Diğer ·

2025/256 E. 2025/256 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2025/256
Karar No
2025/256
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/256 Esas - 2026/51 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/256 KARAR NO : 2026/51

.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 19/06/2025 KARAR TARİHİ : 05/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin 1961 yılından beri bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler ve benzeri ürünlerin üretimi, ithali ve ihracı ile ilgili faaliyet gösterdiğini, kalitenin simgesi haline geldiğini,...markasının tanınmış marka olduğunu, ... ibareli markaların sahibi olduğunu, 1998’den beri bu markayı kullanmakta olduklarını, müvekkilinin müktesep hakkı bulunduğunu, dava konusu.... başvurusunun seri marka olduğunu beyan ederek ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; kurumun kararının yerinde olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında,... Kararının iptali koşullarının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu ....ibareli markalar ile aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca kısmen reddine yönelik.... Başkanlığı kararına karşı yapılan itiraz incelenmiştir. 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler marka olarak tescil edilemez. Buna göre, bir işaretin 5/1-(ç) bendi kapsamında değerlendirilebilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlardan birincisi, başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kada benzer olması; ikincisi ise başvuruya konu marka ile önceden tescilli/başvurusu yapılmış markanın kapsamında aynı veya aynı tür mal / hizmetlerin bulunmasıdır. Bu hususlar çerçevesinde yapılan incelemede, işbu başvuru ile kısmen reddine gerekçe olarak gösterilen ...." ibareli markaların redde konu mallar yönünden aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca, kısmi ret kararına konu mallarla aynı veya aynı türdeki malların kısmi ret gerekçesi markaların kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, başvuru hakkında 6769 s. SMK'nın 5/1-(ç) bendi uyarınca verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüş ve başvuru sahibinin itirazının reddi gerekmiştir. ....: İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.” biçiminde karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; İLGİLİ TÜKETİCİ Değerlendirmelere geçmeden önce, tüketici kitlesinin belirlenmesi gerekmektedir. “Ortalama tüketici markayı bütün olarak algılar, markanın çeşitli unsurlarını detaylara girerek analiz etmez. (....Ayrıca, ortalama tüketicinin nadiren farklı markalar arasında doğrudan karşılaştırma yapma şansının olduğu fakat zihninde tuttuğu yetersiz görüntüleri yerleştirdiği de dikkate alınmalıdır. Ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin mal veya hizmetlerin kategorisine göre çeşitlilik gösterdiği de akılda tutulmalıdır. (.... Dava konusu mallar makul derecede bilgili, gözlemci ve ihtiyatlı kabul edilen ortalama tüketiciye yöneliktir. 6769 SAYILI SMK’NIN 5(1)(ç) MADDESİ KAPSAMI; 6769 sayılı SMK’nın marka tescilinde mutlak red nedenlerine ilişkin 5(1)(ç) maddesine göre “Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler” marka olarak tescil edilmez. Bu kapsamda belirtilen, iki koşulun birlikte varlığıdır: Mal ve/veya hizmetlerin aynı/ aynı tür olması, Markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması. Her iki koşulun birlikte sağlanması halinde, sonraki tarihli başvuru, çakışan mal ve/veya hizmetler yönünden kısmen veya tamamen reddedilir. Markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması: “Aynı” markalar, birbirleri ile görsel olarak aynı olan ve tüketiciler tarafından birbirinden ayırt edilmesini sağlayacak unsurları bulunmayan markalardır. Farklı yazı karakterleri veya farklı renklere sahip olmaları, markaların “ayniyet” kavramını değiştirmez. “Ayırt edilemeyecek kadar benzer” markalar ise, aralarındaki farklılıkların ortalama tüketici açısından ilk bakışta veya kolayca fark edilemeyecek düzeyde, yani ihmal edilebilir önemde olmasıdır. Bu durumda, tüketici markalar arasındaki farklılıklara rağmen, markanın üzerinde kullanıldığı mal veya hizmetin aynı kişi ve/veya firmaya ait olduğunu sanacaktır. Mal ve/veya hizmetlerin aynı/aynı tür olması: Sınıflandırma tebliğindeki her bir grupta yer alan mal/hizmetin, birbirleri ile aynı/aynı türde olduğu kabul edilmektedir. MARKALARIN MAL VE HİZMET KAPSAMLARININ KARŞILAŞTIRILMASI; Sınıflandırmada, tüm hayat içinde karşılaşılabilecek mal ve hizmetler bulunduğundan, her biri bir şekilde birbiriyle ilişkilendirilebilir. Bu ilişki ne kadar dolaylı ise, benzerlik o kadar uzaktır. Sınıflandırma tebliği idari amaçlı olduğundan, farklı sınıflarda yer alan mal ve / veya hizmetlerin farklı olduğu doğrudan söylenemez. Aynı şekilde, aynı sınıfta yer alan her malın benzer veya aynı tür olduğu da doğrudan söylenemez. Benzerliğin kabulü için, mal ve / veya hizmetin doğası, kullanım amacı, satış ve dağıtım kanalları, tüketici kitlesi gibi birçok ayrıntının göz önünde bulundurulması gerekir: “Söz konusu malların benzerliğine ilişkin değerlendirme, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılmalıdır. Bu özellikler, doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerir... “Tamamlayıcı" kavramı, iki mal ve / veya hizmetin birlikte kullanılması anlamına genişletilebilecek bir kavram değildir. Söz konusu mal ve hizmetler arasında yakın bir ilişki gerektirir. Bu ilişki öyle olmalıdır ki birinin kullanımı diğeri için zorunlu olmalıdır. .... “Ayrıca sadece mallar ve hizmetler kendi içlerinde birbirleriyle değil, çapraz olarak mal ve hizmetler de birbiriyle ilişkilendirilebilir ve benzer görülebilir. ‘Malların karşılaştırılmasına ilişkin ilkeler, hizmetler ve mal ve hizmetler arasında karşılaştırma için de uygulanabilir. Malların doğası ne-deniyle hizmetler farklı olmalarına karşın, yine de birbirlerini tamamlayıcı olabilirler. Örneğin malların bakımı ile kendileri birbirinin tamamlayıcısıdır veya söz konusu hizmetler mallarla aynı amaç veya kullanıma sahip olabilir ve bu nedenle birbirleriyle rekabet edebilirler. Böylece, bazı durumlarda, mal ve hizmetler benzer bulunabilir.”.... Mal ve hizmet karşılaştırmasında benzerlikler, yukarıdaki alıntıda da belirtildiği gibi birçok ayrıntı dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Yukarıda sözü edilen mal ve hizmet ilişkilerine ilişkin değerlendirmede, malların doğası, kullanım amacı, kullanım yöntemi gibi çeşitli parametreler dikkate alınır: “Bu durumda, mal ve hizmetlerin karşılaştırılmasına ilişkin ilkeler şu şekilde özetlenebilir: Doğası: Mal veya hizmetin temel özelliği, ne olduğudur. Örneğin “süt” bir gıda ürünüdür. Kullanım amacı: Mal veya hizmetin varoluş amacıdır. Kullanım yöntemi: Amaca ulaşmak için mal veya hizmetin nasıl kullanılacağıdır. Tamamlayıcı olma: Biri diğeri için zorunlu olacak şekilde yakından ilişkili olması halidir. Rekabette olma: Mal veya hizmetin aralarında rekabet olması ve birinin diğeri yerine kullanılabilmesi halidir. Dağıtım kanalları: Mal veya hizmetin dağıtım kanalı aynıysa, aynı piyasada olmaları daha olasıdır.” Dava konusu markada yer alan “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri, laktozsuz sütler” tereyağı ile aynı alt grupta olduğundan aynı / aynı tür olarak değerlendirilmektedir. Söz konusu markalar açısından “ 6769 sayılı SMK’nın 5(1)(ç) maddesi kapsamında" başlığı altında belirtilen ilk şart olan malların aynı / aynı tür olması şartının sağlandığı, Red gerekçesi markaların dava konusu marka için tescil engeli oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi için, ikinci şart olan marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Markaların karşılaştırılması için, öncelikle asıl unsurlarının belirlenmesi gerekmektedir. Asıl unsurların “kelime” olması halinde markaların kök kelimesinin belirlenerek, eklerin başlı başına ayırt ediciliği olup olmadığı değerlendirilmelidir. “Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak yapılmalıdır.” ... Dava konusu marka, beyaz zemin üzerine, mavi renkte, büyük harflerle “...” kelimesinden oluşmaktadır. Stilize yazı şekli bulunmakla birlikte, belirgin bir fark yaratacak nitelikte bir özelliği bulunmamaktadır. Red gerekçesi markanın daha belirgin bir yazım şekli olsa da markaların kelime unsurunun ayniyetini ilk bakışta birbirinden ayıracak bir farklılık doğmamaktadır. Diğer red gerekçesi markalar kelime markasıdır. Görsel unsurların, markanın bütünsel algısını önemli ölçüde farklılaştırdığı durumda ayniyet / ayırt edilemeyecek benzerlik ortadan kalkmaktaysa da somut olayda bu durumun mevcut olmadığı, “Her ne kadar ayrı bir hüküm değilse de, aynı veya ayırt edilemeyecek benzerlik kavramına değinilen AB kararları da bulunmaktadır.... değerlendirmesinde de ayniyetin veya ayırt edilemeyecek derecedeki benzerliğin söz konusu olması için, “sonraki markanın, herhangi bir değişiklik veya ilave içermeyecek şekilde, önceki markanın tüm esas unsurlarını kapsaması ve markalar bütün olarak değerlendirildiğinde, aradaki farklılıkların ortalama tüketici tarafından gözden kaçırılabilir nitelikte olması” gerekmektedir. (....

Dava konusu marka ve red gerekçesi markaların ... kelimesini farklılaştıracak ek bir unsur içermediği, kelimelerin aynı olduğu, bu nedenle asıl unsurlarının aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları, söz konusu markalar açısından “6769 sayılı SMK’nın 5(1)(ç) maddesi kapsamında” başlığı altında belirtilen ikinci şart olan markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması şartının sağlandığı, MÜKTESEP HAK İDDİASI ; Tescilli markadan sağlanan haklar yönünden, bu hakkı sağlayabilecek nitelikteki önceki tescille ilgili özellikler bulunmaktadır... kararlarında kazanılmış hak sağlayan önceki markaların belirlenmesi yönünden bazı ölçütler getirilmiştir. Buna göre, öncelikle kazanılmış hak sağlayan markanın tescilli olarak uzun süre kullanılması, bir başka deyişle kullanım ve tescilinin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkmış olması, kabullenilmesi gerekir. İkinci olarak, bu markaya dayalı olarak yapılan başvurunun da kazanılmış hak sağlayan markanın asli unsuru korunarak, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması aranacaktır. Zira önceki markanın asli unsuru dahi değişmiş ise bu artık yeni bir marka başvurusu olacağından önceki markanın zaman içindeki değişikliklere uyarlanması için yapılmış bir başvuru olduğu kabul edilemez. Son olarak, sonraki başvurunun önceki markanın kapsadığı mal / hizmet ile aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri içermesi, kapsamını genişletme yoluna gitmemesi zorunludur. Önceki markalara dayalı kazanılmış hak, sadece önceden tescilli mal ve hizmetlerden sağlanır. Dolayısıyla, ilgili başlık altında açıklanan şartlar sağlanırsa, söz konusu marka sadece tescil kapsamındaki aynı mal ve hizmetler için kazanılmış hak sağlayabilecektir. Bunun en önemli nedeni, sınıflandırma listesinin idari amaçlı bir liste olup bağlayıcı olmamasıdır. Bugün 9.sınıfta olan bir mal, yarın 11. Sınıfta olabilir. Bu durumda, söz konusu malın tüm grup için sahibine hak sağlaması mümkün değildir. Çünkü kazanılmış hak, daha önce de sözü edildiği gibi benzerlik değerlendirmesinden, karıştırılma olasılığından tamamen farklı, kendine özgü bir konudur. “Somut olayda, davacı adına tescil başvurusu yapılan ... sayılı işaret "..." harfleri ve "kaplumbağa" şeklinden, davalı şirketin itiraza mesnet markaları ise ayrı ayrı ayırt edicilikleri bulunan "D'S" harfleri ve "..." ibarelerinden oluşmaktadır. Taraflara ait işaretlerin ayırt edici unsurları arasında yer alan "..." ... ibareleri arasında ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimaline sebep olacak derecede yüksek bir benzerlik bulunmakta olup "..." unsurlu başvuru markasına bir başka ayırt edici unsur olan "kaplumbağa" şeklini ilave etmek suretiyle işarete ayırt edicilik kazandırılması mümkün olmadığından mahkemenin, işaretler arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b bendi uyarınca benzerlik bulunmadığı, yönündeki gerekçesi yerinde olmamış, bu nedenle davalı şirket vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir. 2-) Mahkemece, davacının "..." unsurlu önceki tescilli markaları sebebiyle de seri marka tescil hakkının bulunduğu kabul edilmiş ise de Dairemiz yerleşik kararları uyarınca, marka sahibinin markasını gençleştirme ve seri marka oluşturma hakkı vardır. Bununla birlikte tescil ettirilmek istenen yeni marka ile 3. kişilerin önceden tescil ettirdiği markalara yanaşılmaması, önceki markanın özgün ayırt edici unsurunun korunması gerekir. Somut olayda ise davacının önceki tescilli markaları "... ..." ibaresinden oluşmakta ise de somut olaydaki başvuruya konu işarette "..." ibaresi yer almamakta, sadece "..." harfleri ile "kaplumbağa" şeklinden oluştuğundan, davaya konu başvurunun önceki "... ..." unsurlu markaların serisi olduğu ve davacının kazanılmış hakkının bulunduğundan söz edilemez. Mahkemece anılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı şirket vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 15.11.2017 tarihli ... Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir “ “Somut olayda da davacının müktesep hak iddiasında bulunduğu markalarının tamamının.... ... + logo" unsurlarından oluştuğu, buna mukabil başvuru markasında ... unsurlarının çıkarılarak yalın "..." ibaresi ile tescil kapsam mallar bakımından tanımlayıcı "...baresinin eklendiği; bu suretle itiraz ve ret gerekçesi olan ve yalın ..." ibaresinden oluşan davalı şirket adına tescilli mesnet markalara yanaşılmak suretiyle söz konusu markaların ayırt ediciliklerine ve köken bildirme özelliklerine zarar verildiği, bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin varlığının kabulü gerekirken hatalı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.” Yukarıdaki kararlardan hareketle, .... sayılı markalar geçersizdir. Davacının neredeyse tüm markaları ek unsurlar içermekte olup marka işaretleri yönünden yukarıda sözü edilen şartları sağlamamaktadır... sayılı .... ibareli markanın dava konusu mallar yönünden fiili olarak kullanıldığı ve kullanım yoluyla taraflar arasında çekişme konusu olmaktan çıktığını gösterir herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bu nedenle dava konusu “29.05 Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri, laktozsuz sütler, (tereyağı dahil), 29.09 Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin” mallarını içermekle birlikte anılan markanın, müktesep hak sağlamayacak olduğu, Netice itibariyle, Dava konusu malların .... sayılı markalar kapsamındaki mallarla aynı / aynı tür olduğu, Red gerekçesi markaların, dava konusu marka ile ayırt edilemeyecek benzerlikte olduğu, Dosya kapsamında açıklanan gerekçelerle davacının müktesep hakkı bulunmadığı, Dava konusu... kararının yerinde olduğu sonuçlarına ulaşılmış , davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.

Kâtip Hâkim ... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

Atıf: Diğer, E. 2025/256, K. 2025/256, T. 05.02.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2025-256-e-2025-256-k-bba05012843b