Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2023/7213 E. 2025/3417 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2023/7213
- Karar No
- 2025/3417
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/7213 Karar No : 2025/3417
TEMYİZ EDENLER:1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVALI) ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi.... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Sağlık Hizmetleri Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararıyla;ödeme emri içeriği 2014/Ağustos dönemine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısım yönünden; davacının 2014/Ağustos dönemine ait vergi borcundan şirket ortaklığından ayrıldığı 18/08/2014 tarihine kadar sorumlu olduğundan, hisselerin devredildiği kıst dönem için davacının hangi miktardaki amme alacağının ödenmesinden sorumlu olduğunun tespit edilerek hissesi oranında takibi yoluna gidilmesi gerekirken, 18/08/2014 tarihini aşacak şekilde ilgili dönemin vergi borcunun tamamından sorumlu tutularak düzenlenen ödeme emrinin anılan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, ödeme emrinin kalan kısımları yönünden, davacının 09/01/2013- 18/08/2014 tarihleri arasında asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarının 2013/Nisan ila Aralık, ve 2014/Ocak ila Temmuz dönemlerine ilişkin katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizleri ile 2013/Nisan dönemine ait özel usulsüzlük cezası olduğu, vergi borcunun tahsili amacıyla şirket hakkında usulüne uygun takip işlemlerinin yapıldığı ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda amme alacaklarının şirketten tahsil edilemediğinin ortaya konulduğu anlaşıldığından, ilgili dönemlerde şirket ortağı olan davacı adına hissesi oranında düzenlenen ödeme emrinin anılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, ödeme emrinin 2014/Ağustos dönemine ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ödeme emrinde yer alan 2013/Nisan dönemine ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısım yönünden; olayda, davacının ilgili dönemde ortağı olduğu şirket adına, yasal defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle hesaplanan fark vergilere ilişkin olarak vergi ziyaı cezası ve aynı zamanda 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesinde öngörülen cezanın kesildiğinin anlaşıldığı, buna göre, asıl borçlu şirket yönünden yasal defter ve belgelerini ibraz etmemesine yönelik tek fiili, hem vergi ziyaı hem de özel usulsüzlük cezasının kesilmesini gerektirir nitelikte olup, şirket adına kesilen vergi ziyaı cezasının miktar itibarıyla daha ağır olduğu anlaşıldığından ve 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesine istinaden özel usulsüzlük cezası kesilmemesi gerektiğinden, dava konusu ödeme emrinin anılan kısmında borcum yoktur kapsamında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının istinaf isteminin reddine, Vergi Mahkemesi kararının, ödeme emrinin 2013/Nisan dönemine ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının kaldırılmasına ve anılan kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçlarına ilişkin bilgi ve belgeler davalı idareden yazılı olarak istenildiği halde dava tarihine kadar herhangi bir bilgi ve belge verilmediği, muhtemelen ödeme emri içeriği borçların asıl borçlu şirket tarafından beyan edilen katma değer vergilerinin reddi suretiyle ortaya çıktığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 370. maddesine göre, vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce mükelleflerin izaha davet edilmesi gerektiği, ancak idarenin bu yola başvurmaksızın doğrudan cezalı tarhiyat yoluna gittiğinden düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI:Ödeme emri içeriği vergi borçlarının öncelikle asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun takip edildiği, yapılan mal varlığı araştırmaları neticesinde alacakların şirketten tahsilinin imkansız olduğunun anlaşıldığı bu sebeple şirketin ortağı olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: 1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2.... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 10/09/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY :Dosyanın incelenmesinden davacının 09/01/2013-18/08/2014 tarihleri arasında ... Sağlık Hizmetleri Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olduğu, şirket ortaklığından ayrıldıktan sonra, şirketin 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin defter ve belgelerinin istenilmesine dair yazının 04/11/2016 ve 08/01/2018 tarihlerinde şirkete tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi üzerine düzenlenen vergi inceleme raporları dayanak alınarak asıl borçlu şirket adına re'sen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının yapıldığı ve özel usulsüzlük cezasının kesildiği, şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına hissesi oranında şirket ortağı sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Limited şirket ortaklarını, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya ve payları oranında sorumlu tutan 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca kural olarak, tahsili gereken kamu alacağına ilişkin vergilendirmenin ait olduğu dönemde şirketin paylarına sahip ortaklar, ortaklık sıfatının sürdüğü dönemlerde ortaklık sıfatından doğan ve bu dönemlere dair yapılacak bir inceleme sonrası tarh edilen vergi ve kesilecek cezalardan sorumlu tutulabilecektir. Ortaklık sıfatının devam ettiği dönemlerde şirket işlemleri hakkındaki her türlü bilgiye erişme imkanı olan ortakların, paylarını devrettikten, başka bir ifadeyle şirketle bağlarının ortadan kalkmasından sonra, ortak oldukları dönemlerde gerçekleşmeyen defter ve belge ibraz etmeme fiili sonucunda ortaya çıkan kamu alacağından, salt vergilendirme dönemlerinde payları bulunduğundan bahisle sorumlu tutulmaları mümkün değildir. Bu durumda, ortaklık sıfatının sona ermesinden sonra gerçekleşen defter ve belge ibraz etmeme fiili nedeniyle re'sen tarh edilen vergi ve kesilen cezalardan sorumluluğu bulunmayan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığından, ödeme emri içeriği 2013/Nisan ila Aralık, ve 2014/Ocak ila Temmuz dönemlerine ilişkin katma değer vergisi vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısım yönünden davacının temyiz isteminin kabulüne, 2013/Nisan dönemine ait özel usulsüzlük cezası ile 2014/Ağustos dönemine ait atma değer vergisi vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısım yönünden tarafların temyiz isteminin belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyoruz.