Danıştay · Danıştay
Danıştay 2023/1730 E. 2025/562 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2023/1730
- Karar No
- 2025/562
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1730 Karar No : 2025/562
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 06/12/2022 tarih ve E:2022/851, K:2022/6243 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı Dernek tarafından, 07/10/2021 tarih ve 31621 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Emlak Denetmenliği Yönetmeliği’nin; 1. 5. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan; “Grup Başkanlıkları, Milli Emlak Dairesi Başkanlığı bulunan illerde Milli Emlak Dairesi Başkanına diğer illerde İl Müdürüne bağlı olarak çalışırlar.”, 2. 5. maddesinin 3. fıkrasında yer alan; “Denetmenler ve Denetmen Yardımcıları, Milli Emlak Dairesi Başkanlığı bulunan illerde Milli Emlak Dairesi Başkanına diğer illerde İl Müdürüne bağlı olarak taşra teşkilatında Grup Başkanlıkları bünyesinde görev yaparlar.”, 3. 5. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; “Grup Başkanlıklarının sekretarya ve büro işlemleri için yeterli sayıda personel İl Müdürlükleri tarafindan görevlendirilir.", 4. “Grup Başkanının görevleri” başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “Bölge kapsamında İl Müdürü veya Milli Emlak Dairesi Başkanının inceleme, denetim ve soruşturma taleplerine ilişkin Denetmen ve Denetmen Yardımcısı görevlendirmelerini yapmak.”, 5. 6. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde yer alan “... Milli Emlak Dairesi Başkanlığı/İl Müdürlüğü aracılığı ile...”, 6. 7. maddesinin 1. fıkrasında yer alan “... ile Milli Emlak Dairesi Başkanı/İl Müdürü görüşü de...”, 7. 7. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Grup Başkanlığında yeterli sayıda Denetmen ve Denetmen Yardımcısının bulunmadığı durumlarda; Genel Müdürlüğün talebi, Personel Genel Müdürlüğünün teklifi üzerine Bakanlık Makam Onayı ile diğer Grup Başkanlıklarından görevlendirme yapılabilir.", 8. 27. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “...İl Müdürlüğü kanalıyla ...”,
9. 37. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde yer alan “Milli Emlak Dairesi Başkanının/İl Müdürünün milli emlak iş ve işlemlerine ilişkin vereceği işleri yapmakla”, 10. 40. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bendlerinde yer alan “...İl Müdürlüğü kanalıyla”, ibarelerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 06/12/2022 tarih ve E:2022/851, K:2022/6243 sayılı kararıyla; Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde, alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı, normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa'nın bulunduğu, daha sonra gelen kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin yürürlüğünü Anayasa'dan, Yönetmeliklerin ise yürürlüğünü Kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden aldığı, dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesinin mümkün bulunmadığı, Bu bağlamda, dava konusu Yönetmeliğin, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 24. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 125. maddesine dayanılarak hazırlandığı, dava konusu düzenleyici işlemler ile birden fazla ilde, bölge düzeyinde teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yapmak üzere oluşturulan denetim gruplarının; bu işlerin yürütülmesi amacıyla uygun görülen büyük il merkezlerinde, Milli Emlak Dairesi Başkanlığı bulunan illerde Milli Emlak Dairesi Başkanına, diğer illerde ise İl Müdürüne bağlı olarak çalıştırılmasına yönelik düzenleme yapıldığının anlaşıldığı, Davacı tarafından, dava konusu düzenleyici işlemlerin, genel yasal düzenleme niteliğinde olan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Bakanlıkların temel kuruluşları ve hiyerarşik kademeler” başlıklı 509. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 6245 sayılı Harcırah Kanunu gibi birçok yasal düzenlemeye aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüşse de, özel yasal düzenleme niteliğinde olan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Milli Emlak Genel Müdürlüğü” başlıklı 101. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendi doğrultusunda tesis edilen ve dayanağı olan üst hukuk normlarına aykırı olmayan dava konusu düzenleyici işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği, gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı Dernek tarafından, denetmenlerin görev yapacağı denetim gruplarının doğrudan merkeze bağlı taşra teşkilatı olarak kurulması veya doğrudan merkeze bağlı taşra teşkilatı olarak kurulacak birime bağlanması gerektiği; dava konusu düzenlemelerin, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Bakanlıkların temel kuruluşları ve hiyerarşik kademeler” başlıklı 509. maddesi ile Milli Emlak Genel Müdürlüğünün görevlerine ilişkin 101. maddesinin (l) bendi hükümlerine aykırı olduğu; birden çok ilde teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yapmak ile görevli olan Milli Emlak Denetmenlerinin atamalarının, Bakanlık taşra teşkilatında il valisine bağlı il kuruluşları olan il müdürlüklerine yapılması ve dava konusu düzenleyici işlemle denetmenlerin il müdürü ve il müdürüne bağlı Milli Emlak Dairesi Başkanına bağlı olarak çalıştırılmaları yönünde yapılan düzenlemenin, Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerine aykırı olduğu gibi idare hukukunun genel esaslarına da açıkça aykırı olduğu, İl müdürlüklerine atamaları yapılan personelin görevi ve yetkisi, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu uyarınca atamalarının yapıldığı il ile sınırlı olacağından, görev yerinin dışındaki illerde geçici görevlendirme dışında sürekli görev yapmaları mümkün olmadığı gibi bu durumun İl İdaresi Kanunu’nun yanısıra Harcırah Kanunu, Devlet Memurları Kanunu gibi birçok mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerine uyulmamış olunması", sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin 06/12/2022 tarih ve E:2022/851, K:2022/6243 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 12/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.