Diğer ·
1943/21 E. 1945/9 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 1943/21
- Karar No
- 1945/9
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2021/752 KARAR NO: 2024/1558 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/03/2021 NUMARASI: 2018/380 Esas - 2021/240 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024 Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacılar vekili Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben sunduğu, 19/07/2017 günlü dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı bulunan, ... plaka sayılı aracın, sebebiyet verdiği 08/09/2010 günlü tek taraflı trafik kazasında, sigortalı araç sürücüsü olan ve vekil edenlerinin oğlu bulunan, ...'ın hayatını kaybettiğini, ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (belirsiz alacak), her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00-TL olmak üzere toplam 2.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiş; 15/06/2020 günlü talep arttırım dilekçesi ile de, davacı anne ve baba için destek tazminatına ilişkin istek miktarını ayrı ayrı 8.313,79-TL'ye (toplam 16.620,58-TL) çıkarttıklarını açıklamıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/508 Esasına kayıtlanan iş bu davanın yargılaması sonucunda, mahkemece; yetkisizlik kararı verilerek, "yargılama giderleri ve vekalet ücretinin" yetkili yer mahkemesi tarafından değerlendirilmesine hükmedilmiş ve bu kararın yasa yoluna başvuru olmaksızın 13/03/2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine, taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin dosya, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/380 Esasına kaydedilmiştir. İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda da; -Davacı ... tarafından, davalı aleyhine açılan davanın kabulüne; 8.313,79 TL [destek ...'ın vefatı nedeniyle] destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı ... tarafından, davalı aleyhine açılan davanın kabulüne; 8.313,79 TL [destek ...'ın vefatı nedeniyle] destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davalı Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi davasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca 2.180,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, karar verilmiş; davacılar vekili tarafından davanın kabulüne karar verilmesine rağmen, davalı sigorta şirketinin yetkisiz mahkemede kendisini vekille temsil ettirdiği gerekçesiyle, lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen, ölüm olayına dayanılarak açılmış, destekten yoksun kalma tazminatı isteğine ilişkin olup, dava kabulle sonuçlanmıştır. Genel olarak yargılama giderleri, bir davanın açılması, uyuşmazlığın esasını çözmeye yönelik belli bazı işlemlerin yapılması ve sonuçlandırılması için ödenmesi gereken paradır. Yargılama giderlerinin kapsamı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 323. (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 423.) maddesinde açıklanmıştır. Anılan maddede yargılama giderleri: “celse, karar ve ilam harçları; dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri; dosya ve sair evrak giderleri; geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlemesine ilişkin giderler; keşif giderleri; tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler; resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler; vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hakimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu halde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap edilmek veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti (ğ bendi); yargılama sırasında yapılan diğer giderler” şeklinde sıralanmıştır. Yargılama harç ve giderlerinden sorumluluk ancak davanın bitiminde söz konusu olur. Dolayısıyla kural olarak ancak esasa ilişkin nihai kararlarla birlikte yargılama harç ve giderlerine hükmolunur. Ancak istisnai olarak usule ilişkin nihai kararlarda da dava sona eriyor ise, dosya başka bir mahkemeye gönderilmiyorsa, derdestlik nedeniyle davanın usulden reddi durumunda olduğu gibi, yargılama giderlerine hükmedilmelidir (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s. 606; (Kuru, B./Arslan, R./Yılmaz, E.: Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, 24. Bası, Ankara 2013, s:702, 703). Bu genel açıklamalardan sonra uyuşmazlığın temeli olan 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının değerlendirilmesi gerekmektedir. Sözü edilen fıkrada; "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararlarından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder" denilmekte olup; söz konusu bu hüküm, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda (HMUK) yer almayan, 6100 sayılı HMK'nın getirdiği bir yenilik olarak karşımıza çıkmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, 1086 sayılı HMUK'un yürürlükte olduğu dönemde Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 25.04.1945 tarih ve 1943/21 E., 1945/9 K. sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gereğince "yargılama masraflarıyla avukatlık ücretine dair olan istemlerin görevsizlik yahut yetkisizlik kararı veren mahkemece hüküm altına alınmasının gerekli olduğu" belirtildiğinden uygulamada görevsiz veya yetkisiz mahkemece harca, yargılama giderlerine ve vekille temsil edildiği taktirde davalı/davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin yasal zorunluluk olduğu kabul edilmekteydi. 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihinden sonra ise "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlığı altında düzenlenen HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrası ile yargılamanın tekliği esası benimsenmiş ve görevsiz/yetkisiz mahkemece yargılama giderlerine hükmedilmeyeceği kabul edilmiştir. Diğer bir anlatımla görevsizlik ve yetkisizlik kararları ile mahkeme davadan elini çekmiş olsa da söz konusu kararlar davanın esasını çözmeyip, davacı bu kararların kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde görevli veya yetkili mahkemeye başvurarak davaya kaldığı yerden devam olunmasını sağlayabilmektedir (HMK m. 20). Ancak HMK'nın 331/2. maddesi ile görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmesi hâlinde ilk kararı veren mahkemedeki yargılama için ayrıca bir yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmolunması gerektiği sonucu çıkarılmamalıdır. Çünkü usule ilişkin nihai kararla davanın esası hakkında herhangi bir karar verilmediğinden davanın sonunda hangi tarafın haklı, hangi tarafın haksız olduğu tespit edilemez. Ancak "yargılama giderlerinin, kural olarak aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilmesi" gerektiğine ilişkin HMK'nın 326. maddesi ve "yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği; yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümünün hüküm altında gösterileceği; hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceğinin, mahkemece ilamın altına yazılması" gerektiğine ilişkin HMK'nın 332. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde henüz yargılamayı sona erdirmeyen görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararları üzerine yetkili mahkemede davaya devam edildiği hâllerde uyuşmazlığın esası hakkında verilecek nihai kararda haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin hüküm altına alınması yerinde olacaktır. Öte yandan, görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ederek davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceği de maddede belirtilen diğer bir husustur. Ayrıca dairemizin de görüşüne katıldığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/02/2019 gün 2017/2-3004 E,-2019/217 K sayılı emsal içtihadından da anlaşılacağı üzere, HMK'nın yargılama giderlerine ilişkin bulunan 323., 326.,ve 327. maddeleri de değerlendirildiğinde, sadece HMK'nun 331/2. maddesi hükmüne dayanılarak davaya görevli veya yetkili mahkemede devam edilmesi halinde, yetkisizlik veya görevsizlik kararı veren dolayısı ile de nihai bir karar vermeyen mahkemedeki yargılama için ayrıca bir yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesi gerekmektedir. Hal böyle olunca; davanın açıldığı Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce yetkisizlik kararı verildiğine ve bu kararın kesinleşmesiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığa İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bakılarak davanın kabulüne hükmolunduğuna göre; ilk derece mahkemesince davalının yetkisiz mahkemede vekille temsil edildiği gerekçesiyle lehine vekalet ücreti takdir edilmesi isabetsiz olmuştur. Ancak, vekalet ücretine ilişkin hatal uygulamanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekilinin bu hususu amaçlayan istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-b/2 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve istinaf yasa yoluna başvuru konusu yapılmayan hususlar ile taraflar yararına oluşan usulü kazanılmış haklar gözetilerek, hükmün diğer bölümlerine dokunulmaksızın sadece hatalı olduğu sonucuna varılan, (5) nolu hüküm bölümünün karar yerinden çıkartılması suretiyle, yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1-İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2021 tarih ve 2018/380 Esas - 2021/240 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenle KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c-)İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ise takdiren davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/03/2021 tarih ve 2018/380 Esas - 2021/240 Karar sayılı kararının HMK.m. 353/1-b/2 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, a-)Davacı ... tarafından, davalı aleyhine açılan davanın kabulüne; 8.313,79-TL [destek ...'ın vefatı nedeniyle] destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ile davacıya ödenmesine,b-)Davacı ... tarafından, davalı aleyhine açılan davanın kabulüne; 8.313,79-TL [destek ...'ın vefatı nedeniyle] destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsili ile davacıya ödenmesine, c-)Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.135,83-TL harçtan peşin alınan 31,40-TL ile tamamlama harcı 50,00 TL harcın mahsubuna, bakiye 1.054,43-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, ç-)Davacı ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden hesaplanan 4.080,00-TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, d-)Davacı ... davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden hesaplanan 4.080,00-TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,f-)Davacı tarafından yatırılan 31,40-TL başvuru harcı, 31,40-TL peşin harç, 50,00-TL tamamlama harcı ve 4,60-TL vekalet harcı toplamı: 117,40-TL ile 2.443,25-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, g-)Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.17/10/2024