İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/102 E. 2024/262 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/102
Karar No
2024/262
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/01/2022 KARAR TARİHİ : 20/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, ... tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği trafik kazasından kaynaklı müvekkilinin yaralandığını, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılıgının ... nolu dosyası üzerinden soruşturma yapıldığını, maddi zararının giderilmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilini istemiş, maddi tazminat talebinin açıklanmasına yönelik sunmuş olduğu ... tarihli dilekçe ile talep edilen .. TL maddi tazminatın sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunu beyan etmiştir. Davalı vekili, davanın açıldığı tarih itibarıyle 8 yıllık uzamış ceza zamanaşımı süresinin dolduğunu, poliçe limitinin ... TL olduğunu, davaya konu kazada kusur durumunun ve davacının maluliyetinin tespiti gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini ve davacının ticari faiz talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya dair evraklar, hasar dosyası ve sigorta poliçesi, ... plaka sayılı araca ilişkin tescil bilgileri, davacıya ait tedavi evrakları, UYAP sistemi üzerinden Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu soruşturma dosyası celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davacının maluliyet durumunun ve kaza tarihinden sonrası döneme ilişkin artan maluliyet olup olmadığının tespiti amacıyla İstanbul Adli Tıp kurumundan, davaya konu kazada kusur durumunun tespiti amacıyla mahallinde keşif yapılarak trafik bilirkişisinden bilirkişi raporları alınmıştır. Dava, ... tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ve dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın yaya halde bulunan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasından kaynaklı davalı sigorta şirketine yöneltilmiş sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. ... plaka sayılı aracın .... tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçenin geçerlilik süresi içerisinde .... tarihinde davaya konu kazanın meydana geldiği, kaza nedeniyle Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının ... nolu dosyası üzerinden yürütülen soruşturma .... tarihinde şikayet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, dava açılmadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine .... tarihinde başvuru yapıldığı, yine dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı, kusur oranı, davaya konu kaza nedeniyle davacıda sürekli iş göremezlik durumunun oluşup oluşmadığı, buna göre tazminatın miktarı ile faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını ileri sürmüştür. Davalı tarafın zamanaşımı definin incelenmesinden önce, öncelikle davacıda gelişen durum veya artan maluliyet olup olmadığının tespiti gerekir. Bu kapsamda, davacının kaza sonrası vücuttaki yaralanmasının ve sürekli iş göremezliğinin trafik kazası sonucu meydana gelip gelmediği, sakatlığın kalıcılığı, tıbbi tedaviye cevap verip vermediği, tedavi durumuna göre "gelişen durumun" olup olmadığının tespiti amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait ... Hastanesinin ... tarihli ve . . Eğitim ve Araştırma Hastanesinin .. tarihli tıbbi belgelerinde tarif edilen kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH, dalak ve karaciğer büyüklüğü, kronik hepatit B hastalıkları ile dava konusu ... tarihli trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmadığı, davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu ve gelişen durum olmadığı mütalaa edilmiştir. Bilirkişi raporunun iddia ve savunmaları karşılar mahiyette ve denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiştir. Bu kabulden sonra davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığının değerlendirilmesi gerekir. Dava konusu kaza ... tarihinde meydana gelmiş, elde ki dava ise ... tarihinde açılmıştır. 2918 sayılı KTK.'nun 109. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Ceza zamanaşımı süresi ise olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK'nın 89 ve 66. maddelerine göre 8 yıldır. Olay tarihi olan ... tarihinden itibaren 8 yıllık zamanaşımı süresi .... tarihinde dolmuştur. Davacı vekili tarafından ... tarihinde arabulucuya başvuru yapılmış, anlaşamama tutanağı ... tarihinde düzenlenmiştir. Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle uygulanan kısıtlamalardan kaynaklanan yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla hazırlanan ve 26.03.2020 tarihli ve Resmi Gazetede yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 1. maddesi ve salgının devam etmesi üzerine 30.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 29.04.2020 tarihli ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı gereğince tüm adli süreler, 13.03.2020 tarihinden itibaren 15.06.2020 tarihine kadar durdurulmuştur. 7226 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesi ile; "a)Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.” şeklinde düzenleme yapılmış, 30.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile belirtilen sürelerin durdurulmasının 15.06.2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatıldığı belirtilmiş, bu duruma göre durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren sürelerin tekrar işlemeye başlayacağı ve durma süresinin başladığı tarih itibariyle bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 15 gün daha uzamış sayılacağı, belirtilmiştir. Belirtilen yasal düzenlemeler ile zamanaşımı süresinin durmasına karar verildiğine göre zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur. Zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür. Buna göre ... tarihinde meydana gelen olay nedeniyle 8 yıllık zamanaşımı süresi 05.01.2021 tarihinde dolmuş, davacı vekili tarafından 11.10.2021 tarihinde arabulucuya başvuru yapılmış, anlaşmama tutanağı 23.11.2021 tarihinde düzenlenmiş, dava ise 18.01.2022 tarihinde açılmıştır. Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle yapılan yasal düzenlemeler sonucu eldeki davada işleyen zamanaşımı süresi 13.03.3020 tarihinde durmuş ve 15.06.2020 tarihinde tekrar işlemeye başlamıştır. Zamanaşımı süresinin durduğu ve yeniden işleyemeye başladığı dönem arasında geçen süre 93 gündür. 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu 05.01.2021 tarihine bu süre eklendiğinde zamanaşımının dolduğu tarih 08.04.2021 tarihidir. Davacı vekili tarafından arabuluculuk bürosuna da zamanaşımı süresi dolduktan sonra başvuru yapıldığından ayrıca arabuluculuk aşamasında geçen sürelerin hesabına ilişkin değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiş ve davacıda gelişen duruma bağlı maluliyet oluşmadığına yönelik bilirkişi raporu da gön önünde bulundurularak davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı anlaşılmakla, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE 2-Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden başlangıçta harç alınmadığı anlaşılmakla, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harç ile 1.912,75 TL keşif harcı olmak üzere toplamda 2.767,95‬ TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, suçüstü ödeneğinden karşılanan 300,00 TL keşif yol gideri, 177,00 TL tebligat ve posta gideri ile 950,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.595,00 TL ATK rapor ücreti olmak üzere toplamda 4.022,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararı tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip Hakim

Atıf: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/102, K. 2024/262, T. 20.03.2024, www.arakarar.com/karar/diyarbakir-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-102-e-2024-262-k-ef6afb7fb162