Diğer ·

2025/212 E. 2025/212 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/212
Karar No
2025/212
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/212 Esas - 2026/369

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/212 KARAR NO : 2026/369

DAVA : Marka ... Kararı İptali - Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 16/05/2025 KARAR TARİHİ : 14/09/2026 Yazım Tarihi: 28/09/2026

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: ... tescil numaralı “...” markasının hak sahibi olduğunu, söz konusu markanın 01. sınıfta tarım ve bahçecilik alanında kullanılan mikro besin elementleri serisi bakımından uzun süredir tescilli ve fiilen kullanılan, sektörde bilinir ve ayırt edici nitelikte bir marka olduğunu, davalı ... A.Ş. tarafından 25.02.2023 tarihinde 1. ve 35. sınıflarda yapılan ... sayılı “...” ibareli marka başvurusunun kendi markası ile görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik taşıdığını, her iki markanın da tarım sektöründe bitki besleme/gübre ürünleri üzerinde kullanıldığını, gübrelerin de besin elementleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle taraf markalarının aynı sektörde, aynı amaca hizmet eden ve birbiri yerine ikame edilebilir ürünler üzerinde kullanıldığını, ilgili tüketici kesiminin çiftçiler ve bahçecilikle uğraşan kişilerden oluştuğunu, bu kesimin düşük ve orta dikkat seviyesine sahip bulunduğunu, ürünlerin aynı satış kanallarında ve aynı raflarda yan yana sunulabilecek nitelikte olduğunu, karıştırılma ve ilişkilendirilme ihtimalinin tüm tüketiciler bakımından değil bir kısım tüketici bakımından dahi mevcut olmasının yeterli olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin mallarını ithal ettiğini ve sektörde rakibi olduğunu, bu durumun başvurunun kötü niyetli olduğu iddiasını desteklediğini, ... markasının özgün ve yüksek ayırt ediciliğe sahip bulunduğunu ve ... ibaresinin seri marka algısı yaratabilecek derecede yakınlaştığını ileri sürerek, ... ...’nun 19.03.2025 tarihli ve ... sayılı kararının iptalini ve ... sayılı “...” markasının sicilden terkinini" talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: 2006 yılından bu yana tarım ilacı, kimyevi gübre ve bitki gelişim düzenleyicileri alanında faaliyet gösteren köklü ve sektörde bilinirliği bulunan bir şirket olduğunu, 25.02.2023 tarihinde 01 ve 35. sınıflarda tescil başvurusu yapılan “...” ibaresinin özgün ve ayırt edici nitelikte olduğunu, davacıya ait “...” markası ile görsel, işitsel ve kavramsal açıdan bütünsel değerlendirme sonucunda benzerlik taşımadığını, markaların yalnızca “...” harf grubunu ortak içermesinin tek başına karıştırılma ihtimali doğurmayacağını, markaların uzunluk, telaffuz, anlam ve bıraktıkları genel izlenim bakımından farklılaştığını, özellikle “...” ibaresinin ...’da “kitap” anlamına geldiğini, “...” ibaresinin ise anlamsal karşılığının bulunmadığını, başvuru kapsamındaki 01 ve 35. sınıflardaki ürün ve hizmetlerin profesyonel ve teknik bilgiye sahip, dikkat düzeyi ortalama veya ortalamanın üzerinde olan tüketici kitlesine hitap ettiğini, bu nedenle ilgili tüketicinin iki markayı aynı ticari kaynaktan geliyormuş gibi algılamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, markaların farklı pazarlara ve farklı ticari algılara hitap ettiğini, müvekkil şirketin ... nezdinde çok sayıda tescilli markası bulunduğunu ve “...” ibaresinin şirketin marka stratejisi kapsamında oluşturulduğunu, davacının kötü niyet iddiasının ise somut ve objektif delillerle ispatlanamadığını, salt benzerlik iddiasının kötü niyet sonucunu doğurmayacağını, ...’nın ... sayılı kararının hukuka uygun olduğunu ve davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas, SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapıldığı iddia ve itirazlarının nihai olarak reddi konusunda verilen ... sayılı ... kararının iptalinin, markanın tescili halinde terkini gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 21/03/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 16/05/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında;"... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve kötüniyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. İş bu itirazın konusunu oluşturan mal ve hizmetler şunlardır: "SINIF 01: Sanayide, bilim sahasında, fotoğrafçılıkta, tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. İşlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler. Yangın söndürücü maddeler. Kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar. SINIF 35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri." ....Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın ihtiva ettiği unsurlar ve bütün olarak bıraktığı izlenim itibariyle, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmadığından 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında yapılan itiraz haklı bulunmamıştır. Bunun yanında, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde somut ve elle tutulur delillere rastlanmadığından ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde bir kanaat de oluşmadığından, bu iddiaya dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR: İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle; Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı, İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı, Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markası ... ...

