İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1403 E. 2025/463 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1403
- Karar No
- 2025/463
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Şirket Pay Tescili (Pay Devri Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 25/11/2024 KARAR TARİHİ : 21/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....Elektrik Temizlik Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, vefat eden .....adına kayıtlı iken .....vefat etmesi sebebi ile şirket, murisinin resmiyette eşi görünen .....ile murisin tüm çocukları adına geçtiğini, mirasçılıktan ötürü .....geçen yüzde yirmi beş hissenin yaklaşık yarısı yani şirketin yüzde on hissesine tekamül eden hisse gayri resmi de olsa müvekkiline ait olduğunu, müvekkil .....murisin gayri resmi olan ve birlikte yaşadığı eşi olduğunu, hatta muris, kurulan şirkette müvekkilinin ismini kullandığını ve müvekkiline bu şirkette müvekkilin de hakkı olduğunu her seferinde dile getirdiğini, müvekkilinin oğlu .....davaya konu şirkette yüzde on beş pay sahibi olduğunu, bununla Alakalı Diyarbakır Ticaret Mahkemesinde ....E sayılı dosyası üzerinden dava açıldığını, müvekkilinin payı ise yüzde on oluğundan müvekkil ve çocuğun toplam yüzde yirmi beş olmak üzere şirkette pay sahibi olduğunu, davalı .....haksız ve kötü niyetli olarak gidin dava açın diyerek müvekkil ve murisin oğlu .....haksız yere mağdur ettiğini, müvekkili tarafından sürecin uzamaması nedeniyle yüzde %10 hisse bedeli olarak (.....'ın hissesinin %40 'na denk gelen) 300.000,00 TL'nin .....gönderildiği, müvekkili tarafından şimdilik bilinen şirket adına malvarlığı değerinin; Diyarbakır ili Kayapınar ilçesi Mezopotamya mahallesinde bulunan .....ada 1 parsel numaralı taşınmaz ile üzerinde bulunan düğün salonu ve depo, İşbu taşınmaz üzerinde bulunan düğün salonu ile depo kiraya verilmiş olup her ay kira geliri elde edildiğini, halihazırda müvekkilinin yasal olarak hak sahibi olmasına rağmen işbu gelirden faydalanmak istese bile faydalanamadığını arz ve izah olunan nedenlerle, haklı davanın kabulüne .....adına miras yolu ile geçen yüzde yirmi beş hisse payının yüzde kırkının iptali ile müvekkil adına kayıt ve tesciline, bu mümkün değil ise hisseye tekamül eden paydan şimdilik 1.000,00 TL'sinin en yüksek faizi ile tahsiline ayrıca şirket kar payından müvekkil hissesine tekamül edecek şimdilik 1.000,00 TL'sinin faizi ile tahsili ile yargılama harç ve masraflar ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini ve tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı hiçbir şekilde .....şirketi üzerinde hak sahibi olmamakla birlikte Miras bırakan ile gayri resmi ilişkisini mahkeme huzurunda evlilik gibi lanse ettiğini, bu hususta davacının miras bırakanın evliliğinden haberdar olduğu açık olduğunu ve bunu bilerek hareket ettiği de ortada olduğu, ayrıca davacı, davalı müvekkil .....300.000 TL ödeyerek şirket hisselerinden pay satın aldığını iddia ettiğini, Limited Şirketlerde pay devri ve satın alımı hususu kanunda açıkça belirtilmiş olup yazılı sözleşmeye ve genel kurul onayına bağlandığını, davacı ile aralarında hiçbir sözleşme olmadığı gibi bu hususta belirtilen iddia tamamen asılsız olduğunu, davacı ile davalı arasında yazılı sözleşme olmadığından pay devrinin şekil şartı gerçekleşmediğini, pay devri ile ilgili olarak genel kurulun onayı gerektiğini, yani noter onaylı sözleşmenin genel kurul tarafından onaylanması ile Ticaret siciline gerekli başvuru yapılması gerektiğini, ilgili devrin zorunlu olmamakla birlikte şirket pay defterine kaydedilmesi gerektiğini, bu hususların hiçbiri gerçekleşmediğini, davacının bahsettiği 300.000 TL ödeme hususuna ilişkin o dönemde miras bırakanın vefatından önce davacıya pahalı hediyeler alması ve yüklü borçlanmasına karşın müvekkili tarafından bu bedellerin iadesi talebi olduğunu, ayrıca o dönem şirketin yüklü miktarda çıkan vergi ve maliye borçları da müvekkil davalı tarafından ödendiğini bir nevi davacıdan alınan borç ile şirketin bu hususta sıkıntısı giderildiğini arz ve izah olunan nedenlerle, her türlü dava açma ve tazminat hakları saklı kalmak üzere haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine haksız ve hukuka aykırı açılan davada ile yargılama harç ve masraflar ile ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, akdedildiği iddia olunan limited şirket pay devri sözleşmesi ve davacının dava dışı mütevefanın imam nikahlı eşi olduğu iddiasına dayalı bu muristen davalı .....resmi nikahlı eş olması nedeniyle intikal eden davalı şirket payından davacı imam nikahlı eşin miras payının bulunduğu gerekçeleriyle davalı asil adına tescilli şirket payının %40'na denk gelen %10 şirket payının iptali ile davacı adına tescili, bu olmadığı takdirde terditli olarak ilgili hisseye denk gelen nakdi bedelin tahsili ve ilgili hisseye denk gelen kar payının tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu talep dayanağının iki ayrı hukuki sebebe dayandığı gözetilerek öncelikle davacının muris .....imam nikahlı olarak beraber yaşadığı eşi olması iddiasına dayalı ilgili muristen yasal mirasçılarına intikal eden davalı şirket hisselerine yönelik davacının yasal mirasçı sıfatı ile hak talebinde bulunup bulunamayacağı değerlendirilmelidir. Bu kapsamda yasal mirasçıların belirlendiği 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 495 vd. Maddelerine göre sağ kalan eş olarak yasal mirasçı sıfatının yalnızca resmi nikahlı eş yönünden bulunduğu sabittir. Yine aynı kanunun 599. maddesi irdelendiğinde;"Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın ayni haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar." hükmü gereğince davalı .....muris .....vefatı ile sağ kalan eş sıfatıyla davalı ...... Pet. Elek. Tem. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %25 hissesinin intikal ettiği hususu ve ilgili yasal düzenlemeler dikkate alındığında, davacının imam nikahlı eş olarak yasal mirasçı sıfatının bulunmadığı ve bu iddiaya dayalı şirket pay tesciline yönelik talep ile terditli olarak talep edilen şirket hisse bedeli tahsili talebinde bulunamayacağı, aynı zamanda davacının şirket payının bulunmaması nedeniyle şirket kar payı tahsiline ilişkin aktif husumet yokluğu nedeniyle talepte bulunamayacağı sabittir. Davacının davalı .....davalı şirketteki payının belirli kısmının davacıya devri hususunda anlaşma yapıldığı ve bu sözleşmeye göre davalı asile 300.000,00 TL bedelin banka havalesiyle gönderildiği bu nedenle de talep sonuçlarına göre şirket hissesinin davacı adına tescili terditli olarak bedeli ve kar payının talep edildiği hususunun da ayrı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre davacı tarafından gerçekleştiği iddia olunan pay devrinin sözlü olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu yürürlüğe girdikten sonra yapıldığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK da limited şirket pay devri, Esas sermaye payının geçişi hâlleri/ Devir başlıklı 595.maddesinde; "(1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. (3) Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir. (4) Şirket sözleşmesiyle sermaye payının devri yasaklanabilir. (5) Şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklı kalır. (6) Şirket sözleşmesinde ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri öngörüldüğü takdirde, devralanın ödeme gücü şüpheli görüldüğü için ondan istenen teminat verilmemişse, genel kurul şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa bile, onayı reddedebilir. (7) Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır." düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, pay devri sözleşmesinin yazılı şekilde ve noterlikçe onaylanma şeklinde gerçekleştiğine yönelik bir delil sunulmadığı, ilgili sözleşmenin dosya kapsamından sözlü olarak yapıldığının aksine bir delil mevcut olmadığı, buna göre yasanın aradığı yazılılık ve imzaların noterce onanması koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda limited şirket hisse devrinin noterde yapılması ve pay defterine kayıt ile hüküm ifade edeceği tartışmasızdır. Davacı ile davalı ortak .....arasında pay devri sözleşmesinin yazılı olarak noterde gerçekleşmediği ve genel kurul onayına sunulmadığı hususu gözetilerek her ne kadar delil olarak sunulan banka dekontlarıyla davacının davalıya hisse bedeli olarak 300.000,00 ödemenin gerçekleştiği iddia olunsa da taraflar arasında gerekli şartları içeren geçerli bir pay devri sözleşmesinin bulunmadığı hususu Mahkememizce kabul edilmiş ve davacının pay devri sözleşmesi gerçekleştiği sebebine dayalı olarak iş bu davada talep etmiş olduğu şirket pay tesciline yönelik talebi ile terditli olarak talep edilen şirket hisse bedeli tahsili talebinin reddine, şirket kar payı tahsiline ilişkin talebin davacının davalı şirkette payının bulunmaması nedeniyle aktif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, davacı tarafından davalı .....yapılan ödemelerin iadesine yönelik bir talep sonucu bulunmadığı gözetilerek bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır. HÜKÜM: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere; DAVANIN REDDİ İLE; 1-a) Davacının şirket hissesinin iptali ve kendi adına kayıt ve tescili talebinin REDDİNE, b) Davacının terditli olarak ikame ettiği şirket hisse bedelinin tahsili talebinin REDDİNE, c)Davacının kar payı talebinin aktif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2- Şirket pay tescil ve pay bedeli tahsili talebine ilişkin dava nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL şirket kar payı tahsili talebine ilişkin dava nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL olmak üzere toplamda 1.230,80 TL harcın başlangıçta yatırılan peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 3.189,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı .....Pet. Elek. Tem. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. kendisini vekille temsil ettirdiğinden şirket pay tescil ve pay bedeli tahsili talebine ilişkin dava nedeniyle A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 48.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .....Pet. Elek. Tem. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, 5-Davalı .....Pet. Elek. Tem. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. kendisini vekille temsil ettirdiğinden şirket kar payı tahsili talebine ilişkin dava nedeniyle A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .....Pet. Elek. Tem. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim