Diğer ·

2025/249 E. 2025/249 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/249
Karar No
2025/249
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/249 Esas - 2026/347

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/249 KARAR NO : 2026/347

DAVA : Marka ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 13/06/2025 KARAR TARİHİ : 09/09/2026 Yazım Tarihi: 28/09/2026 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirketin markası ile davalı şirketin markası arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını; 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesinin “Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.” hükmüne amir olduğunu; 6769 sayılı SMK’nin 6/1 maddesi anlamında benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu markaların tescilli oldukları sınıfların birbirine benzerliği olduğu, markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal ve hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçildiğini; eğer her iki koşul da gerçekleşmiş ise, markalar arasında iltibas olduğuna karar verileceğini; Markalar arasındaki benzerlik incelenirken, Markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları Görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, Çağrıştırma, Bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat, Malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, Markayı taşıyan mal veya hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman kriterlerinin de ele alınması gerektiğini; Yerleşik Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere; bir markanın bir başka marka ile benzer olup olmadığının müşterisi hafızasında bıraktığı imaja göre belirlendiğini; bir marka, hizmet veya malın, diğer bir marka, hizmet veya malla karşılaştırılarak benzerliği tespit edilirken marka, mal veya hizmete bütünsel bir açıdan yaklaşılmalı ve müşterileri nezdinde bıraktıkları izlenimin dikkate alınması gerektiğini; -İltibasın, kanunlarda tanımlanmamış olmakla birlikte öğretide “bir markanın aynen veya benzerinin kullanılması suretiyle, alıcı zihninde gerek emtiaların (veya hizmetlerin), gerekse müteşebbisin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırılması ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldüklerinin düşündürülmesi, bu yönden çağrışımlar yapması” olarak tanımlandığını; sadece alıcıların belirli bir mal veya hizmet yerine başka mal veya hizmeti almak istemeleri halinde değil; alıcıların mal veya hizmetlerin birbirinden farklı olduklarını anlamalarına rağmen, bunların kaynağının aynı işletme olduğuna veya malları satan yahut hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanmaları halinde de iltibas ihtimalinin bulunduğunu; dolayısıyla, iltibas bulunduğunun kabulü için işaretin marka ile bağlantı kurulmasına ve düşünsel olarak markayı çağrıştırmasına elverişli olması gerektiğinin anlaşıldığını; Karıştırılma ihtimalinin varlığının, 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca “halk” nezdinde olması gerektiğini; bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimalinin, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılması gerektiğini markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini; yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılması gerektiğini; benzerlikte görüşüne başvurulacak kişinin markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesi olduğunu; iltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının tespitinde, mal ve hizmetlerin aynı veya benzer alıcı çevresine hitap edip etmediklerine ve aynı veya benzer ihtiyaçları gidermede kullanılıp kullanılmadıklarına; markaların kullanıldığı mal veya hizmetin ekonomik değerine; bunların hitap ettiği alıcı grubunun sosyal ve ekonomik düzeyine ve orta yetenekteki alıcıların markanın kullanılacağı mal veya hizmetleri aldıkları sırada sarf edecekleri dikkat ve özene de bakıldığını; Gerçek hak sahipliğinin, temelde haksız rekabetin önlenmesi ve dürüstlük kuralı çerçevesinde gelişmiş bir ilke olduğunu, ticari hayatta belli bir isim ve logo ile tanınan, aktif olarak faaliyet gösteren ve tüketici kitlesinde belli oranda tanınırlık kazanan ticari işletmelerin sırf markasını tescil ettirmemiş olması nedeniyle hukuki korumadan mahrum kalması ve markasının başka işletmelerce tescili ile rekabetin zarar görmesi riski bu ilkenin ortadan kaldırıldığını; müvekkil şirketin, davalı şirketten çok daha önce marka başvurusunun kapsadığı mal ve hizmetle bağlantılı olarak ciddi ve gerçek bir kullanıma başlamış olduğunu; bu ciddi ve uzun süreli kullanım neticesinde "..." markasına ayırt edici nitelik kazandırarak marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğundan dava konusu ... kararının hukuka aykırı olduğunu; 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu markaların tescilli oldukları sınıfların birbirine benzerliği olduğunu; müvekkili şirketin marka tescil başvurusunda bulunduğu sınıf ile davalı şirketin tescilli markasının sınıfı birbirinden farklı olduğunu birbirine benzemediğini; aksinin kabulü halinde, markasını yalnızca üretime ilişkin olarak tescil ettirmiş bir kişinin, fiili kullanımını ispat etmeksizin, markasının aynısının ya da benzerinin tüm mal sınıflarında tesciline engel olabilmesi gibi bir sonucu doğuracağının ortaya çıkacağını bu hususun da hukuka aykırı olduğunu; Davalı şirketin itirazının kötüniyetli ve hakkın kötüye kullanımı olduğunu; Tüm bunlara göre; davalı ... ... 