İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1345 E. 2025/516 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1345
- Karar No
- 2025/516
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2024 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketin sigortalı .....plakalı ( .....Nolu Poliçe ) aracın .....tarihinde müvekkiline ait .....plakalı araca çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazası nedeniyle araçta hasar kaybına bağlı Değer Kaybı ve Aracın yetkili servis dışında onarılması nedeniyle orijinal parça yerine muadil parça kullanılmasından dolayı müvekkilinin zararının oluştuğunu, davalı sigorta şirketine .....tarihinde mail yoluyla başvuru yapıldığını, yapılan başvuru sonucunda 55.000.00 TL ödeme yapılmış olup bu ödeme müvekkilinin zararını karşılamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.00 TL ile aracın yetkili servis dışında onarılması nedeniyle orijinal parça yerine muadil parça kullanılmasından dolayı Orijinal Parça ile Muadil Parça bedelleri arasındaki fark bedeline ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.00 TL Hasar Tazminatı olmak üzere toplam 20.00 TL Maddi Tazminat ve davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü kaza tarihinden ( .....) aksi taktirde sigorta şirketinin temerrüde düştüğü .....tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt ya da Avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının değer kaybı talebi ile davadan önce yaptığı başvuru üzerine şirketimiz nezdinde .....numaralı hasar dosyası açılmıştır. Müvekkil şirket tarafından ekspertiz incelemesi yapılmıştır. Yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde değer kaybı bedeli kusurumuz uyarınca 55.000-TL tespit edilmiş tespit edilmiş ve işbu tutar davacı tarafa .....tarihlerinde davacıya ödendiğini, müvekkili şirket tarafından davacının zararı karşılandığı ve ödeme yapıldığı halde aleyhlerine dava açıldığını, işbu davanın reddi gerektiğini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER; 1-Arabuluculuk tutanağı; dava açmadan önce Batman Arabuluculuk Bürosunca .....dosya numarası ile .....tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır. 2-Kaza tespit tutanağı; .....tarihinde tanzim edilen kaza tespit tutanağında sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı aracı ile .....sk üzerinde Mezopotamya Bulvarı istikametinden gelip Ihlamur Konaklarına dönüş yaptığı esnada aracının arka tampon kısımlarına yine aynı istikamette arsanda seyreden sürücü ....plakalı otomobilinin ön kısmıyla çarpması sonucu çift taraflı maddi ve yaralanmalı trafik katası meydana gelmiş olduğunun belirtildiği, tutanağın iki polis memuru tarafından imza altına alındığı anlaşılmıştır. 3-Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile sigortalanan .....plakalı aracın .....-.....tarihlerini kapsayan ZMMS poliçesi düzenlendiği ve teminat limitinin araç başına maddi 120.000TL olduğu anlaşılmaktadır. 4-Trafik ve Tramer kayıtları: Kazaya karışan .....plaka sayılı aracın .....ait olduğu, .....plakalı aracın .....adına kayıtlı olduğu tramer kayıtları Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden istenerek incelenmiştir. 5-Mahkememizce Makine Mühendisi bilirkişisinden aldırılan .....tarihli bilirkişi raporlar: Dava dosyası üzerinden yaptığım inceleme ve değerlendirmelere göre; .....plakalı, .....model, .....Km'de, .....marka, .....ticari adlı otomobilin, yukarıdaki açıklamalarım kapsamında; Kaza tar yarı ile, eksper raporunda hasar onarımına davaya konu kaza ile uyumlu olduğu, davalı .....Sigorta Anonim Şirketi tarafından ödenen miktar mahsup edilerek belirlenen 33.476,96 TL tutarındaki değer kaybı zararının davacı tarafa ödenmesi gerektiğini, araçtaki hasarın giderilmesine yönelik olarak kullanılan yedek parçalara ilişkin orijinal yedek parça ile eşdeğer yedek parça arasında fiyat farkının 10.371,84 TL (KDV Dahil) olduğuna kanaatine varıldığının belirlendiği anlaşılmıştır. 6-Davacı vekilinin .....tarihli ıslah dilekçesi: Meydana gelen değer kaybı tazminatına ilişkin olarak 33.476,96 TL ve orijinal parça yerine muadil parça kullanılması nedeniyle parça farkına ilişkin 10.371,84 TL olmak üzere toplam 43.848,80 TL maddi tazminat ve davalı sigorta şirketinin temerrüte düştüğü kaza tarihinden ( .....) aksi taktirde sigorta şirketinin temerrüde düştüğü .....tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiz' in ya da avans faizinin davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. Dava; Davacı aracında meydana gelen hasar nedeni tazminat davasıdır. Uyuşmazlık konusunun .....tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının aracında hasar meydana gelip gelmediği gelmiş ise bu kaza nedeni ile aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı, araç tamirinde orijinal parça kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmamış ise daha önceki kullanılan parça ile arasındaki fark bedelinin tespiti ve bu bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarının tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Trafik sigortası motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğu işletenin sorumluluğu oranında olup yine bu sorumluluğun sınırı KTK’nun 92 nci maddesinde belirlenmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Trafik kazası neticesinde oluşan zarar "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.Yargitay 17.HD'nin .....E- .....K sayılı .....tarihli kararında vurgulandığı gibi;Davacının gerçek zararının belirlenmesi için davacıya ait kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, daha önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğinin yitirilip yitirilmediği, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, öncelikle aracın kaza tarihi itibariyle rayiç değeri ve onarım bedeli belirlenerek, belirlenen hasar bedeline göre aracın onarımının ekonomik olup olmayacağının tespiti için aracın kaza tarihindeki hasarsız ikinci el piyasa değeri ile hasarlı haldeki değerinin karşılaştırılması, onarımı ekonomik değilse; aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç bedelinden sovtaj değerinin mahsubu ile gerçek zarar miktarının hesaplanması, aracın pert-total kabul edilmesi halinde değer kaybı zararının olmayacağının da gözönüne alınması, onarımının ekonomik olacağının kabulü halinde değer kaybı zararının aracın kaza tarihindeki ikinci el değeri ile onarımından sonraki ikinci el değeri arasındaki fark kadar olması nedeniyle değer kaybının bu şekilde tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; .....tarihinde davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsü sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı otomobil ile seyir halinde iken önünde seyir halinde olan .....yönetimindeki .....plakalı aracın arka kısmından çarpması neticesinde trafik kazası meydana gelmiş olduğu, tarafların kazanın oluş şekline ilişkin bir itirazda bulunmadığı, olay oluşuna göre de; .....2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun Madde 52/1-a kuralı ile 56/1-c kuralını ihlal ederek, 84/d Maddesinde yer alan asli kusurlardan (Arkadan çarpma) kurallarını ihlal ettiği; yüzde yüz (%100) kusurlu olduğu davacının ise kazanın oluşumunda kural ihlalinin olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere gerçek zararın bulunması için nisbi hesap yöntemine hesap yapılması gerekmekte olup mahkememizce bu yönteme uygun olarak alınan rapora göre davaya konu araçta aracın hasarsız hali ve aracın hasarı onarıldıktan sonraki hali dikkate alınarak yapılan piyasa araştırması sonucunda 88.476,96 TL değer kaybının oluşacağı kanaatine varıldığının belirtildiği, araç onarımında 3 parçanın eş değerinin kullanıldığı, orijinal parça kullanılması halinde eş değer parça ile arasındaki fiyat farkının 10.371,84TL olacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Raporun kaza tarihindeki rayiç bedel üzerinden hesaplama yapılarak gerçek zarar hesabı yapıldığı dolayısı ile de içtihatlara uygun ve denetime elverişli .....tarihli rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davalı .....sigortanın .....plakalı aracın kaza tarihi itibari ile ZMMS sigortacısı olduğu, aracın kaza tarihindeki teminat limitlerinin 200.000TL ile sınırlı olduğu, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında zararı üstlendiği, sigortalısının ise kazada tam kusurlu olduğunun anlaşıldığı; değer kaybına ilişkin olarak 55.000TL ödemenin yapıldığı anlaşılmaktadır. KTK md.111 gereğince davacının ödemenin yetersizliği nedeni ile süresinde davasını ikame ettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre hesaplanan miktar ile yapılan ödeme arasında fahiş farkın olduğu anlaşılmakla davacının bakiye değer kaybı alacağını talep edebileceği kanaat edilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2.1 maddesinde; "Hasar halinde, hasar gören orijinal parça, onarımı mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilir. Ancak, hak sahibinin onayının alınması veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkân olmaması halinde hasar gören parça, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilir. Bu fıkra kapsamında hak sahibinden onay alındığını veya hasar gören parçanın orijinal parça ile değiştirilmesine imkan olmadığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu fıkranın uygulanması sonucu araçta bir kıymet artışı meydana gelse dahi bu fark tazminat miktarından indirilemez. " şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan düzenleme gereğince hasar onarım aşamasında öncelikle hasar gören parçanın onarımı gerektiği, hasar gören parçanın onarımının mümkün olmaması halinde çıkma veya eşdeğer parça kullanılması için hak sahibinin muvafakati veya orijinal parça ile değiştirilme olanağının bulunmaması gerekir. Davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım aşamasında eş değer parça ile değişimi yapılan yedek parçalara ilişkin orijinal parça ile değiştirilmesine olanak bulunmadığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gibi eş değer parça kullanılmasına yönelik davacı tarafça verilen bir muvafakate rastlanmadığından davacının orijinal parça yerine eş değer parça kullanılması nedeniyle oluşan fiyat farkını talep edebileceği anlaşılmakla hükme esas alınan rapordaki 10.371,84TL parça farkına ilişkin talep yönünden davanın kabulü gerekmiştir. Faiz başlangıç tarihi açısından ise; Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Temerrütle birlikte davalı sigorta şirketinin zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Kaza sonrası davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığına dair başvurusuna dair evrakların dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmakla kısmi ödeme tarihi itibari ile faize hükmedilmiştir. Faiz türü bakımından ise; davalıya ait aracın hususi kullanıma özgülenmiş olduğu tarafların kabulünde olmakla yasal faize hükmedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; davacının değer kaybı tazminatına ilişkin olarak 33.476,96 TL ve orijinal parça yerine muadil parça kullanılması nedeniyle parça farkına ilişkin 10.371,84 TL olmak üzere toplam 43.848,80 TL'ye .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- Kabul edilen bedel üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 2.995,31 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL ve 760,00TL ıslah harcın düşümü ile eksik kalan 1.807,71 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcı ve 760,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.615,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 112,50TL ve bilirkişi ücreti 3.500TL olmak üzere toplam 3.612,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalının karşıladığı yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7- 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00-TL arabulucu ücretinin davalı sigorta şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Davacı tarafça yargılama esnasında depo edilen gider avansından bakiye kalan tutarın kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin m. 47(1) hükümleri uyarınca ilgisine İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim