Danıştay · İdari Dava Daireleri Kurulu

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 1996/606 E. 1998/163 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
İdari Dava Daireleri Kurulu
Esas No
1996/606
Karar No
1998/163
Karar Tarihi

İstemin Özeti: Adana 1. İdare Mahkemesince verilen ve mahkemenin iptal kararında ısrarına ilişkin bulunan 29.3.1996 günlü, E:1995/1907,K:1996/199 sayılı kararı davalı idare temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Davalı idarenin temyiz istemine davacılar cevap vermemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi Suna Türkoğlu'nun Düşüncesi: Adana 1.İdare Mahkemesince verilen 29.3.1996 günlü, E:1995/1907, K:1996/199 sayılı kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve davalı idarece öne sürülen hususların, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Aynur Şahinok'un Düşüncesi: Davacıların murisine ait taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin 14.6.1983 günlü 380/1317 sayılı davalı idare işlemini iptal eden Adana 1. İdare Mahkemesinin 15.12.1993 günlü E:93/274 K:93/1299 sayılı kararını temyizen inceleyerek bozan Danıştay 6. Dairesinin 27.9.1994 günlü E:94/2138 K:94/3227 sayılı kararına uymayarak kamulaştırma işlemine ilişkin tebligatın ... adına yapıldığı adı geçenin ise 5.3.1976 tarihinde öldüğü davalı idarece gerekli araştırma yapılmaksızın ölü kişi adına tebligat yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline ilişkin 15,12.1993 günlü 93/1299 sayılı kararında ısrar ederek işlemi iptal eden Adana 1. İdare Mahkemesinin 29.3.1996 günlü; E:95/1907 K:96/199 sayılı kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz dosyasının incelenmesinden: davalı idarenin 2942 sayılı Yasanın 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamulaştırılan taşınmaz malın mal sahibini tapu kaydından araştırdığı ve araştırma sonucunda saptanan adrese 7201 sayılı yasaya uygun olarak tebligat yapıldığı, tapu kaydının bulunmaması halinde davalı idarenin vergi ve nüfus kaydı üzerinden veya ayrıca haricen yaptırılacak araştırmalara göre mal sahibi veya zilyetlerin adreslerini saptama zorunluluğu bulunduğundan ve ilgili mirasçılar tarafından da gerekli işlemlerin yerine getirilerek tapu kayıtlarında intikallerin yaptırılmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin kabulüyle ısrara ilişkin idare mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü. ... Köyünde 97 sayılı parselde kayıtlı taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin 14.6.1983 günlü, 380/1317 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılan davada, Adana 1.İdare Mahkemesince, davacıların murisi ... adına kayıtlı dava konusu taşınmazın sulama kanalı yapımı amacıyla kamulaştırılmasına ilişkin tebligatın 5.3.1976 günü vefat eden ... adına yapıldığı, davalı idarece gerekli araştırmaların yapılması suretiyle taşınmazın gerçek malik ve zilyetleri tespit edilmeksizin tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu kamulaştırma işleminin iptaline karar verilmiş ise de: 15.12.1993 günlü, E:1993/274, K:1993/1299 sayılı bu karar, temyiz incelemesi sonucu Danıştay Altıncı Dairesinin 27.9.1994 günlü, E:1994/2138, K:1994/3227 sayılı kararıyla ve adına kamulaştırma işlemi tesis edilen davacıların murisi ...'un 5.3.1976 günü vefat etmesine karşın tapu dairesine buna ilişkin hiçbir belge intikal ettirilmediği, muris adına noter aracılığıyla ... Köyü ... adresine yapılan 17.4.1985 günlü tebligatın, aynı adreste (birlikte) bulunan ...'e tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda 2942 sayılı Kanuna uygun olarak 17.4.1985 günü tebligat yapıldığı hususu göz önünde tutularak anılan Kanunun 14 üncü maddesine göre tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açılıp açılmadığı hususu araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle bozulmuştur. Adana 1.İdare Mahkemesince Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararına uyulmayarak iptal kararında ısrar edilmesi üzerine, davalı idare bu kez de ilan mahkemenin 29.3.1996 günlü, E:1995/1907, K.