İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1319 E. 2025/768 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1319
Karar No
2025/768
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/11/2024 KARAR TARİHİ : 23/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketlerde çalışan dava dışı işçi .....Davalı kurum bünyesinde ihale yolu ile davalılar bünyesinde .....-.....tarihleri arasında çalışmış olup yüklenici firma tarafından iş akdi sona erdirildiğini, Dava dışı işçi .....iş akdi son alt işveren tarafından sonlandırıldığını, davacı kurum tarafından .....tarihinde 39.262,47 TL kıdem tazminatı ve 300,28 TL damga vergisi olmak üzere toplam brüt 39.562,75 TL ödendiğini, müvekkili kurumca yapılan kıdem tazminatı ödemesinden davalıların herbirinin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süreyle sınırlı olacak şekilde sorumluluğu söz konusu olduğunu, dava dışı .....td.şti firmaları kendi payına düşen 18.262,02 TL kıdem tazminatı ödediğini olduklarından bu şirketlerin sorumlu olduğu döneme ilişkin talepte bulunulmadığı ve dava değeri olan 21.300,73 TL'nin davalılardan dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süreyle sınırlı olacak şekilde tahsilini istemiştir. Davalı .....vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı işçinin farklı işverenler nezdindeki tüm çalışması davacı kamu kurumunda geçmiş olduğunu, feshe konu tasfiyenin sorumluluğu da asıl işverenin kamu kurumu olan davacının olduğunu, ihbar tazminatı ile ücret, izin, fazla mesai ve genel tatil alacakları yönünden yüklenici şirketin hiçbir sorumluluğu kalmadığını, tüm tazminat ve ücret alacaklarından ilgili kamu kurum ve kuruluşu tek başına sorumlu olduğunu, nitekim yapılan yasal değişiklik ile kıdem tazminatının ihale maliyetinin içinde olmadığı, yasa koyucu tarafından kabul edildiğini yasanın gerekçesi de bunu açıkça izah ettiğini, bu düzenleme ile işçilere ait tüm tazminat sorumluluğu kamu kurumlarına yüklendiğini, eğer bu konuda alt işverene bir sorumluluk atfedilmiş olsaydı bu açıkça belirtileceğini, yasanın ne lafzında ne de gerekçesinde kurumun ödediği tazminatın rücu edilebileceğine dair bir düzenleme olmadığın, bu sebeple davanı reddini talep etmiştir. Davalı .....ve ...... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu talepler zamanaşımına uğradığından haksız davanın reddi gerektiğini, gerekirse dava dışı işçi davacı nezdinde çalıştığını, emir ve talimatını davacıdan aldığını, dolayısıyla davacı ile müvekkil şirketler arasında bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğunu, iş bu hususun düzenlenmesi ile sabit olduğunu ve bu konuda bir uyuşmazlığı bulunmadığını, kanunu anlaşılacağı üzere iş ilişkisinin tespiti bakımından ücret ve bağımlı bir şekilde iş gören ediminin ifa edilmesi ayırt edici unsurlardan olduğunu somut olaya da dava dışı işçi davacının emir ve talimatları doğrultusunda müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşmeye konu hizmeti ifa edildiğini, dava dışı işçinin çalıştığı görevli olduğu bir başka deyişle iş görme ediminin ifa ettiği yer de davacıya ait olduğunu, nitekim dava dışı işçi .....yerine getirmiş olduğu işin gereği davacının yetkililerin emir ve talimatları doğrultusunda çalıştığı açık olduğunu bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, dava dışı işçi .....hizmet döküm cetveli celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, hesap uzmanı bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı üst işveren ile davalı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında .....-.....tarihleri arasında dava dışı .....iş akdinin .....tarihinde sonlandırıldığı, dava dışı işçinin son alt işvereninin dava dışı .....Tic. Ltd. Şti. olduğu, davacı üst işveren tarafından dava dışı işçinin iş akdinin sona erdirilmiş olması nedeniyle .....tarihinde kıdem tazminatı olarak 39.262,47 TL ile 300,28 TL damga vergisi ödendiği, dava dışı ...... Ltd. Şti. Tarafından 18.262,02 TL rücu ödemesinin davacıya dava tarihinden önce yapıldığı, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı üst işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ve damga vergisinden tüm davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarlardan sorumlu olup olmadığı, buna göre davacının yaptığı ödemelerin rücuen tahsilini talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir. Davacı üst işveren tarafından dava dışı işçi .....ödenen kıdem tazminatı ve damga vergisi yönünden yapılan değerlendirmede; Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkin olup uyuşmazlık bu davalarda uygulanan ve Yargıtay (Kapatılan) .....Hukuk Dairesi ve Yargıtay .....Hukuk Dairesince benimsenen genel ilkelere göre çözümlenmelidir. Buna göre; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Taraflar arasındaki sözleşmede aksi düzenlenmemiş ise, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler ise kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. Aynı şekilde ihbar tazminatından da son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/03/2020 tarihli ve 2019/378 E., 2020/1629 K. sayılı kararı ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 22/09/2021 tarihli ve 2021/687 E., 2021/301 K. sayılı kararları da bu yöndedir). Yargıtay .....HD'nin .....tarihli ve .....E., .....K. Sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin güncel kararında da; "Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Yukarıdaki gerekçelerle; hizmet alım sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması hâlinde, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödediği işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin (alt işveren) sorumluluğun mevcut olduğuna" karar verilmiştir. (Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesinin .....tarihli ve .....E......K.). Somut olayda, dava dışı işçinin ....tarihleri arasında hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştığı anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde yer alan Tip Sözleşmelerin 8. maddesinde ihale dökümananın sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı, sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde ihale dokümanında yer alan hükümlerin esas alınacağı, aynı Tip Sözleşmenin 8.2 maddesinde ise, ihale dökümanları arasında öncelik sıralamasının belirtildiği, buna göre öncelikli sırasıyla birinci sırada Hizmet İşleri Genel Şartnamesine, ikinci sırada İdari Şartnameye ve üçüncü sırada tip sözleşmeye yer verildiği, Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 38. göre, yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden doğrudan doğruya yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmelerde de işçi hak ve alacakları nedeniyle açıkça yüklenicinin (alt işveren davalıların) sorumlu olacağı belirtilmiştir. Bu halde, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ile bu ödemeden doğan damga vergisinden dava dışı işçiyi çalıştıran alt işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarlardan sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Nitekim benzer uyuşmazlıkta verilen Yargıtay .....Hukuk Dairesinin .....tarihli ve .....E......K. sayılı ilamında da aynı hususlar vurgulanmıştır. Yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca somut olay incelendiğinde; Elde ki davada, davalılar alt işverenler davacı üst işveren tarafından .....tarihinde dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ve TİS farkından kaynaklı tazminat ile ve damga vergisinden işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarlardan sorumludur. Bu yönde dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davalı .....Ve Ticaret Limited Şirketi'nin işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktar 6.618,87, davalı .....Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'nin işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktar 902,58 TL, davalı .....Ltd. Şti.'nin işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktar 13.779,28 TL olarak hesaplanmıştır. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplama mahkememizce denetime elverişli kabul edilmiş ve davacı üst işveren tarafından ödenen kıdem tazminatı ile damga vergisinden davalıların işçiyi çalıştırdıkları ödeneme isabet eden ve bu yönde bilirkişi raporu ile hesaplanan miktarlar üzerinden talebin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Faizin türü ve faiz başlangıç tarihlerine ilişkin yapılan değerlendirmede; Taraflar tacir olup, davacı taraf kural olarak ticari işlerde uygulanan avans faizi talep edebilir. Her ne kadar davacı tarafından tüm alacaklar yönünden ödeme tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Somut olayda, kıdem tazminatından kaynaklı tazminat ile damga vergisi yönünden, dava tarihinden önce davalıların temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından kabul edilen alacak miktarlarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. G.D:Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere; HÜKÜM:, 1-DAVANIN KABULÜNE; a-6.618,87 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan .....Ticaret Limited Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, b-13.779,28 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan .....Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, c-902,58 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan .....Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.335,34 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 956,62 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 2.378,72‬ TL harcın; 739,06 TL'lik kısmının davalılardan .....Ve Ticaret Limited Şirketi'nden 101,11‬ TL'lik kısmının davalılardan .....Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'den, 1.538,55 TL'lik kısmının davalılardan ...... Şti.'den, müştereken ve müteselsilen, tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 956,62 TL peşin harcın toplamı olan 1.384,22 TL'nin; 430,07 TL'lik kısmının davalılardan .....Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden, 58,84‬ TL'lik kısmının davalılardan .....Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'den, 895,31 TL'lik kısmının davalılardan .....Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından 790,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 3.400,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 4.190,00 TL yargılama giderinin; 1.301,83 TL'lik kısmının davalılardan .....Ve Ticaret Limited Şirketi'nden, 178,08‬ TL'lik kısmının davalılardan .....Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'den, 2.710,09 TL'lik kısmının davalılardan .....Şti.'den, tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan; 8.260,31 TL vekalet ücretinin davalılardan .....Ve Ticaret Limited Şirketi'nden, 914,43 TL'nın vekalet ücretinin davalılardan .....Özel Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'den, 13.960,22 TL'nın vekalet ücretinin davalılardan .....Hizmetleri Ltd. Şti.'den, tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.000,00 TL arabuluculuk ücretinin; 1.242,8‬ TL'lik kısmının davalılardan .....Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden, 170‬,00 TL'lik kısmının davalılardan .....Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş.'den, 2.587,2‬ TL'lik kısmının davalılardan .....Ltd. Şti.'den, tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine, Dair, davacı vekili ve ...... .....vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafların yokluklarında, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1319, K. 2025/768, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1319-e-2025-768-k-d02fbf83ea59