İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/487 E. 2024/310 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/487
Karar No
2024/310
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALILAR : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/04/2022 KARAR TARİHİ : 03/04/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında .....tarihleri arasında çalışan dava dışı işçi .....tarihinde emeklilik nedeniyle iş akdinin sona erdiğini, müvekkili tarafından .....tarihinde .....TL kıdem tazminatı ile .....TL damga vergisi olmak üzere toplamda .....TL ödeme yapıldığını, kıdem tazminatı ve damga vergisi olarak ödenen bedellerden davalıların işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak üzere dönemlerine isabet eden miktarlardan sorumlu olduğunu, ilgili bedelin ödenmesi için arabuluculuğa başvuru yapıldığını, dava dışı .....Ltd. Şti. ve .....Ltd. Şti. İle kendi dönemlerine tekabül eden kısma ilişkin anlaşma yapıldığını ve ilgili şirketlerce ödeme yapıldığını, davalılar tarafından ödeme yapılmadığını ileri sürerek yapılan ödemelerden dava dışı .....Ltd. Şti. ve .....Ltd. Şti.'nin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme tekabül eden miktarlar dışında kalan kısımdan davalıların ayrı ayrı sorumlu oldukları iddia edilen bedeller belirtilmek suretiyle her bir davalının dönemine isabet eden miktarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte rücuen tahsilini istemiştir. Davalılar .....Ltd. Şti. ile .....Tic. A.Ş. vekili, müvekkilin yerleşim yeri adresinin Bağcılar/İstanbul olması nedeniyle yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, zamanaşımının dolduğunu, dava dışı .....davacı nezdinde çalıştığını, emir ve talimatlarını davacıdan aldığını, bu nedenle müvekkillerinin dava dışı işçinin alacaklarından sorumlu olmadığını, müvekkili şirketlerin ihaleyi kazanmasının ardından işyeri devri müessesine dayanarak işçinin bordrosunun müvekkil şirketlere geçtiğini, bu nedenle dava dışı işçinin asıl işvereninin her zaman davacı olduğunu, dava dışı işçinin müvekkili şirketler nezdinde doğmuş kıdem tazminatı ve damga vergisi bulunmadığını, müvekkili şirketler ile davacı arasında akdedilen sözleşme ve eki şartnamelerde, işçilik alacaklarından müvekkili şirketlerin sorumlu olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığını, uyuşmazlığın sözleşme hükümlerine göre çözülmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketlerin, davacının yapmış olduğu ödemeden sorumlu olduğu kanaatine varılacak olsa dahi davacı ile müvekkil şirketlerin ödemeden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabul eilmesi gerektiğini, bu kapsamda 1/2 oranında sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen Davalılar .....Tic. Ltd. Şti. ve .....Ltd. Şti. ile ...... Şti. vekillerinin sözleşmedeki yetki şartına dayalı olarak yetki itirazı bulunduğundan bu davalılar yönünden dosya tefrik edilerek mahkememizin ayrı bir esasına kaydı yapılmıştır. Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, dava dışı işçi .....hizmet döküm cetveli celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu uyuşmazlığın çözümü bakımından hesap bilirkişisi .....tarihli kök rapor ile .....tarihli ve .....tarihli ek bilirkişi raporları alınmış, bu bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların denetime uygun olmaması nedeniyle bilirkişi .....tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dava dışı işçi .... tarihlerinde davacı üst işveren ile davalı alt işverenler ve dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışmakta iken iş aktinin sona ermesi sonucu üst işveren davacı tarafından .....tarihinde .....TL kıdem tazminatı ile .....TL damga vergisi olmak üzere toplamda .....TL ödeme yapıldığı dosya içerisinde yer alan hizmet alım sözleşmeleri, SGK hizmet döküm cetveli ve ödeme belgelerinden anlaşılmaktadır. Davacı taraf, davalı alt işverenlerin işçiye yapılan ödemeden işçiyi çalıştırdıkları döneme isabet eden miktarla sorumlu olduğunu iddia etmiştir. Uyuşmazlık, davalılar .....Ltd. Şti. ile ..... Tic. A.Ş. Vekilinin yetki itirazının yerinde olup olmadığı, zamanaşımının dolup dolmadığı, davacı üst iş veren tarafından yapılan ödemelerden davalıların sorumlu olup olmadığı, sorumlu iseler hangi alt işverenin ne kadar miktardan sorumlu olduğu olduğuna ilişkindir. Davalılar .....Ticaret Ltd. Şti. ile .....Tic. A.Ş. Vekili ile davacı arasında imzalanan hizmet sözleşmelerinde, uyuşmazlık halinde Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki şartına yer verildiği anlaşılmaktadır. Davalılar vekili HMK.'nun 6.maddesine dayalı olarak müvekkillerinin yerleşim yerinin Bağcılar/İstanbul olduğundan bahisle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuştur. Bu davalılar, sözleşmedeki yetki şartına dayalı olarak yetki itirazında bulunmadığından sözleşmenin ifa yeri olan Diyarbakır Mahkemeleri de yetkilidir. Bu nedenle davalıların yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Uyuşmazlığın hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücu talebine ilişkin olduğundan 6098 sayılı TBK.'nun 147.maddesi gereğince zamanaşımı süresi 10 yıldır. Davacı tarafın rücu yapılan dava dışı işçiye yapılan ödeme ile birlikte doğduğundan zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi dava dışı işçiye yapılan ödeme tarihidir. Ödeme tarihi ile davanın açıldığı tarih gözetildiğinde, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkin olup uyuşmazlık bu davalarda uygulanan ve Yargıtay (Kapatılan) .....Hukuk Dairesi ve Yargıtay .....Hukuk Dairesince benimsenen genel ilkelere göre çözümlenmelidir. Buna göre; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Taraflar arasındaki sözleşmede aksi düzenlenmemiş ise işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler ise kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. Aynı şekilde ihbar tazminatından da son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır . Yargıtay .....HD'nin .....tarihli ve .....E., .....K. Sayılı uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin güncel kararında da; "Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Yukarıdaki gerekçelerle; hizmet alım sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması hâlinde, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödediği işçilik alacaklarının tamamından yüklenicinin (alt işveren) sorumluluğun mevcut olduğuna" karar verilmiştir. . Yukarıda yer verilen ilkeler uyarınca somut olay incelendiğinde; Dosya içerisinde yer alan .....tarihi öncesine ilişkin Tip Sözleşmelerin 8. Maddesinde ihale dökümananın sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu, idareyi ve yükleniciyi bağlayacağı, sözleşme hükümleri ile ihale dokümanını oluşturan belgelerdeki hükümler arasında çelişki veya farklılık olması halinde ihale dokümanında yer alan hükümlerin esas alınacağı, aynı Tip Sözleşmenin 8.2 maddesinde ise, ihale dökümanları arasında öncelik sıralamasının belirtildiği, buna göre öncelikli sırasıyla birinci sırada Hizmet İşleri Genel Şartnamesine, ikinci sırada İdari Şartnameye ve altıncı sırada teknik şartnameye yer verildiği, Teknik Şartnamenin 15/5. ve 15/6. Maddelerinde hizmet alamı kapsamında istihdam edilen personelin özlük, yıllık izin ücreti, maaş artışı ve buna benzer tüm sosyal hakları ile İş Hukuku Kanunlarında, yönetmelik ve tüzüklerde belirtilen her türlü sorumluluğun yükleniciye ait olacağı kararlaştırılmıştır. Bu nedenle, .....ve öncesi döneme ilişkin ödenen kıdem tazminatından işçiyi çalıştıran alt işverenin kendi dönemi ile sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Ancak dosya içerisinde yer alan .....tarihinden sonra imzalanan sözleşme ve sözleşmenin eki olan Teknik Şartnamenin 14/6.3.maddesinde “...... hizmet personelinin ( Kıdem tazminatı Hariç olmak üzere) maaşları, yol, yemek, ödül, ceza, maaş artışı ve buna benzer tüm sosyal hakları ile iş hukuku mevzuatında belirtilen her türlü sorumluluk, vergi harcama işlemleri yüklenici tarafından sözleşme kapsamında yapılacaktır ......" şeklindeki düzenleme ile kıdem tazmınatı dışında hizmet personelinin tüm sorumluluğunun alt işveren yüklenicide olacağı kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında imzalanan Hizmet İşleri Genel Şartnamesine göre, yüklenicinin iş verdiği alt yüklenicilerin gündelikçi, haftalıkçı veya aylıkçı olarak işyerinde çalıştırdığı işçi, personel ve teknik elemanların tamamı da yüklenicinin elemanları hükmünde olup bunların ücretlerinin ödenmesinden doğrudan doğruya yüklenicinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmede işçi hak ve alacakları nedeniyle açıkça yüklenicinin (alt işveren davalıların) sorumlu olacağı belirtilmiştir. Bu durumda Hizmet İşleri Genel Şartnamesinde yer alan düzenleme ile Teknik Şartnamede yer alan düzenleme birbiri ile çelişmektedir. Hizmet Alımına İlişkin Sözleşme'nin 8.2 maddesine göre ihale dökümanları arasında çelişki veya farklılık olması halinde Hizmet İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin birinci sırada uygulanması gerektiğinden .....ve sonrası döneme ilişkin ödenen kıdem tazminatından da işçiyi çalıştıran alt işverenin kendi dönemi ile sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Nitekim benzer uyuşmazlıkta verilen Yargıtay .....Hukuk Dairesinin .....tarihli ve .....E....... Sayılı ilamında da aynı hususlar vurgulanmıştır. Elde ki davada, davalılar davacı üst işveren tarafından ödenen bedelden kendi dönemine isabet eden mitarlardan sorumlu olup, mahkememizce en son alınan ve denetime ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilen .....tarihli bilirkişi raporunda davacı üst işveren tarafından ödenen kıdem tazminatı ve damga vergisinden davalıların işçiyi çalıştırdığı döneme isabet eden miktarlar tek tek belirlenmiştir. Bilirkişi raporu ve ıslahla talep edilen miktarlar üzerinden davalıların sorumluğuna hükmedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar tacir olduğundan davacının avans faizi isteyebileceği kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından ödeme tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmuş ise de; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Somut olayda, davacı tarafından davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından hükmedilen alacak miktarlarına dava dilekçesinde talep edilen kısım yönünden dava tarihinden, ıslahla arttırılan kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE, 7.362,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan .....Güvenlik Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5.128,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan .....Tic. Ltd. Şti.'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 421,51 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan .....Ticaret A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 6.435,03 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan ...... Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1,321,60 TL harçtan davacı tarafından başlangıçta yatırılan 940,74 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 380,86 TL harcın; 144,91 TL'lik kısmının davalılardan .....Ltd. Şti'den 100,92 TL'lik kısmının davalılardan .....Tic. Ltd. Şti.'den 10,25 TL'lik kısmının ise davalılardan .....Hizmetleri Ticaret A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 126,67 TL'lik kısmının ise davalılardan .....Ltd. Şti.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve 940,74 TL peşin harç olarak yatırılan toplam 1.021,44 TL harcın; 388,65 TL'lik kısmının davalılardan .....Ltd. Şti'den 270,68 TL'lik kısmının davalılardan .....Tic. Ltd. Şti.'den 27,47 TL'lik kısmının ise davalılardan .....Ticaret A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 339,73 TL'lik kısmının ise davalılardan .....Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından 743,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.150,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.893,50 TL yargılama giderinin; 1.065,96 TL'lik kısmının davalılardan .....Ltd. Şti'den 742,47 TL'lik kısmının davalılardan .....Tic. Ltd. Şti.'den 61,05 TL'lik kısmının ise davalılardan .....Ticaret A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 931,70 TL'lik kısmının ise davalılardan .....Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan; 7.362,35 TL vekalet ücretinin davalılardan ...... Şti'den tahsili ile davacıya verilmesine, 5.128,35 TL vekalet ücretinin davalılardan .....Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 421,51 TL vekalet ücretinin davalılardan .....Ticaret A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 6.435,03 TL vekalet ücretinin davalılardan .....Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılardan .....ve .....Tic. Ltd. Şti kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 168,42 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen bu davacıya verilmesine, 7-Davalılardan .....Ticaret A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 13,84 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen bu davacıya verilmesine, 8-Davalılardan .....Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 211,33 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen bu davacıya verilmesine, 9-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.640,00 TL arabuluculuk ücretinin; 604,17 TL'lik kısmının davalılardan .....Ltd. Şti'den 420,82 TL'lik kısmının davalılardan .....Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.'den 34,60 TL'lik kısmının ise davalılardan .....Ticaret A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 528,08 TL'lik kısmının ise davalılardan .....Ltd. Şti.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacı yana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/487, K. 2024/310, T. 03.04.2024, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-487-e-2024-310-k-edb6acb90b89