Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2023/5213 E. 2024/1617 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2023/5213
- Karar No
- 2024/1617
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5213 Karar No : 2024/1617 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Konveyör Bantlı Taşıma Sistemleri Makina İmalat İthalat İhracaat Ticaret Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 2015/Ocak-Aralık dönemine ilişkin vergi ve cezaların davacının kanuni temsilcilik görevinden ayrıldığı tarihten sonraki dönemlere ilişkin olduğu, 2014/Ekim-Aralık dönemine ilişkin gecikme zammının da kanuni temsilcilikten ayrılma tarihinden sonra verilen geçici vergi beyannamesinin süresinden sonra verilmesinden kaynaklandığı görüldüğünden, bu dönemlere ilişkin amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği, kalan kısımlar yönünden ise; vergi borçlarının, asıl borçlu şirketin 6736 sayılı Kanun uyarınca 25/11/2016 tarihli yapılandırma başvurusu sonucu nitelik değiştirdiği anlaşıldığından, vergi borçlarının yapılandırılmasından önce, 30/12/2014 tarihinde müdürlük yetkisi iptal edilen davacının takibine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Mükelleflere ödeme kolaylığı sağlayan yapılandırmanın iptali üzerine yapılandırma öncesi duruma dönülüp takibin kaldığı yerden devam edeceği, davacının kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin borçlardan sorumlu olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Konveyör Bantlı Taşıma Sistemleri Makina İmalat İthalat İhracaat Ticaret Ltd. Şti.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ...tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları hâlinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hüküm altına alınmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun "bir ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi kararının, ... ila ... sayılı ödeme emirlerine dair hüküm fıkrası, usul ve hukuka uygun olup, davalı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin; ... sayılı ödeme emrine yönelik temyiz başvurusuna gelince; Dava dosyası ile aynı asıl borçlu şirketin farklı kanuni temsilci ve ortağı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davalara ilişkin Dairemizin E:2023/5302, E:2023/5302 sayılı dosyalarının birlikte değerlendirilmesinden, 05/05/2010 tarihinde şirket ortağı ve kanuni temsilcisi olan davacının 24/02/2011 tarihi itibarıyla şirketteki hisselerini devretmesiyle ortaklık ve kanuni temsilciliğinin sona erdiği, şirket tarafından borçlarının 25/11/2016 tarihinde 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, ödeme yapılmaması üzerine tecil dosyasının 18/06/2017 tarihinde iptal edildiği, borçların şirketten tahsil edilememesi üzerine davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, dava konusu ... ödeme emri içeriğinde yer alan 2015/Ocak-Mart dönemi gecikme faizi, vergi ziyaı cezası, 2015/Şubat dönemi katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi, 2015 yılı kurumlar vergisi, gecikme faizi ile vergi ziyaı cezasının yapılandırma kapsamında olmadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince ... sayılı ödeme emri yönünden ödeme emri içeriği borçların asıl borçlu şirket tarafından yapılandırılması sonucu şirkete ait vergi borçlarına ilişkin yeni bir hukuki durum ortaya çıktığından, yapılandırma sırasında asıl borçlu şirketin ortağı olmayan davacının anılan borçlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle verilen davanın kabulüne dair Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; anılan ödeme emri içeriği vergi borçlarının yapılandırma kapsamında olmadığı görüldüğünden bu ödeme emri yönünden kararda yapılan değerlendirme hukuka uygun olmamakla birlikte, asıl borçlu şirkette 24/02/2011 tarihi itibarıyla kanuni temsilciliği sona eren davacının bu tarihten sonraki 2015 yılı muhtelif vergi borçlarından sorumlu tutulması mümkün olmadığından dava konusu ...tarih ve ... sayılı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmış olup Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ... sayılı ödeme emrine ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, diğer kısmının ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.