-1996/199 sayılı kararını temyiz etmekte ve bozulmasını istemektedir. Davalı idare, davacıların murislerinin ölümünü hiçbir yere bildirmediklerini, tapu dairesinde de bu konuda hiçbir bilgi bulunmadığından, tapu maliki adına noter aracılığıyla ve tebligat sırasında açık adreste birlikte olduğunu beyan eden ...'e tebligat yapıldığını belirtmekte; davacılar ise murisleri ...'un 5.3.1976 tarihinde vefat ettiğini, kamulaştırma kararının 14.6.1983 tarihli olduğunu, tebligatın ise 17.4.1985 tarihinde yani adına kamulaştırma kararı alınan kişinin ölümünden dokuz yıl sonra kendileri ve murisleri ile ilgisi olmayan ve murisleri dokuz yıl önce öldüğü için de birlikte olmalarına olanak bulunmayan ... isimli bir kişiye yapıldığım; bu tebligatın, usulüne uygun bir tebligat sayılamayacağım, murislerinin ölümü üzerine veraset ilamı almak için ... Sulh Hukuk Hakimliğine müracaat edildiğini, ilk ilamın E:1978/591, K:1978/498 sayılı olduğunu, daha sonra bunun aynı mahkemece iptal edilerek 18.4.1989 günlü, E:1987/644, K:1989/376 sayılı kararla yeni veraset ilamının verildiğini. ... Sulh Hukuk Hakimliği satış memurluğunun 1.2.1993 günlü 1992/6 sayılı cebri satış kararı gereğince, uyuşmazlık konusu 97 parselin kendileri adına tescilinin söz konusu olduğu aşamada, 15.2.1993 tarihinde kamulaştırma işleminden haberdar olduklarım, davalı idarenin, kamulaştırma kararını 14.6.1983 de tebligat işlemini de 17.4.1985 tarihinde gerçekleştirmiş olmasına rağmen, o tarihten itibaren tapuda da herhangi bir işlem yapılmadığını, ancak kendileri tarafından kamulaştırma işleminin iptali istemiyle dava açıldığı zaman, davalı idarenin de 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 17.nci maddesine göre tescil davası açtığım, kendilerinin noksan bıraktıkları herhangi bir hususun bulunmadığım, ancak davalı idare işlemlerinin usulüne uygun olmadığını öne sürmektedirler. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7 ncı maddesinde, kamulaştırmayı yapacak idarenin, kamulaştırılacak taşınmaz malın sahiplerini, tapu kaydı yoksa zilyetlerini ve bunların adreslerini tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden veya ayrıca haricen yaptıracağı araştırma ile belgelere bağlamak suretiyle tespit edeceği belirtilmiş; 13 üncü maddesinde de bu şekilde belirlenen mal sahibi, zilyet ve diğer ilgililerden adresi saptananlara noter aracılığıyla tebligat yapılacağı öngörülmüştür. Dava dosyası ile ... Sulh Hukuk Mahkemesinin E:1989/319, K:1990/1015 sayılı dava dosyasının incelenmesinden ... Köyünde, tapunun 97 parsel sayısında, davacıların murisi ... kızı ... adına kayıtlı taşınmazın, dava konusu işlemle sulama kanalı yapmak üzere kamulaştırıldığı, adı geçen kişinin 5.3.1976 tarihinde öldüğü, 4.6.1983 tarihli kamulaştırma kararının tebligatının da dokuz yıl önce ölen ... adına yapıldığı, bu aşamada davalı idarece Kamulaştırma Kanununun 7 nci maddesinde öngörüldüğü biçimde tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinde bir araştırma yapılmadığı gibi haricen de herhangi bir araştırmanın yapılmadığı anlaşıldığından; Adana 1.İdare Mahkemesi kararında belirtildiği üzere yukarıda anılan yasa kurallarına göre gerekli araştırmaları yapmak suretiyle kamulaştırma kararı alınması ve tebligat işlemlerinin yapılması gerekirken, ölü şahıs adına kamulaştırma yapılmasında ve tebligatın da ölü şahıs adına çıkartılmasında mevzuata uyarlık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle Adana 1.İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak verilen ısrar kararı usul ve hukuka uygun bulunduğundan ve temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar bu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, Adana 1.İdare Mahkemesince verilen 59.-3.1996 günlü, E:1995/1907, K:1996/199 sayılı kararın onanmasına, 27.3.1998 günü oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Danıştay Altıncı Dairesinin 27.9.1994 günlü, E:1994/2138, K:1994/3227 sayılı kararında belirtildiği üzere, adına kamulaştırma işlemi tesis edilen, dava açılan murisi ...'un 5.3.1976 günü vefat etmesine karşın tapu dairesine buna ilişkin hiçbir bilginin intikal ettirilmediği, muris adına noter aracılığıyla ... Köyü ... adresine yapılan 17.4.1985 günlü tebligatın aynı adreste (birlikte) bulunan ...'e tebliğ edildiği anlaşıldığından ve bu durumda, davalı idare işleminde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığından; Adana 1.İdare Mahkemesince verilen 29.3.1996 günlü, E:1995/1907, K:1996/199 sayılı kararın Danıştay Altıncı Dairesinin bozma kararı doğrultusunda bozulması oyuyla, onanmasına ilişkin karara karşıyız.

Atıf: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 1996/606, K. 1998/163, T. 15.12.1993, www.arakarar.com/karar/danistay-idari-dava-daireleri-kurulu-1996-606-e-1998-163-k-f203ab388d9c