İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1147 E. 2024/862 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1147
Karar No
2024/862
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/10/2023 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, davalı şirket tarafından müvekkili şirketin ... tesisat nolu tarımsal sulama aboneliği üzerinden ...ilk okuma, ...son okuma tarihli ...seri numaralı ve 558.292,28 TL bedelli fatura ile borç tahakkuk ettirildiğini ve tahsili için Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin müvekkilinin itirazı üzerine durdurulduğunu, ancak devam eden süreçte müvekkile ait tarımsal destekleme prim hesaplarına bloke konularak bloke edilen miktarın iddia edilen borca mahsup edildiğini, davalı şirket tarafından sayaç üzerinde yeterli inceleme yapılmadan ve kaçak elektrik tüketimi tespit edilmeden keyfi şekilde fatura tahakkuku yapılarak müvekkilinin icra tehdidi altında bırakıldığını, Müvekkilinin 2022 yılı ÇKS kayıtlarına bakıldığı zaman 2022 sezonunda bu derece elektrik enerjisi tüketiminin mümkün olmadığını, zira müvekkilinin tarımsal faaliyet gösterdiği arsada elektrik enerjisinin yanı sıra farklı sulama teknikleri de kullandığını, müvekkilinin kullandığı taşınmazın nehir kenarında bulunduğunu ve müvekkil tarafından pancar denilen sulama tekniği ile sulandığını, müvekkilinin, çoğu zaman kendisine ait arazide bulunan sulama motoru ile nehirden temin ettiği su ile sulama yaptığını, elektrik enerjisini çok az miktarda kullandığını, sayacın bağlı bulunduğu müvekkile ait iş yerine ve ekip biçtiği arazilere düzenli olarak davalı şirket yetkililerinin gelerek kontrollerini yapmakta olduğunu, periyodik olarak yapılan kontrollerde herhangi bir kaçak elektrik enerjisi tüketimine rastlanılmadığını, müvekkile ait arazide elektrik cihazları sınırlı olup yüksek miktarda elektrik enerjisi tüketimi yapılan bir yer olmadığını, müvekkilinin şu ana kadar ki tüm faturalarını da düzenli olarak ödediğini, söz konusu kontrollere rağmen müvekkil şirketin sayaca müdahale ederek kaçak elektrik kullanımında bulunması ve bu denli yüksek fatura tahakkuku yapılmasının hayatın olağan akışına ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkil şirketin 356.762,2 TL'lik Tarımsal Destekleme Prim tutarına bloke konulduğunu ve tarımsal destekleme prim hesabından farklı tarihlerde toplamda 356.762,2 TL tahsilat yapıldığını, çekilen miktarlara ait DEDAŞ'tan alınan kesinti listesini dilekçe ekinde sunduklarını, davalı şirketin mevzuat hükümlerine aykırı davrandığı gibi müvekkiline yönetmelik hükümlerinde sayılan hallerden hangisine istinaden borç tahakkuk edildiğini bildirmediğini, taraflarınca davalı şirkete yapılan başvuru sonucunda müvekkili şirkete ait sadece kesinti listesinin paylaşıldığını harici hiçbir evrak, belge, tutanak vs. Paylaşılmadığını, herhangi bir tespit ve tutanak bulunmamasına, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmamasına rağmen müvekkilin destekleme prim hesaplarına bloke konularak tahsilat yapıldığını, DEDAŞ'ın müvekkile ait destekleme primlerinin tahsilinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, 22 Şubat 2017 tarihli ve 29987 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Tarımsal Sulamaya İlişkin Elektrik Borcu Bulunan Çiftçilere” bu borçlarını ödeyinceye kadar 2017 yılında Tarımsal Destekleme Ödemesi yapılmamasına ilişkin 2017 numaralı Uygulama Tebliği ile tebliğin dayanağı olan 25/04/2016 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 2. maddesinin 4’üncü fıkrasına göre "Bakanlık tarafından Bankaya iletilen tarımsal destekleme ödemesine esas icmallerdeki çiftçilere veya tüzel kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarası ile Şirket tarafından Bankaya iletilen elektrik borcu bulunan tüketicilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası veya vergi kimlik numarasının eşleşmesi halinde, 2017 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararın 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca fark ödemeleri