08.04.2025 tarihli ... sayılı kararının hukuka aykırı olduğundan iptali ile dava konusu ... başvuru numaralı marka tescil başvurusunun emtia listesindeki tüm emtialar yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacı şirketin, 16.01.1987 tarihinde ..., ... ve ... olmak üzere üç kardeş tarafından kurulduğunu; Üç kardeşin, “...” ibareli ayrı şirketler üzerinden ticaret yapmaya karar verdikten sonra, kardeşlerden davalı müvekkili şirketin ortağı ..., "... "den ayrılarak 16.12.1999 tarihinde, ... ile "...Say Tük Mal İth. İhr. Taah. Tic. Ltd. Şti." yi kurduğunu; kardeşlerden ...'in ise 06.07.2000 tarihinde ... ile "... Ltd. Şti."yi kurduğunu; böylece 20 yıldan fazla süreden beri, (ı) ... , (ıı) ...ve (ııı) ... AVİZE şirketlerinin “...” ibaresini ticaret unvanlarında kullanmaya ve ticaret unvanları açısından çatışmasız şekilde birlikte var olmaya devam ettirdiklerini; - Dava dilekçesinin HMK.m.114/1 (h) madde ve fıkrası göre usulden reddinin gerektiğini, çünkü; dava dilekçesi ile davalı ... ...’nın 08.04.2025 tarihli ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesinin talep edildiğini; davacının bu karara karşı dava açma hakkı bulunmadığını ve dava konusu yapılan kararın, taleple bağlılık ilkesi kapsamında dikkate alındığında zaten davacı lehine kısmen tescil kararına ilişkin olması nedeniyle davanın dinlenebilir olmadığının açık olduğunu; iptali talep edilen ... kararının iptalini talep etmede hukuki yararı bulunmadığını; Dava Şartları başlıklı HMK.m.114/1 (h) “Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması” hükmü gereğince davanın usulden reddinin gerekeceğini; davacının ... Sayılı ... kararının iptalini talep etmede hukuki yararı bulunmadığını; buna göre; HMK.m.114/1 (c) hükmü gereği davanın usulden reddinin gerekiğini; dava dilekçesinde, dava konusu ... başvuru numaralı marka başvurusunun tamamının tesciline karar verilmesi talep edildiğini; bu talebin Dava Şartları başlıklı HMK.m.114/1 (c) “Mahkemenin görevli olması.” hükmü gereğince; davanın usulden reddinin gerektiğini;, ..... No’lu “Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum Ve Kuruluşlar İle Diğer Kurum Ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” m.360/1 (a) hükmü gereğince, markaların mevzuat hükümleri uyarınca tescilini gerçekleştirme görevinin, ... ...’na verildiğini marka başvurusunun tamamının mahkeme tarafından tesciline karar verilmesi talebinin usul ve yasaya aykırı olduğundan, marka başvurusunun tamamının tescili talebinin usulden reddinin gerektiğini; Marka/işaret benzerliği ile mal/hizmet benzerliği koşulları birlikte oluştuğundan müvekkilinin itirazı üzerine marka başvurusunun SMK m. 6/1 hükmü gereğince, reddine karar verilmesinin doğru ve yerinde olduğunu; dava konusu marka başvurusunun SMK.m. 6/3 gereğince reddi kararının da doğru olduğunu; çünkü; mal/hizmetlerin benzer olduğunu; davalı ...'in ...’nın 15.02.2024 sayılı yayıma itirazlarının kısmi kabul-kısmi ret kararında SMK.m. 6/3 kapsamında yapılan inceleme sonucunda davalı müvekkili adına sunulan delillerden özellikle faturalardan ilgili markanın marka başvuru tarihinden önceki 5 yıl içinde aralıksız ve ciddi kullanımı haklı olarak tespit edildiğini; Her ne kadar, davalı ... ...’nın 15.02.2024 sayılı kararı ile davalı müvekkilinin 35. sınıf kapsamında yukarıda TABLO 3’te yer alan hizmetlerde kullanıldığı haklı olarak tespit edilmişse de, bir kısım malların satışı açısından davacının da eskiye dayalı kullanımı olduğu iddiası hatalı olarak kabul edildiğinden, dava konusu marka başvurusundan sadece, davacının eskiye dayalı kullandığını delillendiremediği TABLO 4’te yer alan hizmetler bakımından marka başvurusunun reddine karar verildiğini; 13.05.2024 tarih ve .... sayılı Marka İtiraza Karı Görüş Sorma dilekçelerinin 2-5.sayfalarındaki karşılaştırmalı tablolar ve ayrıntılı açıklamalarında da ifade ettikleri gerekçelerle davacının eskiye dayalı kullanım iddiasının sunduğu deliller ile ispatlanamadığını; bununla birlikte müvekkili şirketin, marka yönetim stratejisindeki öncelik planlaması nedeniyle aleyhe olan ... kararına karşı