Mahkememize sunulan bilirkişi heyeti KÖK raporunda ÖZETLE; "SMK md. 6/1 kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davalıya ait ... sayılı “...” ibareli markanın 01. sınıfta yer alan mallarının, davacıya ait ... sayılı “...” markasının 01. sınıfta yer alan(özellikle “gübreler”, “tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar”, “zirai ve bitki besleyici kimyasal ürünler”) malları ile AYNI MAL/HİZMET veya BENZER MAL/HİZMETLER niteliğinde olduğu, bununla birlikte taraf markalarının bütüncül değerlendirilmesi neticesinde görsel, işitsel ve kavramsal açıdan da benzerlik taşıdığı, bu nedenle markaların ortalama dikkat düzeyine sahip tüketiciler nezdinde aynı seri markaya ait olduğu, bağlı işletmeler arasında ekonomik bir ilişki bulunduğu veya aynı ticari kaynaktan çıktığı yönünde bir algı oluşturmasının muhtemel olduğu dolayısıyla taraf markaları arasında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, 2. Davacının SMK m. 6/9 kapsamında ileri sürdüğü kötü niyet iddiaları yönünden; dosya kapsamında davalının başvuruyu haksız yararlanma veya davacının marka tescil ve kullanımının engelleme amacıyla gerçekleştirdiğini ortaya koyan somut ve ikna edici delillerin bulunmadığı tarafımızca değerlendirilmiş olup, bu husustaki nihai değerlendirmenin Sayın Mahkeme’nin takdirinde olduğu, 3. Bu itibarla, SMK m. 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu kanaatine varıldığından, ....’nun ... sayılı kararının yerinde olmadığı ve iptalinin gerektiği ve hükümsüzlük şartlarının oluştuğu" şeklinde; Rapora itiraz üzerine alınan EK Raporda da " Davacıya ait .... sayılı “...” ibareli markanın kapsamında yer alan “hayvan gübresi, bitki besleyiciler, gübreler (doğal ve suni), zirai, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili kimyasal ürünler” ile davalıya ait ... sayılı “...” ibareli marka başvurusu kapsamında yer alan “gübreler ve topraklar” ile “tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar” arasında aynı kullanım alanına, benzer amaca, benzer tüketici kitlesine ve benzer ticari dolaşım kanallarına hitap etmeleri nedeniyle yüksek derecede benzerlik ve kısmen ayniyet bulunduğu, Davalı başvurusu kapsamında yer alan “sanayide kullanılan kimyasallar”, “bilim sahasında kullanılan kimyasallar”, “fotoğrafçılıkta kullanılan kimyasallar”, “işlenmemiş suni reçineler ve işlenmemiş plastikler”, “yangın söndürücü maddeler” ile “kırtasiye, tıbbi ve ev içi kullanım amaçlı olanlar hariç yapıştırıcılar” bakımından ise kullanım amacı, kullanım alanı, hedef üketici kitlesi, ticari kaynak algısı ve pazarlanma biçimleri dikkate alındığında, davacı arkasının koruma kapsamındaki mallarla benzer veya türdeş nitelikte oldukları sonucuna ulaşılmasının mümkün olmadığı, Davalı başvurusunda yer alan 35. sınıftaki “reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri” bakımından, davacı markasının koruma kapsamındaki mallarla doğrudan ayniyet veya türdeşlik ilişkisinin bulunmadığı; ancak söz konusu hizmetlerin davalı başvurusu kapsamındaki 01. Sınıf malların tanıtımı, pazarlanması ve ticari dolaşıma sunulmasına yönelik olması nedeniyle, aynı ekonomik faaliyet alanı içerisinde tamamlayıcı ve destekleyi lişki içerisinde bulunduğu, Taraf markalarının görsel ve işitsel açıdan belirgin düzeyde benzerlik gösterdiği, kavramsal farklılığın ise bu benzerliği tamamen ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı. İlgili tüketici kitlesin ve profesyonel unsurlar içeren, görece dikkatli bir alıcı profiline sahip olduğu kabul edilmekle birlikte, bu durumun somut olayda tespit edilen mal ve işaret benzerliğinin etkisini tamamen ortadan kaldıracak düzeyde ayrıştırıcı bir unsur olarak değerlendirilemeyeceği, Bu çerçevede, özellikle davacı markası kapsamındaki “hayvan gübresi, bitki besleyiciler, gübreler (doğal ve suni), zirai, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili kimyasal ürünler” ile davalı başvurusu kapsamındaki “gübreler ve topraklar” ve “tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar? yönünden, taraf markaları arasında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, SMK m. 6/9 kapsamında ise, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını kesin ve yeterli şekilde ortaya koyan somut ve ikna edici delillerin dosya kapsamında mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir. Davalı firma vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden bilirkişi kök raporunda sayfa 4-5 deki tabloda ....aşvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 01. Sınıftaki " ... tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. " mallarında taraf markaları arasında KISMEN emtia benzerliği de oluştuğu; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından yukarıda belirtilen davacının " ... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının "... " ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle yukarıda belirtilen emtialarda başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği bu açılardan kısmen SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Bunun dışında emtialarda ise emtia benzerliği şartı gerçekleşmediğinden SMK 6/1 maddesindeki koşul da oluşmadığı; Diğer yönden Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durum yukarıda anlatılan kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1- Davanın kısmen kabulüne, 2- Dava konusu ...'nın ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 01. Sınıftaki " ... tarım, bahçecilik ve ormancılıkta kullanılan kimyasallar. Gübreler ve topraklar. " emtiaları yönünden ... kararının kısmen iptaline, markanın bu emtialar yönünden sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ...'ya müzekkere yazılmasına, 3- Diğer kısımlar yönünden davanın reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Davacının yaptığı 20.000,00 TL bilirkişi ücreti, 385,00 TL tebligat gideri, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 21.000,40 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 10.500,20 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.14/09/2026

Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır

Atıf: Diğer, E. 2025/212, K. 2025/212, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-212-e-2025-212-k-cccc0e7aea10