destekleme bedeli blokeli hale gelir ve Banka bu bedelleri çiftçiye ödemez." şeklinde yer alan düzenlemenin Danıştay .... Dairesinin 12.06.2019 tarihli kararı ile iptal edildiğini, davalı şirketin elektrik borcu olduğu iddiasından hareketle müvekkile ait destekleme primlerinin tahsilinin Anayasanın 12. maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca yasayla yetki tanınmaması Bakanlar Kurulunun görev ve hizmet alanıyla doğrudan ilgili olmaması karşısında, Bakanlar Kurulunun, tarımsal sulamaya ilişkin abonelik sözleşmesinden veya kaçak kullanımdan kaynaklanan elektrik borçlarının, çiftçilere yapılacak destekleme ödemelerinden mahsubu yolunda düzenleme yapmalarına hukuken olanak bulunmadığını, bu nedenle tarımsal sulama abonesi sahiplerinin elektrik borçlarından kaynaklı olarak destekleme primlerine bloke konulması uygulamasının Danıştay .... Dairesinin 12.06.2019 tarihli kararı ile iptal edildiğini, dava konusu bedelin devamlı olarak haksız tahsilat yapılmasından kaynaklı olarak taraflarınca tespit edilemediğinden ilgili belgelerin dosyaya eklenmesinin ardından istirdadı gereken tutarın bilirkişi maarifetiyle hesaplanması gerektiğini, davalı şirkete müzekkere yazılarak hesaptan çekilen miktarın sorulmasını talep ettiklerini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, usul ve yasaya aykırı olarak müvekkilinden tahsil edilen miktarın iadesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin borçlu olmadığı, kesinleşmiş bir icra takibi ve mahkeme kararı bulunmadığı halde tahsil edilen 100 TL'nın destekleme primlerinin tahsil edildiği tarihlerden itibaren yasal faizi ile iadesine karar verilmesini istemiş, ...tarihli dilekçe ile talep sonucunu 141.723,41 TL'na yükseltmiştir. Davalı vekili, öncelikle husumet, derdestlik, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev ve yetki itirazları bulunduğunu, müvekkili şirketten celp edilecek olan belgelerden anlaşılacağı üzere davacının harici nötr cihazı kullanarak sayaç ölçü devresine müdahale etmek suretiyle kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, müvekkili şirket personelleri tarafından davacı aboneye ilişkin tutulan kaçak tutanağının EPDK Yönetmeliğinin belirlediği usüle uygun eksiksiz ve okunaklı olarak düzenlendiğini, davacının kaçak elektrik tüketimi nedeniyle kendisine tahakkuk ettirilen kaçak tahakkuku ile ek tahakkuk bedelleri yönünden davacı tarafından dava açılmış olmasının davacının kötü niyetli olduğunun ispatı olduğunu, kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli resmi evrak niteliğinde olduğunu, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, Diyarbakır İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı şirketin tarımsal destekleme hesaplarından kesinti yapılıp yapılmadığı sorulmuş, davaya konu kaçak kullanımına ilişkin olduğu iddia edilen kayıtlar ve ...Bankasına müzekkere yazılarak davacının tarımsal destekleme hesabından yapılan kesintilere ilişkin kesinti listesi ile UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, uyuşmazlığın çözümü bakımından elektrik mühendisi bilirkişiden bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmiştir. Davacı vekili açılan davada, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, davalı tarafından kaçak tahakkuk bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin müvekkilinin itirazı üzerine durduğunu, Bakanlar Kurulu Kararı ile tarımsal destekleme hesaplarına davalı tarafından bloke yapılarak tahsilat yapılmasına yönelik düzenlemenin Danıştay kararı ile iptal edildiğini, kesinleşmiş bir icra takibi ve mahkeme kararı bulunmadan davalı tarafından tarımsal destekleme hesaplarından yapılan kesintinin haksız olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını ve tarımsal destekleme hesabından yapılan kesintilerin tespiti ile iadesini istemiş, ...tarihli celse de, davalı tarafından kaçak elektrik kullanımı nedeniyle borç tahakkuku yapıldığını ve tahakkuk ettirilen bedelin tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, ilgili takip