Diğer ·
2025/291 E. 2025/291 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/291
- Karar No
- 2025/291
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/291 Esas - 2026/354
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/291 KARAR NO : 2026/354
DAVA : Marka ... Kararı İptali-Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 08/07/2025 KARAR TARİHİ : 09/09/2026 Yazım Tarihi: 25/09/2026
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin 1975 yılında kurulmuş olup ambalajlı günlük pastörize süt, yoğurt, ayran, peynir ve tereyağında Türkiye pazarının lideridir. Müvekkil, belirtilen ürünlerin yanı sıra bebek ve çocuk ürünleri, form ve sağlık ürünleri, taze sütlü tatlılar ve endüstriyel ürünlerin yanı sıra ev dışı toplu tüketim ürünleri de üretmektedir. “...'nın “....” listesinde Sütaş 77. sırada yer almaktadır. İtiraz edilmekte olan ... sayılı “...” marka başvurusu, müvekkilin ... sayılı “...” markasının “ayırt edilemeyecek derecede benzeridir. İtiraza konu marka müvekkilin markalarının devamı niteliğinde seri marka görüntüsü vermektedir. İtiraza konu ... sayılı “...” marka başvurusu, müvekkil markası ile genel intiba, işitsel ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzerdir. Marka başvurusu, müvekkilin markalarının listesinde kapsadıkları sınıfların da aynısı olması, müvekkil markalarının tanınmış ve ayırt edici olması, itiraz edilmekte olan marka başvurusunun tescil edilmesi halinde, müvekkil markalarının itibar ve etkinliğini zayıflatma ihtimalinin bulunması ve ayırt ediciliğini zedeleyeceği kaçınılmaz olmasından hareketle; İtiraza konu " ..." ile firmamız adına tescilli markaları " ..." ve sair seri ve tanınmış markalar arasında işitsel, görsel ve fonetik açıdan benzerlik bulunmakla birlikte seri marka izlenimi söz konusudur. Davalı işaretini gören ve duyan tüketiciler daha önce tanıdığı Müvekkil Şirket markalarının bıraktığı intibayı hatırlayacak ve en önemlisi, bu hatırlama müvekkil adına tescil olunan itiraza konu davalı markasının daha önce tescil edilip kullanılmakta olan Müvekkil Şirket markalarının bir başka versiyonu, serisi veya uzantısı olduğunun ya da müvekkilin vermiş olduğu bir lisansa dayalı davalı tarafından kullanıldığının algılanmasına yol açabilecektir. Bu nedenle 08.05.2025 tarihli ve ... sayılı ... kararının iptaline; dava konusu ... başvuru numaralı "..." markasının dava esnasında tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkilimiz peynir üreticisidir dolayısıyla markayı ürettiği peynir ürünlerinde kullanmaktadır ancak karşı tarafın bu markayı kullandığına dair hiçbir evrak belge bilgi sunulmamıştır. Bu şekilde bir marka davası için marka kullanımı önemli olduğundan ve delil olarak kullanma işlemi açısından hiçbir evrak sunulmadığından davanın reddi gerekmektedir. Perakendede bu markanın kullanıldığı herhangi bir peynir de gözükmemektedir. Tüketici olarak bakıldığında gözümüze çarpmış bu isimde bir peynir tespit edilememiştir. Oysa ki müvekkil markayı kullanmaktadır.Somut olayda, taraf markaları arasında aynı olan 29. sınıf emtialar başvuru markası kapsamından çıkarıldığından, yalnızca 35. sınıfta kalan hizmetler yönünden inceleme yapılmıştır. Ancak bu hizmetler davacı markalarının kapsamında yer almadığından karıştırılma ihtimali bulunmamaktadır. Markalar görsel , işitsel ve anlamsal olarak birbirinden tamamen farklıdır. Davaya konu edilen marka başvurusu ile itiraza mesnet olarak gösterilen markalar arasında mal veya hizmetler yönünden benzerlik veya karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tüketici kitlesi tarafından markaların birbirine karıştırılmayacağını, seri marka algısı yaratılmadığını,markaların farklı olduğunu, davalının amacının davacıya zarar vermeye yönelik olmayıp davacının markasını kullanmaya yönelik olmadığını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın ..., ... sayılı markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in davacı itirazının reddi konusunda verdiği ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, hükümsüzlük talebi açısından yukarıda belirtilen SMK 6/1 maddesine göre iltibas iddiası yanında dava dilekçesinde belirtilen SMK 5/1-c-d-f maddelerine göre mutlak red iddiası ile SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı yönündeki davacı tarafın iddia ve itirazlarının yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 09/05/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 08/07/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun .... sayılı "...", "..." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda başvuru ile .... sayılı "...", "..." ibareli markalar benzer görülmekle birlikte, başvurunun "..." ibaresi ile ... unsurunun bütünleşmesinden oluşması, muteriz markaları kapsamında yer alan mallar/hizmetler ile aynı ya da benzer sınıfların yayına ilk itiraz aşamasında başvuru kapsamından çıkartılmış olması gibi somut olaya özgü tüm hususlar birlikte göz önüne alındığında, başvuru ile itiraz gerekçesi markalar arasında, başvuru kapsamında kalan mallar/hizmetler yönünden ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmış; işbu itirazın tüm gerekçeleriyle birlikte reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli) 5.nci maddede ise "a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler. c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler. f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler." ( mutlak red sebebi ) marka olarak tesçil edilemez. Buna göre; SMK 5/1-c yönünden ; Marka başvurusundaki ibare ortalama tüketici nezdinde yukarıda belirtilen "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten "tanımlayıcı, vasıf bildirici özellikleri varsa marka olarak tesçili mümkün bulunmamakta ve mutlak red engeline takılmaktadır. Marka hakkı münhasır olarak sahibine tekel / inhisari hak bahşettiğinden tanımlayıcı bir işaret bir kişiye verilirse ticari rekabet sağlanamaz. Buna göre, bir malın ya da hizmetin cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak gibi özelliklerine (iyi / güzel / süper / büyük / vb.) atıf yapan tanımlayıcı işaretlerin marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir. Marka başvurusundaki ibare içerdiği emtia sınıfındakilerden ne kadar uzak ise tanımlayıcı, vasıf bildirici halinden de uzaklaşmış sayılır. SMK 5/1-d yönünden ; Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan adlar ve işaretler markanın esas unsuru olarak alınamazlar. Maddenin lafzından, bu tür ibarelerin markalarda yardımcı unsur olarak alınabileceği anlamı çıkmaktadır. Banka, finans, ekonomi, para, döviz, kambiyo, borsa, sarraf, market, bakkal gibi kelimelerin tescili mümkün değildir. Ancak, bunların önüne veya arkasına ayırt edici bir işaret konulduğunda, bu tasvir edici ibarelerin kullanılması mümkündür. Örneğin, ‘’...’’ gibi. (....) Bu kelimeler ve simgeler, söz konusu alanda herkes tarafından kullanılabilecekleri için bir kişinin tekeline verilemezler. Bu sebeple örnek gösterilen işaretler bir markanın içinde yer alabilir, onun bir parçasını oluşturabilir, ancak tek başına marka olamayacakları gibi, bir markanın esaslı unsurunu da teşkil edemezler. SMK 5/1-f yönünden ; Buna göre ,başvuruya konu olan işaret kapsamı açısından Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltıyorsa yine marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir. SMK Madde 6 (Marka tescilinde nisbi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ...+... (...) ... (...) ... (...)
22/05/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; "Davaya konu olan ... marka başvurusu ile davacının mesnet olan yukarıdaki tabloda bilgisi verilen ... sayılı markası arasında her ne kadar çekişme konusu 35. Sınıftaki hizmetler (Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yumurtalar, yumurta tozları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetler bakımından ilişkili olduğu tespit edilse de Taraf markalar görsel, işitsel ve genel izlenim olarak bir benzerlik bulunmadığı Bu nedenle markalar arasında 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi oluşmadığı, B. HÜKÜMSÜZLÜK AÇISINDAN Taraf markalar arasında çekişme konusu bazı hizmetler benzer olsa da görsel ve işitsel olarak bir benzerlik bulunmadığı ve karıştırılma ihtimalinin oluşmadığından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı Dava konusu markanın, SMK m. 5/1-c, d ve f maddelerinde düzenlenen herhangi bir resen ret nedeni kapsamında kalan işaretlerden olmadığı, bu nedenle bu maddeler bakımından hükümsüzlük koşullarının oluşmayacağı, Davalı başvurusunun kötü niyetli olduğu konusunda dosya kapsamında herhangi bir bilgi belge bulunmadığı, bu nedenle başvurunun kötü niyetli olduğu hususunda heyetimizde bir kanaat oluşmamakla birlikte hukuki değerlendirme ve nihai takdirin Sayın Mahkemenizde olduğu" şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir. GEREKÇE: Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru kapsamı ve görseli, davacı markaları , bilirkişi heyet raporu, ... kararı ve dosyanın bütünü birlikte ele alındığında; MUTLAK RED SEBEBİ AÇISINDAN ; SMK 5/1-c yönünden değerlendirme: "...+... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan mallar/hizmetler açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında cins, vasıf bildiren, tanımlayıcı,coğrafi kaynak belirten bir durum olarak algılanamayacağı sonucuna varıldığı; SMK 5/1-d yönünden değerlendirme: "...+... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan mallar/hizmetler açısından Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırma olarak tanımlanması mümkün olmadığı, SMK 5/1-f yönünden değerlendirme: Davalının "...+... " ibareli marka başvurusundaki ibarede " Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaret" bulunmadığından 6769 sayılı SMK’nın 5/1-f maddesindeki koşul yani mutlak red sebebi oluşmadığı; Dolayısıyla somut olayda mutlak red sebebi oluşmadığı; NİSBİ RED SEBEPLERİ AÇISINDAN; Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının".... " ibareli başvuru markası ile davacının "... " ve " ... " ibareli tescilli markaları arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu; Diğer yönden taraf markaları arasında bilirkişi raporunda sayfa 4 deki tablo ile davaya konu olan markanın 35. Sınıfta yer alan Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için “Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yumurtalar, yumurta tozları.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" davaya mesnet olan ... sayılı ... ibareli markanın kapsamındaki malları ile ilişkili olduğu için KISMEN emtia benzerliği de oluştuğu; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu yukarıdaki mallar /hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının emtia benzerliği olan ... sayılı ... ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , her iki taraf markasında bir yanılgı yaşayabileceği, yukarıdaki emtialarda ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının ... sayılı ... ibareli tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceği bu açıdan taraf marka işaretleri benzediğinden yukarıda belirtilen emtialarda SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Bu emtialar dışında kalanlar açısından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı; Diğer yönden; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar yukarıda açıklandığı üzere var olan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığı; Tüm bu gerekçelerle dava kısmen kabul edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-Dava konusu .... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 35. Sınıftaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yumurtalar, yumurta tozları. Mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler, perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" emtiaları yönünden ... kararının KISMEN İPTALİNE, marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Davacının yaptığı 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.015,00 TL tebligat gideri, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 17.630,40 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 8.815,20 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 09/09/2026 Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır