Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2023/6679 E. 2023/7194 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2023/6679
- Karar No
- 2023/7194
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6679 Karar No : 2023/7194 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Barosu'na kayıtlı avukat olan davacı tarafından, 1 yıl 10 ay süre ile işten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair kararda ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Barosu Disiplin Kurulunca her ne kadar Avukatlık Kanunu'nun 140/2 maddesi uyarınca HAGB kararı sonrası 5 yıllık denetimli serbestlik süresi boyunca disiplin kovuşturmasının durdurulması kararı verilmiş ise de, davacı avukat hakkındaki kesinleşen HAGB kararının ceza yargılamasından bağımsız olarak suça konu eylem hakkında disiplin kovuşturması yürütülmesine ve kovuşturma sonucuna göre disiplin cezası tayinine engel teşkil etmediği, disiplin kovuşturmasına konu eylemin disiplin mevzuatına karşılık gelen haliyle maddi delillere dayalı olarak sübut bulduğunun tespiti durumunda disiplin cezası ile cezalandırılabileceği sonucuna ulaşıldığı, uyuşmazlık bu minvalde ele alındığında, davacı avukatın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyeliği suçlaması ile yargılandığı ceza davasında etkin pişmanlık hükümlerinden istifade ettiği dikkate alındığında; davacının etkin pişmanlıkta bulunduğu eyleminin avukatlık onuruna uymayan eylem ve davranışlar kapsamında kaldığı, davacının avukatlık görevinin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde görevini yerine getirme ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene uygun biçimde davranma yükümlülüğünü yerine getirmede kusurlu davrandığının anlaşıldığı, diğer taraftan, Adalet Bakanlığı tarafından her ne kadar itiraz dilekçesinde, TBB Disiplin Kurulunca itirazın kabulüne, kararın kaldırılmasına ve esastan inceleme yapılarak bir karar verilmek üzere dosyanın Barosuna iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden savunma ve itiraz hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak ve yasada yazılı olmayan şekilde Baro Disiplin Kurulu yerine geçerek doğrudan esastan inceleme yapılarak ceza tayin edilmesinin yerinde olmadığı ileri sürülmüş ise de; Avukatlık Kanunu hükümlerine göre, TBB disiplin kurulunun inceleme konusu kararın onanmasına veya kovuşturmanın derinleştirilmesi için kararın bozularak dosyanın ilgili baroya gönderilmesine karar verebileceği gibi, yeniden incelemeyi gerektirmeyen hallerde, uygun görmediği kararı kaldırarak işin esası hakkında karar verebileceği veya verilmiş olan kararı düzelterek onaylayabileceği, dava konusu olayda da kovuşturmanın derinleştirilmesine lüzum bulunmadığı ve disiplin kovuşturmasına konu eylem hakkındaki tüm deliller toplandığı için yeniden inceleme yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşıldığından, TBB Disiplin Kurulunca uygun görmediği Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı, bu durumda, davacı avukatın 1 yıl 10 ay süre ile işten çıkarılması cezası ile cezalandırılmasında ısrar edilmesine ilişkin Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan davalar; (d) bendinde ise, belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan davalar hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir. Uyuşmazlıkta, davacı hakkında verilen "1 yıl 10 ay süre ile işten çıkarma" cezasının iptali istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyiz kanun yoluna başvurulabilecek davaların tahdidi olarak sayıldığı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davası" olarak nitelendirilemeyeceği, nitekim 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Disiplin cezaları" başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasının (4) numaralı bendinde, işten çıkarmanın, "avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere mesleki faaliyetlerin yasaklanması" olarak tanımlandığı, meslekten çıkarılma sonucunu doğuran disiplin cezası niteliğine sahip bulunmayan dava konusu işlem hakkında açılan davanın, 2577 sayılı Kanunun m.46/1-(c) kapsamında yer almadığı, öte yandan, avukatlık mesleği ticari faaliyet olarak da değerlendirilemeyeceğinden uyuşmazlığın 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında da bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 13/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.