kesinleşmediği halde davalı tarafından müvekkilinin tarımsal destekleme hesabına bloke konularak hesaptan tahsilat yapıldığını, davalının kesinleşmiş bir alacağı bulunmadığını, bu nedenle yapılan kesintinin haksız olduğunu, yapılan kesintilerin iadesi amacıyla elde ki davayı açtıklarını beyan etmiştir. Davalı vekili ise, davacının davacının kendi adına perakende satış sözleşmesi olmadan bir başka tüketiciye ait sayaçtan usulsüz elektrik kullandığından bahisle fatura tahakkuk ettirildiğini, yapılan tahakkukun yerinde olduğunu savunmuştur. Her ne kadar davacı vekili tarafından ...tarihli celsede, davalı tarafın kesinleşmiş bir alacağı bulunmadığından bahisle yapılan kesintilerin haksız olduğu ileri sürülerek kesintilerin iadesi amacıyla elde ki davanın açıldığı ileri sürülmüş ise de, dava dilekçesinde müvekkilinin kaçak elektrik elektrik kullanmadığının beyan edilmesi, yine dava dilekçesinin talep sonucunda, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının ileri sürülmesi karşısında, elde ki davada, davacının talebinin kaçak elektrik kullanımı nedeniyle menfi tespit ve tarımsal destekleme hesabından yapılan kesintilerin iadesine ilişkin olduğu kabul edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı ve buna dair yapılan tahakkukun yerinde olup olmadığı ve kesinleşmiş bir icra takibi bulunmadan davacının tarımsal destekleme hesabından davalı tarafından kesinti yapılıp yapılamayacağı, buradan varılacak sonuca göre davacının tarımsal destekleme hesabından yapılan kesintinin iadesine karar verilip verilemeyeceği, verilebilecekse miktarı ile faiz başlangıç tarihine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinden, davalı şirket görevlilerince ...tarihinde davalı şirkete ait ...tesisat nolu elektrik aboneliğinde yapılan kontrol sonucunda, "Abonenin nötr cihazı kullanarak sayaç ölçü devresine müdahale edildiği, abone engelinden dolayı cihazın alınamadığı" tespiti yapılarak ...seri nolu ...tarihli elektrik kullanım tutanağı düzenlendiği ve kaçak elektrik tutanağı kapsamında toplam 178 gün üzerinden kaçak ve kaçak ek tahakkuku yapılarak kaçak kullanım bedelinin 558.299,28 TL olarak tespit edildiği, Davalı şirket tarafından kaçak tahakkuk bedeli, kaçak tahakkuk bedeline ilişkin gecikme zammı ve gecikme zammının KDV'si olmak üzere toplamda 567.961,58 TL'nın tahsili amacıyla davacı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, gönderilen ödeme emrine karşı davacı-borçlunun borca ve ferilerine itiraz dilekçesi sunduğu, İcra Dairesince ...tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, davalı-alacaklı vekili tarafından ...tarihinde İcra Dairesine sunduğu dilekçe ile, dosyanın haricen tahsil nedeniyle kapatılmasını talep ettiği ve İcra Dairesince aynı tarihte haricen tahsil nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verildiği, Davacı şirketin ...Bankasında bulunan tarımsal destekleme hesabından ...tarihinde ayrı ayrı 17.388,76 TL, 117.773,40 TL, 221.600,00 TL, 3.243,00 TL, 141.929,5 TL, 56.471,92 TL ve 184.892,30 TL olmak üzere toplamda 743.298,88 TL tutarında tahsilat yapıldığı, anlaşılmaktadır. Öncelikle, davalı vekilinin husumet, derdestlik, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev ve yetki itirazlarının değerlendirilmesi gerekir. Kaçak/usulsüz kullanım iddiasının muhattabının davanın tarafları olmasına göre davalının husumet itirazı, aynı konuda açılmış başka herhangi bir dava bulunmadığından davalının derdestlik itirazı, tarafların tacir olması nedeniyle davalının göreve ilişkin itirazı, usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmadığından davalının yetki itirazı ve davacının tarımsal destekleme hesabından yapılan kesinti tarihi ile davanın açıldığı tarih gözetildiğinde davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığının anlaşılması nedeniyle davalının zamanaşımı def'i yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir. 1-Davacının tarımsal destekleme hesabından yapılan kesintilerin haksız olduğu iddiasına yönelik yapılan değerlendirmede; 30/08/2014 tarih ve 29104 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "2014 Yılında Tarımsal Sulamaya İlişkin Elektrik Borcu Bulunan Çiftçilere Bu Borçlarını Ödeyinceye Kadar Destekleme Ödemesi Yapılmamasına İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair" 2014/6732 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yine aynı Resmi Gazete'de yayımlanan "Tarımsal Sulamaya İlişkin Elektrik Borcu Bulunan Çiftçilere Bu Borçları Ödenene Kadar 2014 Yılında Tarımsal Destekleme Ödemesi Yapılmayacağına Dair Bakanlar Kurulu Kararı Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair" 2014/42 sayılı Tebliğ'in iptali istemiyle Danıştay .... Dairesinde dava açılmıştır. Danıştay .... Dairesinin ...tarih ve ...K. sayılı ilamıyla; Anayasa'nın 124. maddesinde belirtildiği üzere, Cumhurbaşkanlığının, bakanlıkların ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla düzenleme yapabileceği, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının yasal dayanağı olarak belirtilen 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 19. maddesinde, tarımsal destekleme araçlarının belirlendiği; yapılacak destekleme ödemeleri konusunda, Bakanlar Kuruluna ve davalı Bakanlığa idari düzenleme yetkisi tanındığı, anılan idari düzenleme yetkisinin, destekleme ödemelerinin usul ve esaslarını belirlemeyle sınırlı bir yetki olduğu; Bakanlar Kurulunun ve davalı Bakanlığın, anılan düzenleme yetkisini kullanmak suretiyle haksız yere veya yanlışlıkla yapılan tarımsal destekleme ödemelerinin geri alınması veya çiftçilerin destekleme ödemelerinden mahsubunu öngörebileceklerinin açık olduğu; ancak, yasayla yetki tanınmamasının, Bakanlığın görev ve hizmet alanıyla doğrudan ilgili olmaması karşısında; Bakanlar Kurulu ve davalı Bakanlığın, tarımsal sulamaya ilişkin abonelik sözleşmesinden veya kaçak kullanımdan kaynaklanan elektrik borçlarının, çiftçilere yapılacak destekleme ödemelerinden mahsubu yolunda düzenleme yapmalarına hukuken olanak bulunmadığı, esasen çiftçilerin, tarımsal sulamaya ilişkin elektrik borçları bulunup bulunmadığının sadece elektrik dağıtım şirketinin bildirimiyle yetinilerek tespit edilemeyeceğinin de açık olduğu; abonelik sözleşmesi veya kaçak kullanımdan kaynaklı elektrik borçlarının varlığının, çiftçilerin muvafakati ya da elektrik dağıtım şirketinin başvurusu üzerine adli yargı kararıyla belirlenmesinin hukuki bir zorunluluk olduğu zira abonelik sözleşmesi veya kaçak kullanımdan kaynaklanan çiftçilerin elektrik borçlarının kamu alacağı tahsil usulüne tabi olmayıp, özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, sonuç olarak, elektrik borcu bulunan çiftçilerin bu borçlarını ödememeleri durumunda, 2014 yılında bu çiftçilere yapılması gereken tarımsal destekleme ödemelerinin, bu elektrik borçlarına mahsup edileceğine ilişkin düzenleme getiren dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı ve Uygulama Tebliği hükümlerinin, yetki yönünden açıkça hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun ...tarih ve ...K.sayılı ilamıyla kararın onanmasına karar verilmiştir. Yine 08/05/2015 tarih ve 2015/7700 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Tarımsal Sulamaya İlişkin Elektrik Borcu Bulunan Çiftçilere Bu Borçları Ödeninceye Kadar 2015 Yılında Destekleme Ödemesi Yapılmamasına İlişkin Kararın 1. maddesinde "Tarımsal sulamaya ilişkin elektrik borcu bulunan çiftçilere, bu borçları ödeninceye kadar, 2015 yılında yapılması gereken tarımsal destekleme ödemeleri yapılmaz." düzenlemesine yer verilmiş, anılan düzenlemenin iptali istemiyle Danıştay 10. Dairesinde dava açılmıştır. Danıştay 10. Dairesinin 12/06/2019 tarih ve 2016/894 E.-2019/4724 K. sayılı sayılı ilamıyla; yukarıda bahsi geçen Danıştay 10. Dairesinin 12/06/2019 tarih ve 2014/4705 E.-2019/4728 K. Sayılı ilamında belirtilen aynı gerekçeyle, elektrik borcu bulunan çiftçilerin bu borçlarını ödememeleri durumunda, 2015 yılında bu çiftçilere yapılması gereken tarımsal destekleme ödemelerinin, bu elektrik borçlarına mahsup edileceğine ilişkin düzenleme getiren dava konusu Bakanlar Kurulu Kararının yetki yönünden açıkça hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/11/2020 tarih ve 2020/153 E.-2020/2053 K. sayılı ilamıyla kararın onanmasına karar verilmiştir. Yukarıda anılan Danıştay kararlarında, elektrik borcu bulunan çiftçilerin bu borçlarını ödememeleri durumunda, çiftçilere yapılması gereken tarımsal destekleme ödemelerinin elektrik borçlarına mahsup edileceğine ilişkin düzenleme getiren Bakanlar Kurulu Kararının yetki yönünden iptaline karar verilmiş ise de, 25/05/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7144 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 4. maddesi ile değişik 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanunun Ek-11 maddesinin 2 fıkrasında, "Devlet tarafından yapılacak destekleme ödemesi almaya hak kazanan çiftçilerin vadesi geldiği halde ödenmeyen sulama işletme ve bakım ücreti veya su kullanım hizmet bedeli borcu veya münferiden tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerji borcu bulunması halinde; DSİ veya işletme ve bakım sorumluluğu devredilen gerçek veya tüzel kişi veya elektrik dağıtım şirketi ve/veya elektrik perakende satış şirketi tarafından tarımsal destekleme ödemesi yapacak bankaya borç miktarı bildirilir. Bu bildirim üzerine; çiftçilerin destekleme ödemelerinden borç tutarı mahsup edilerek DSİ veya işletme ve bakım sorumluluğu devredilen gerçek veya tüzel kişiye veya elektrik dağıtım şirketine ve/veya elektrik perakende satış şirketine ödenir." şeklinde kanuni düzenlemeye yer verilmiştir. Anılan, kanuni/yasal düzenleme taraflar yönünden bağlayıcı olup, davalı dağıtım şirketinin yasal düzenleme gereğince elektrik borcuna karşılık tarımsal destekleme hesabından kesinti hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle davacının bu yöne ilişkin iddiası yerinde görülmemiştir. 2-Davacının kaçak/usulsüz elektrik kullanılmadığına ve buna dair yapılan tahakkukun yerinde olmaması nedeniyle davalıya borçlu olmadığı iddiasına yönelik yapılan değerlendirmede; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan ve 30/05/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi -Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı 42.maddesine göre; "(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci başlıklı 43.maddesine göre; (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında doğrudan dağıtım sistemine yapılan müdahalelerde dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır. Kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde aşağıda belirtilen kaçak tespit süreci başlatılır; a) Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır. b) Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6’da yer alan sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir. c) İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5’te yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir. ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler ile ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur. (5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. (6) Bu madde kapsamında düzenlenen kaçak elektrik tüketim faturası en geç 3 iş günü içerisinde tüketiciye gönderilir. (7) Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır ve iletişim bilgilerinin bulunması halinde kalıcı veri saklayıcısıyla da tüketiciler bilgilendirilir. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması başlıklı 44.meddesine göre; (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre başlıklı 45.maddesine göre; (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1)Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat, b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat, c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir. (5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır. Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması başlıklı 46.maddesine göre; (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir. (3) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi tüketimindeki hesaplamalar, ticarethane tüketici grubuna uygulanan birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarife üzerinden yapılır. Ödeme başlıklı 47.maddesine göre; (1) Kaçak elektrik tüketim faturası kaçak elektrik tespit tarihinden itibaren en geç 3 iş günü içerisinde tüketicilere gönderilir. 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi ve aynı fıkranın (a) bendi kapsamında sayaç değerleri kullanılarak düzenlenen kaçak elektrik faturaları hariç olmak üzere kaçak elektrik faturaları iadeli taahhütlü posta yoluyla gönderilir. Ayrıca iletişim bilgilerinin bulunması halinde fatura hakkında tüketiciler kısa mesajla bilgilendirilir. Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketici, kendisine fatura edilen bedeli son ödeme tarihine kadar ödemekle yükümlüdür. Fatura kredi kartı ile ödenebilir. Tüketiciye gönderilen faturada ödeme için en az 10 gün süre verilir. İtirazın yapılmış olması ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. İadeli taahhütlü posta yoluyla gönderilen faturalara dair masraf ilgili tüketici tarafından karşılanır. Söz konusu masraf ilgili tüketiciye gönderilen faturaya ilave edilir. (2) Tüketici, söz konusu kaçak faturasına ilişkin gönderilen ödeme bildirimine, kaçak elektrik enerjisi tüketmediği veya hesaplamalara esas miktar ve sürenin 44 ve 45 inci maddeler dışında olduğu veya uygulanan tarife ve diğer parametrelerde yanlışlık olduğuna ilişkin hususlara ait kanıt ve belgeleri ile birlikte, bildirim tarihinden itibaren 6 ay içerisinde itiraz edebilir. Bu itiraz en geç 10 iş günü içerisinde sonuçlandırılır. İnceleme sonucuna göre; tüketicinin haklı olduğunun anlaşılması ve tüketicinin gönderilen ödeme bildiriminde yer alan tutarı ödemiş olması halinde, dağıtım şirketince iade edilecek tutara, tüketicinin ödeme tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, gecikme zammı, günlük olarak uygulanarak iade işlemi gerçekleştirilir. (3) İkinci fıkra kapsamında yapılan itiraz sonuçlandırılıncaya kadar tüketicinin mağduriyetinin önlenmesi bakımından itiraza esas tutarın teminata bağlanması şartıyla elektrik enerjisi bağlanabilir. Anılan düzenlemelerde hangi hallerin kaçak elektrik kullanımı sayıldığı ve buna dair tahakkukun ne şekilde yapılacağı belirtilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi ve değerlendirme gerektirmektedir. Davacının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı ve kaçak elektrik kullanıldığının kabulü halinde buna dair yapılan tahakkukun yerinde olup olmadığının tespiti amacıyla elektrik mühendisinden alınan bilirkişi raporunda; dosyaya sunulan kaçak tutanağı ve abone kontrol denetim formuna göre, davacı aboneliğindeki tesislerde direk üzerindeki trafodan abonelik dağıtım panosu ile ilgisi olmaksızın ayrı bir hat çekildiğinin tespit edildiği ve kamera kayıtlarının alındığı, bu aşamada abone engeli nedeni ile pano içindeki sayaç, sayaç bağlantıları ve nötr cihazı ile ilgili bir inceleme yapılamadığının tutanağa derc edildiği, elektrik tüketimlerini ölçen 3 fazlı sayaçlarda nötr bağlantı olmaksızın yapılan elektrik tüketiminin tespitinin mümkün olmadığı, buna bağlı olarak direk üzerindeki dağıtım şebekesi nötr iletkeni üzerinden ayrı bir hat çekilerek bu hattın cihaza bağlanması ile istenildiği anda sayacın tüketim kaydı yapmaksızın elektrik kullanımının mümkün olabildiği, aboneliğe ait tüketim kayıtları göre, 2021 yılında 30 Nisan ile 31 Ağustos aralığındaki tarımsal sulama faaliyetinin yoğun olduğu dönemde sayacın kaydettiği tüketim miktarının 366.772,28 kWh olmasına karşılık, 2022 yılının aynı dönemleri itibariyle 30 Nisan 31 Ağustos aralığında toplam 73.488 kWh olarak gerçekleştiği, 2022 yılında sayacın kaydettiği tüketiminin 2021 yılının yaklaşık % 20 seviyesinde kaldığı ve olağan dışı bir durum yarattığı, bu durumun, ekilen ve sulanan ürün değişikliği olsa bile net bir şekilde 2022 yılında direk üzerinden alınan hattın nötr hattı olduğuna ve bir cihaz ile bu hattın zaman zaman kullanılarak sayaçtan geçmeden elektrik