Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2024/2765 E. 2026/1018 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2024/2765
Karar No
2026/1018
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2765 Karar No : 2026/1018

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...

DİĞER DAVALI : ... Kaymakamlığı / ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Siirt ili, Pervari iİlçesi, ... Köyü'nde geçici köy korucusu olarak görev yapan davacı tarafından, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin 17/ç. maddesinde yer alan 'Göreve alınmada aranacak şartları kaybetmek' hükmü uyarınca görevinin sonlandırılmasına ilişkin Siirt Valiliği'nin ... tarihli olurunun iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemenin 16/04/2021 tarihli ara kararına istinaden dava dosyasına sunulan Pervari Kaymakamlığı İlçe Jandarma Komutanlığı'nın 10/05/2021 tarihli yazısından; dava konusu disiplin cezası işlemi tesis edilmeden önce konu ile alakalı disiplin soruşturması yapılmadığı ve davacının savunmasının alınmadığının anlaşıldığı, usulüne uygun olarak soruşturma yapılmadan ve savunma alınmadan davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda; Anayasa Mahkemesinin, kanun koyucunun yeniden düzenleme yapabilmesini sağlamak amacıyla ve iptal edilen kanuni düzenleme nedeniyle hukuki bir kaos yaşanmaması için bazen verdiği kararların yürürlüğünü erteleyebildiği, Dairenin çoğunluk görüşünün; Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen kanuni düzenlemeye göre yapılan işlemlerin hukuka uygun olmasını sağlamayacağından Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karar ve gerekçesinin yargı organları tarafından derhal dikkate alınması gerektiği yönünde olduğu, ancak Danıştay 8. Dairesi içtihadının, Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesinin ertelendiği süre boyunca yürürlükteki düzenlemeye göre uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği, kanun koyucu tarafından Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğe girmesi için verilen 9 aylık süre dolmadan 442 sayılı Kanunu'na "güvenlik korucularına verilecek disiplin cezaları" şeklinde düzenleme yapıldığı, dolayısıyla artık disiplin cezalarında yönetmelik hükümlerinin esas alınamayacağı ve bu nedenle dava konusu cezanın iptal edilmesi gerektiği yönünde olduğu, 442 sayılı Köy Kanunu'na eklenen maddelerin yapılacak yeni işlemde dikkate alınacağı, Dairece Danıştay 8. Dairesi kararına uyulması gerektiği yönünde oybirliğine varıldığından işbu uyuşmazlıktaki kararın da aynı gerekçeyle değiştirilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı Valilik tarafından, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine erteleme süresinde hukuki bir kaos yaşanmaması için yürürlükteki mevzuatın uygulanması gerektiği, davacı hakkında "Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması ve bulundurulması" suçu nedeniyle 4 yıl 2 hapis cezası verildiği ve bu cezanın kesinleştiği, suçun niteliği ve ağırlığı gereği sebebiyle davacının hukuka ve mevzuata uygun şekilde görevine son verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: Davacı geçici köy korucusu tarafından, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... tarih, E:... K:... sayılı kararıyla "Sayı ve Nitelik Bakımından Vahim olan Silah veya Mermilerin Satın Alınması, Taşınması, Bulundurulması" suçu nedeniyle 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılması kararının Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih E:... K:... sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesi üzerine Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin 17/ç.7 maddesi gereği göreve alınmada aranacak şartları kaybettiğinden bahisle görevden alınmasına ilişkin 16/03/2012 tarihli işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129. maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükteki mevzuat aşağıdaki şekildedir. 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde; geçici köy korucuları ile korucu başlarının; görevlendirme şekilleri, göreve alınmalarında aranacak şartlar, görevleri, uygulanacak disiplin cezaları ve görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usûl ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile bu Kanunda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamaların Milli Savunma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşü üzerine İçişleri Bakanlığınca hazırlanacak ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Bu madde hükmü uyarınca 09/01/2008 tarih ve 2018/13105 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği'nin "Göreve Alınmada Aranacak Şartlar" başlıklı 6. maddesinde; '(1)Geçici köy korucusu olarak görevlendirilebilmek için aşağıdaki şartlar aranır: a)Türk vatandaşı olmak. b)Askerlik hizmetini yapmış olmak. c)40 yaşından büyük olmamak, yeterli sayıda aday bulunmaması halinde 50 yaşını aşmamış olmak. ç)Okuryazar olmak. d)Kamu haklarından mahrum bulunmamak. e)5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında yazılı; halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçlarından mahkum olmamak. f)Taksirli suçlar ve aşağıda sayılan suçlar dışında tecil edilmiş hükümler hariç olmak üzere, altı aydan yıldan fazla hapis veyahut affa uğramış olsa bile Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla, zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, uyuşturucu almak ve satmak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurmak suçlarından dolayı hükümlü bulunmamak. g)3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda sayılan terör suçlarına katılmamış ve bu konuda hüküm giymemiş olmak. ğ)Kan davasından hüküm giymemiş olmak. ğ)Kan davasına karışmamış ve bu konuda hüküm giymemiş olmak. h)Hali hazırda görevlendirileceği köyde ikamet etmek. ı)Görevini devamlı yapmasına engel olabilecek seviyede hastalığı, sakatlığı veya akıl hastalığı bulunmamak. i) Siyasi parti üyesi olmamak. j)Köy muhtarlığı ve ihtiyar heyeti üyeliği hariç mahalli idarelerin seçimle göreve gelen organlarında görevli olmamak.' hükmü, "Disiplin Cezaları" başlıklı 17. maddesinin (ç) 'görevden çıkarma' başlıklı bendinde; 'Bir daha geçici köy korucusu olarak görevlendirilmemek üzere; tazminat ödenmeksizin, görevlendirilmelerindeki esas ve usullere uyularak görevle olan ilişiğin kesilmesidir. Göreve son verme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:' hükmü, aynı maddenin 7. alt bendinde; 'Göreve alınmada aranacak şartları kaybetmek,' hükmü, "Disiplin Cezası Vermeye Yetkili Amirler" başlıklı 18. maddesinde; '(1) Disiplin cezaları disiplin amirleri tarafından uygulanır. (2) Geçici köy korucularının ilk disiplin amiri bağlı bulunduğu merkez ilçe veya ilçe jandarma komutanı, üst disiplin amiri ise ilgili vali yardımcısı veya kaymakamlardır. Vali disiplin amirlerinin yetkilerini resen kullanabilir. Savunma hakkı verilmeden disiplin cezası uygulanamaz.' hükümlerine yer verilmiştir. 24/03/2022 tarihli 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarihli E:2021/2, K:2022/20 sayılı kararı ile 442 sayılı Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "...uygulanacak disiplin cezaları..." ibaresinin iptaline, iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararının yürürlüğünün 9 ay ertelenmesine ilişkin süre dolmadan, 30/11/2022 tarih ve 32029 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7422 sayılı Kanun ile 442 sayılı Köy Kanunu'na "Güvenlik korucularına verilecek disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 74/A, "Ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler" başlıklı 74/B, "Uygulanacak hükümler" başlıklı 74/C maddelerinin eklendiği, 74/A maddesinde göreve alınmada aranacak şartları kaybetme koşuluna ise, disiplin cezası olarak görevden çıkarma sebepleri arasında yer verilmediği görülmüştür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca; güvenlik (geçici köy) korucularının görevlendirilme şekilleri, göreve alınmada aranacak şartlar, görevleri, görevlerine son verilmesini gerektiren haller, disiplin amirleri, yararlanacakları giyim eşyaları ile bunların şekli ve verilme zamanları, eğitim ve denetim usul ve esasları, sicil ve izinleri, ilk müracaatlarında sahip olmaları gereken sağlık şartları, başka bir işte çalışma hakları ile Köy Kanununda yer alan diğer hususlara ilişkin uygulamalar Güvenlik (Geçici Köy) Korucuları Yönetmeliği ile düzenlenmekte idi. Anayasa Mahkemesinin Köy Kanunu'nun Ek 18. maddesinde yer alan "uygulanacak disiplin cezaları" ibaresini iptali kararına kadar, güvenlik korucularının disiplin cezaları da Güvenlik(Geçici Köy) Korucuları Yönetmeliğine bağlı olarak tesis edilmekteydi ve disiplin cezası olarak düzenlendiği için gerek işlem tesis edilirken gerekse işlemin yargısal denetimi yapılırken soruşturma ve savunma gibi disiplin hukukuna özgü ilke, usul ve prensiplerinin gözetilmesi zorunlu idi. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra Güvenlik Korucuları Yönetmeliğinde düzenlenen disiplin cezalarına ilişkin hükümler yeniden düzenlenerek Köy Kanunu'na eklenmiştir. Ancak Yönetmeliğin koruculara ilişkin yukarıda belirtilen diğer düzenlemeleri halen ayakta ve uygulanmaya devam etmektedir. Dosyanın incelenmesinden; davacı köy korucusu hakkında "Sayı ve Nitelik Bakımından Vahim olan Silah veya Mermilerin Satın Alınması, Taşınması, Bulundurulması" suçu nedeniyle 4 yıl 2 ay hapis cezası verilmesine ilişkin kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunmasının, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği 6.1.f maddesinde yer alan Göreve Alınmada Aranacak şartların kaybına yol açtığı görülmektedir. Bu durumda, Yönetmelik gereği söz konusu kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmasının göreve alınırken dikkate alınan ve mevcut olması halinde göreve alınmaya engel olduğu nazara alındığında sonradan bu hususun kaybı halinde de idarenin göreve alma usulüne uygun olarak idari bir işlem ile davacının görevine son verebileceği, bu işlemin hukuki nitelik bakımından disiplin hükümleri kapsamında verilen göreve son verme cezasından farklı olduğu açıktır. Davacı hakkında tesis edilen işlemin göreve alınmada aranacak şartların kaybına yönelik olarak ve göreve alınmada uyulan usulle Jandarma komutanlıkları, kaymakamlık ve vali onayı ile tesis edildiği görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4 Kesin olarak, 24/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2024/2765, K. 2026/1018, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2024-2765-e-2026-1018-k-ef966334291a