerji piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliğinin 33. Maddesi uyarınca faturanın endeks değerlerinin birbirini takip eden ve sayaçtan geçen endeks verisine dayandırmış olduğunun belirtildiği, davaya konu faturanın davanın açılmasından sonra davacı tarafından ödenmiş olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin ... tarihinde sunmuş olduğu ıslah dilekçesinde davanın menfi tespit ve istirdat talepleri açısından kabulünü, müvekkili şirketin davalı tarafa 418.036,71 TL borçlu olmadığının tespitini ve faturanın iptalini, 418.036,71 TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek avans faiziyle birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı vekilinin faturanın Enerji piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliğinin 33. Maddesine göre kesildiğini belirttiği, yönetmelik maddesi incelendiğinde faturalamada, dağıtım şirketi tarafından okunan birbirini takip eden iki dönem arasındaki endeks farkının çarpan faktörü ile çarpımı sonucu bulunan değerin tüketicinin elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edileceğinin belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise ... ile ... tarihlerinde endekslerin aynı olduğu, tutulan faturanın ise endeks ilerlemesine bağlı olarak tutulmadığı dolayısı ile de ilgili yönetmeliğin 33. Maddesine uygun tahakkukun olmadığı belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda düzenlenen faturanın ilave tüketim faturası olarak tahakkuk edildiği, ilave tahakkuk faturasının ise ilgili yönetmeliğin 37. Maddesinde tanımlandığı ve madde uyarınca sayacın doğru tüketim kaydetmemesi halinde düzenlendiği, böyle bir durumun varlığında sayacın neden eksik veya fazla tüketim kaydettiğinin, hiç tüketim kaydetmediğinin teknik olarak tespit edilmesi ve akabinde tüketime ilişkin hesaplama yapılması sureti ile yapılacağının belirlendiği anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin cevap dilekçesi incelendiğinde; ek tahakkuka ilişkin bir delil ibraz etmediği gibi bu hususa ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili alınan bilirkişi raporuna itirazında bu hususu ileri sürmüş, davacı vekilinin sunmuş olduğu beyan dilekçesinde bu hususa ilişkin muvafakat verilmemiştir. Mahkememizce bu yönlü ek rapor talebi savunmanın genişletilmesi kapsamında değerlendirilerek ek rapor talebi reddedilmiştir. Dolayısı ile de Enerji piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliğinin 33. Maddesi uyarınca usulüne uygun tutulmayan faturanın iptaline ve davalı vekilinin cevap dilekçesinde beyan ettiği üzere ödenmiş olduğu anlaşılmakla fatura bedelinin talep doğrultusunda ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. 6102 sayılı TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılacağı belirtilmekle tarafların tüzel kişi tacir olması nedeni ile temrrüt faizi olarak avans faize hükmedilmiştir. HÜKÜM: 1-DAVANIN KABULÜ İLE; davacının ... tesisat numaralı aboneliğe ilişkin ... fatura tarihli ve ... numaralı numaralı fatura ile kesilen 418.036,71 TL değerindeki fatura nedeni ile davacının davalı DEPSAŞ'a borçlu olmadığının tespiti ile 418.036,71-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; alacağa ıslah tarihi ... tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, 2- Kabul edilen bedel üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 28.556,09 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 7.139,03 TL harcın düşümü ile eksik kalan 21.417,06 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA, 3-Davacı tarafından yatırılan 7.139,03 TL peşin harcı ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.566,63-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacı tarafından yapılan dosya masrafı 12,00TL, tebligat ve posta gideri 616,50TL ve bilirkişi ücreti 2.200TL olmak üzere toplam 2.828,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 66.705,51-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davalı DEPSAŞ'tan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/294, K. 2024/1365, T. 27.12.2024, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-294-e-2024-1365-k-9210f184928a