iptal davası açmayı tercih etmediğinden, davacının eskiye dayalı kullanımı ile ilgili hatalı kararın, işbu davanın konusu olmadığını; “...” ibaresinin somut olayda yer alan mal ve hizmetler açısından yaygın kullanılan ve zayıf bir marka haline gelmediğini; ... marka veri tabanı incelendiğinde, “...” ibareli marka başvurularının büyük bir kısmının tescil edilemediği, tescilli olanlar da ise “...” ibaresinin tek başına esas unsur olarak yer almadığı ve/ya somut olaydaki mal ve hizmetlerden farklı olduğu anlaşılacak şekilde olduğunu; açıklanan gerekçe ile dava dilekçesindeki “...” ibaresinin zayıf bir marka olduğu iddiasının maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu; Tüm bunlara göre; davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı davasının, davadaki tüm talepler yönünden davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın ... başvuru sayılı markasına yönelik davalı firmanın itirazı üzerine başvuru kapsamından bazı emtiaların çıkartılmasına yönelik .... SMK 6/1 maddesine göre değerlendirme yapılarak 15/02/2024 tarihli kararına yönelik davacı firmanın kısmi red kararına yönelik yapmış olduğu itirazı ile ilgili olarak ... sayılı (08/04/2025 tarihli) ... Kararının iptalinin gerekip gerekmediği , davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinde SMK 6/3 maddesine bağlı eskiye dayalı kullanım, SMK 6/9 maddesine göre davalı itirazının kötü niyetli yapıldığı iddia ve itirazlarının alınan ... Kararına ve davaya etki edip etmeyeceği, noktasında anlaşılmıştır. ... kararının 18/04/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 13/06/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... dayanıklı tüketim malları" ibareli başvurunun ... sayılı"...ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1 ve 6/3 maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı,başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile ... sayılı "... ...” ibareli markanın, ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline neden olabilecek şekilde benzer oldukları kanaatine varılmıştır. Bunun yanısıra, başvurunun eşya listesi kapsamından çıkartılan "SINIF 35:Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İklimlendirme ve havalandırma cihazları. Soğutucular ve dondurucular. Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetler ile benzer malların, ... sayılı "... ..." ibareli markanın eşya listesi kapsamında, yer aldığı belirlenmiştir. Markaların benzerliği ve mallar/hizmetlerin benzer olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, işbu başvuru ile ... sayılı "... ..." ibareli marka arasında, yukarıda sayılan hizmetler bakımından, 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varıldığından, .... verilen karar yerinde görülmüştür. Bilindiği gibi SMK'nın 6/3 maddesi "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir" hükmüne amirdir. ... ŞİRKETİ tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde, çekişme konusu markanın 2018 yılından beri "SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler; yıkama makineleri (çamaşır/bulaşık yıkama makineleri, ısıtmalı olmayan santrifüjlü çamaşır kurutma makineleri dahil); zemin, halı veya döşeme temizleme amaçlı elektrikli makineler, elektrikli irgeler ve bunların parçaları. Elektrikli-elektriksiz, buharlı ütüler. Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri). İklimlendirme ve havalandırma cihazları. Soğutucular ve dondurucular. Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)" bakımından kullanıldığı tespit edilmişti. Buna karşın, ... ŞİRKETİ tarafından sunulan delillerin incelenmesi neticesinde, başvuru sahibinin çekişme konusu markayı, muterizin kullanım tarihinden daha öncesinde "SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Doğrama, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler; yıkama makineleri (çamaşır/bulaşık yıkama makineleri, ısıtmalı olmayan santrifüjlü çamaşır kurutma makineleri dahil); zemin, halı veya döşeme temizleme amaçlı elektrikli makineler, elektrikli süpürgeler ve bunların parçaları. İklimlendirme ve havalandırma cihazları. Soğutucular ve dondurucular. Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) bakımından kullanıma konu ettiği tespit edilmiştir. Bu çerçevede yapılan değerlendirme neticesinde, başvurunun eşya listesi kapsamından çıkartılan "SINIF 35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrikli-elektriksiz, buharlı ütüler. Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir." hizmetler bakımından 6769 s. SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında verilen karar yerinde görülmüştür. Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir. KARAR İtirazın reddine oybirliğiyle karar verilmiştir." ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.

Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markası ...+... ... ...

15/03/2026 tarihli Bilirkişi heyeti KÖK Raporunda ÖZETLE; " Dava konusu davacı şirkete ait ... sayılı "...+... " unsurlu markasının emtia listesinde yer alan 35. Sınıfa giren "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görüp satın alabilmeleri için (11. Sınıf: Elektrikli-elektriksiz, buharlı ütüler. Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri). İklimlendirme ve havalandırma cihazları. Soğutucular ve dondurucular. Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları, mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri" ile davalı şirketin itirazına mesned aldığı ... numara ile tescilli "... ..." markasının emtia listesinde yer alan 11. Sınıfa giren "Klimatizasyon ve havalandırma cihazları, soğutucular,pişirme ve kaynatmada kullanılan elektrikli aletler, makine ve cihazlar." yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 madde ve fıkrası uyarınca benzerlik arz ettiği, karıştırılma/iltibas ihtimalinin bulunduğu; Taraf markaları arasında ""SINIF35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrikli-elektriksiz, buharlı ütüler. Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetler bakımından 6769 sayılı SMK’nın 6/3 madde ve fıkrası koşullarının oluşmadığı ; Taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/9 madde ve fıkrası koşullarının oluşmadığı; davacı şirketin kötüniyetli olmadığı; Dava konusu davalı ...'in 08.04.2025 tarihli ... sayılı ... kararının "SINIF35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrikli-elektriksiz, buharlı ütüler. Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetler bakımından yerinde olmadığı; " şeklinde ifade edilmiştir. Sadece marka başvuru işlem dosyasına sunulan delil ve belgeler üzerinde değerlendirme yapılması gerektiğinden hareketle dosyanın aynı bilirkişi heyetine tevdi edilerek tarafların karşılıklı yansıttıkları itirazlar da değerlendirilerek ek rapor alınması yönüne gidilmiştir. 08.06.2026 tarihli EK raporda " ..." ibaresinin zayıf bir ibare olmadığı; Türkçe'de herhangi bir anlam ifade etmediği; taraf markalarında özel bir isim olarak yer aldığı; taraf markaları arasında "..." ibaresinden dolayı işaret benzerliği olduğu, bu ibarelerin sonuna getirilen diğer tali unsurlar-kelimeler ile birlikte markaların genel görünümleri itibariyle de BİR BÜTÜN olarak benzerlik arz ettiği; Asıl-Kök Raporun 33-37 sayfalarında açıklamalı ve atıfta bulunulan emsal kararlar muvacehesinde; Bu hususların; Heyet olarak Asıl-Kök Rapor'da ilmi, objektif ve müdellel olarak gerekçeleri ile karşılandığı, bu nedenle, Bilirkişi heyeti olarak dava dosyasına sunmuş olduğumuz Asıl-Kök Rapor'daki tespit ve değerlendirmelerimizin-görüşlerimizin aynen geçerli olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır.

19.03.1988

tarihli 164 sayılı davacı şirket (Eski Unvan) "... Ticaret Ltd. Şti. tarafından " ... Şirketi " adına düzenlenen faturanın tetkikinden 13 adet farklı modellerde Avize 'nin 15.232.000.-TL