tüketimi yapıldığına işaret ettiği, bu çerçevede, dava konusu kaçak tutanağı kapsamında bağlantıların incelenememesine ve düzeltilmesine izin verilmemesi ve elektriklerin kesilememesi dikkate alındığında, tüketim kayıtlarının abonelikte sayaçtan geçmeksizin tüketim yapıldığına işaret ettiği ve kaçak tutanağının doğru bulguyu içerdiği ve Yönetmeliğin 42. maddesi (c) bendi uyarınca kaçak elektrik tüketimini içerdiği sonuç ve kanaatine varıldığı, buna göre davalı DEDAŞ'ın Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tahakkuk ettireceği kaçak kullanım bedelini davacıdan talep hakkı olacağı, Yönetmeliğin 44.maddesi kapsamında; öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplama yapılması, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönemin, ihtilafsız dönem olarak kabul edilmesinin öngörüldüğü, yine, Yönetmelik hükümlerine göre; kaçak tespiti öncesi en son işlem 31 Ağustos 2022 olduğundan 31 Ağustos ile tespit tarihi olan 06.09.2022 arasındaki 6 günlük süre için cezalı tarife ( fonsuz tarifenin 1,5 katı üzerinden) üzerinden kaçak tahakkuku yapılması, 31 Ağustos öncesinde kaçak kullanım olduğuna dair doğru bulgu bulunmasına bağlı olarak ve taleple bağlılık ilkesi gereğince davalı şirketçe tahakkukta esas alınan 06.06.2022 ile 31 Ağustos aralığındaki 86 günlük süre üzerinden normal tahakkuk yapılması gerektiği, Yönetmelik hükümlerine göre hesaplama yapıldığında toplam kaçak tahakkuk bedelinin 643.613,57 TL olduğu, davalı şirketçe yapılan kaçak tahakkuk tutarının 558.299,28 TL olmasına bağlı olarak taleple bağlılık ilkesi gereğince, kaçak kullanım tahakkuk tutarının 558.299,28 TL olduğu ve bu miktarın son ödeme tarihinin ...tarihi olduğu, davacının tarımsal destekleme hesabından kesintilerin ise ...tarihinde yapıldığı, son ödeme tarihinden kesintilerin yapıldığı tarihe kadar işlemiş faizin 43.268,19 olduğu, buna göre davacının işlemiş faiz ile birlikte sorumlu olduğu miktarın 601.567,47 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporundan, davacının aboneliğindeki tesislerde direk üzerindeki trafodan abonelik dağıtım panosu ile ilgisi olmaksızın ayrı bir hat çekilerek elektrik tüketimi yapıldığı, davacının bu eyleminin Yönetmeliğin 42. madde (c) bendinde düzenlenen kaçak elektrik kullanımını içerdiği, bilirkişi raporunda yapılan tespit ve hesaplamanın denetime elverişli olduğu, buna göre davacının işlemiş faizi ile birlikte kaçak elektrik kullanımı nedeniyle 601.567,47 TL'den sorumlu olacağı, davacıya ait tarımsal destekleme hesabından ...tarihinde toplamda 743.298,88 TL tahsilat yapıldığı, yapılan tahsilattan 601.567,47 TL mahsup edildiğinde bakiye kalan miktarın 141.723,41 TL olduğu anlaşılmakla, bu miktar üzerinden davanın kabulüne ve kabul edilen alacağa EPDK Yönetmeliğinin 47/2. maddesinde yer alan düzenleme kıyas alınarak kesinti tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 141.723,41 TL'nın kesintinin yapıldığı ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalından tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.681,16 TL peşin harçtan, başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 2.425,00 TL ıslah harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 6.986,31 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL başvuru harcı ve 269,85 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 2.425,00 TL ıslah harcının toplamı olan 2.964,70 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından 283,25 TL tebligat ve posta masrafı ile 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 3.283,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 22.675,74 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücreti davalının sorumluluğunda ise de, aynı arabuculuk ücretinin davalıdan tahsili hakkında Mahkememizin 2023/1148 esas sayılı dosyasında karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmarığına, 7-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1147, K. 2024/862, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1147-e-2024-862-k-26408710d3ec