'ye satışının yapıldığı; Faturaların düzenlendiği tarihlere bakıldığında; bir kısmının davalı şirketin kuruluş tarihinden çok önce (16.02.1999 kuruluş tarihi) ve dahi davalı şirketin itirazına mesned aldığı ... numara ile tescilli markasının başvuru tarihi olan 29.12.1999 tarihinden önce düzenlendiği, bu meyanda, davacı şirket tarafından o tarihlerde mağazacılık sektöründe kullanıldığı tespit edilmiştir. Davalı şirketin 6769 sayılı SMK'nın 6/3 madde ve fıkrasını mesned alarak yaptığı itiraz ekinde sunduğu faturalar incelendiğinde ise; davacının faturaları düzenlediği tarihlerden önce (1988, 1992 ve 1999 yılları) bu ürünlerin (Aydınlatma Cihazı ve Ütü) satışına ait herhangi bir faturaya rastlanmadığı; Muteriz eden davalı şirketin bu ürünler üzerinde, davacı şirketin daha önceki kullanımlarından dolayı, 6769 sayılı SMK'nın 6/3 madde ve fıkrası uyarınca önceye dayalı bir hak iddia edemeyeceği sonuç ve kanaatine varıldığı; 15.03.2026 tarihli Bilirkişi Heyeti olarak tanzim ve imza olunan Kök-Asıl Rapor'da belirtilmiş idi. " şeklinde; 29.06.2026 tarihli EK 2 rapor'da ise "Diğer davalı ... ... nezdinde dava konusu marka işlem dosyası üzerinde yapılan inceleme neticesinde; yukarıda belirtilen 3 faturanın yer almadığı,-bulunmadığı, davacı şirket tarafından dava dilekçesi ekinde bu faturaların sunulduğu tespit edilmiştir. .... . HD'nin 11.10.2024 tarihli .... sayılı İlamında, aynen, ".......SMK'nın 19/2. maddesi ise "6. maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye'de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." hükmünü havidir.....Redde mesnet marka sahibi ......Şirketin, ...'nın kararına itiraz dilekçesi ekinde kullanımla ilgili sunduğu yeni delillerin de süresinden sonra ibraz edilmesi nedeniyle dikkate alınması mümkün değildir. Bu duruma göre, ilk derece mahkemesince...... Şirketin redde mesnet markasının kullanımını ispatlayamadığından SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas değerlendirmesinde dikkate alınması mümkün bulunmadığından,....dava konusu ... kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, redde mesnet markanın ....... kullanıldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır......"(Redde Mesnet Marka Sahibi Davalı Şirketin ...'nın Kararına İtiraz Dilekçesi Ekinde Kullanımla İlgili Sunduğu Yeni Delillerin de Süresinden Sonra İbraz Edilmesi Nedeniyle Dikkate Alınmasının Mümkün Olmadığı -Marka Başvurusunun Kısmen Reddine Dair ... Kararının İptali İstemi/İlk Derece Mahkemesince Davalı Şirketin Redde Mesnet Markasının Kullanımını İspatlayamadığından SMK'nın 6/1. Maddesi Kapsamında İltibas Değerlendirmesinde Dikkate Alınması Mümkün Bulunmadığı) şeklindeki tespit ve değerlendirmeler de göz önünde bulundurularak; Davalı ...'ten sorulmasına müteakip, cevaben; ilgili faturaların dava konusu marka tescil-işlem başvuru dosyasında bulunmaması nedeniyle; 15.03.2026 tarihli Asıl-Kök Bilirkişi Heyeti Raporu'nun "Sonuç" Bölümünde değişikliğe gidilerek; Taraf markaları arasında ""SINIF35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrikli-elektriksiz, buharlı ütüler. Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetler bakımından 6769 sayılı SMK’nın 6/3 madde ve fıkrası koşullarının oluştuğu; ve Dava konusu davalı ...'in 08.04.2025 tarihli ... sayılı ... kararının "SINIF35: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Elektrikli-elektriksiz, buharlı ütüler. Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetler bakımından yerinde olduğu; Sonuç ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının "...+... " ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " ... ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden başvurunun kapsamındaki Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İklimlendirme ve havalandırma cihazları. Soğutucular ve dondurucular. Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetler davalı markasında da aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı bir şekilde yer aldığı bilirkişi raporunda da gösterildiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "...+... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının " ... ... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından yukarıdaki emtialarda davalının " ... ... " ibareli tescilli markalı mallarından/hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davacının "...+... " ibareli başvuru markalı malları /hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; işaretsel benzerlik nedeniyle yukarıdaki emtialarda ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceğinden ve taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiası ile davalı itirazının SMK 6/9 maddesine kötü niyetli olduğu iddiaları hakkındaki düzenlemeler kendi başvurusu için değil başkasının markasını engelleyen düzenlemeler olduğundan oluşan sonuca etkisi de olmadığı; Sonucuna varılmıştır. Neticeden dava reddedilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.09/09/2026

Katip .... Hakim .... E- imzalıdır E- imzalıdır

Atıf: Diğer, E. 2025/249, K. 2025/249, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-249-e-2025-249-k-d9c34d8c82cd