Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2022/3133 E. 2025/7438 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2022/3133
- Karar No
- 2025/7438
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3133 Karar No : 2025/7438
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Döşemealtı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (yeni ... parsel) sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında satış işlemlerinin yapılarak adına tescil edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlem ile anılan taşınmazın 2.000 m² lik kısmının ...'e satışının yapılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, kömürcüler mahallesinde 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmaları neticesinde dava konusu Antalya ili, Döşemealtı ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (yeni ... parsel) sayılı taşınmazı da içeren askı ilan cetvelinin Antalya Kadastro Müdürlüğü tarafından askı ilanına çıkarıldığı ve 26/02/2018 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde bu parselin 2000 yılından beri Ahmet oğlu 1949 doğumlu ...'ün kullanımında olduğuna dair şerh bulunduğu, müdahil tarafından davacıya verilen 30/01/2017 tarihli muvafakatnamenin davacının müdahilin akdi halefi olarak taşınmazı almasına, Milli Emlak Müdürlüğüne ve diğer resmi kurumlara müracaat konusunda yetki tanınmasına ilişkin olduğu, anılan muvafakatnamenin verilmesinden sonraki bir tarihte yapılan kadastro çalışmaları neticesinde askı ilan cetvelinin kesinleştiği, mevzuatta kadastro tutanaklarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenlerin bu Kanuna göre hak sahibi sayılayacağı yönünde düzenleme bulunduğu anlaşıldığından anılan taşınmaz üzerinde herhangi bir hak sahipliği bulunmayan davacının taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında satış işlemlerinin yapılarak adına tescil edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde ve anılan taşınmazın 2.000 m²'lik kısmının ...'e satışının yapılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Müdahilin kullanımında bulunan parsel kısmının 2000 m²'lik bölümü yönünden davacıyı akdî halef tayin ettiği ve muvafakatnamenin düzenlendiği tarihte (eski) ... sayılı parselin 6292 ayılı Kanun'a eklenen Geçici 5 inci madde gereği kadastrosunun yapılmadığı dikkate alındığında, müdahilin ... sayılı parseldeki uhdesinde bulundurduğu alanın 2000 m²'lik kısmını 6292 sayılı Kanun kapsamında akdî halef olarak almak isteyen davacının, 2000 m²'lik kısmı 6292 sayılı Kanun kapsamında almasına muvafakat etmesinin (6292 sayılı Kanun'un Geçici 5 inci maddesi uygulaması bakımından) hukukî bir geçerliliğinin bulunmadığı, zîra 6292 sayılı Kanun'un doğrudan satışa ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanarak parselin satılabilmesi için, satışa konu olacak olan parselin Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi kapsamında yapılan kadastro sonucu oluşan, dolayısıyla geometrik ve hukukî durumu 20/08/2016 tarihi itibarıyla tespit edilen bir parsel olması gerektiği, Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi kapsamında oluşan parsel ise ... sayılı parsel değil, ... sayılı parselden başka bir parsel olan ... sayılı parsel olduğu, öte yandan; özel kanun olan 20/08/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6745 sayılı Kanun'un 70 inci maddesiyle getirilen hükmün 6292 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde yer verilen doğrudan satış hükümlerine göre ayrıksı kurallar ihtiva ettiği, 6292 sayılı Kanun'un Geçici 5 inci maddesi kapsamında doğrudan satışa konu olacak parselin, Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi kapsamında oluşan bir parsel olmasının yanında, Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmalarında parselin fiilî kullanıcısının olup olmadığı, parsel üzerinde muhdesatın bulunup bulunmadığı, muhdesat varsa muhdesatın sahibinin kim olduğunun kadastro tutanağının beyanlar hanesine şerh edilmesi, yahut da parselin fiilî kullanıcısının veya muhdesat sahibinin kanunî yahut akdî haleflerinin bulunduğu ve (Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün 2011/2 sayılı Genelgesi gereği) bu haleflerin kim olduğunun kadastro tutanağının beyanlar hanesine şerh edilmesi gerektiği, olayda ise, Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi gereği yapılan kadastro çalışmasında muhdesat sahibi olarak müdahilin yer aldığı, muhdesat olarak ağaca yer verildiği, davacının akdî halefiyetinin kadastro tutanağına işlenmediği görülmüş olup, açıklamalar kapsamında maddî olay ele alındığında; muvafakatnamenin düzenlendiği tarihte satışa konu olmayan, kadastro yenilemesinin yapılmaması nedeniyle 6292 sayılı Kanun kapsamında satışa konu edilmeyecek bir parsele ilişkin muvafakatnamenin davacıyı tek başına hak sahibi kılmayacağı, özel hüküm ihtiva eden 6292 sayılı Kanun'un Geçici 5 inci maddesindeki şartları (olay özelinde) taşımadığı anlaşılan davacıya eski ... sayılı parselin müdahilin uhdesinde olduğu belirtilen 12840 m²'lik kısmının 2000 m²'lik bölümüne yönelik akdî halefiyetin yeni 7864.12 m² alanlı ... sayılı parsel bakımından da devam ettiğine dair dosya kapsamında bir delilin mevcut olmadığı; kaldı ki müdahilin yeni 7864.12 m² alanlı ... sayılı parselin tamamının kendisine satılmasını talep ederek daha evvelden eski ... sayılı parselin müdahilin uhdesinde olduğu belirtilen 12840 m²'lik kısmının 2000 m²'lik bölümüne yönelik akdî halefiyet muvafakatinden de zımnen vazgeçtiği görüldüğünden, davacının talebinin reddine vakî işlem ile yeni 7864.12 m² alanlı ... sayılı parselin müdahile satışına ilişkin işlemde hukuka aykırılık davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazın doğrudan satışı için Antalya Millî Emlâk Müdürlüğüne başvuruda bulunduğu, olumlu ya da olumsuz herhangi bir yanıt alamadığı ... olan parsel numarasının ... olduğunu haricen öğrendiği, bunun neticesinde noterde düzenlenen muvafakatname belgesi ile birlikte Milli Emlak Müdürlüğüne yeniden başvurarak satış işleminin kendi adına yapılmasını istediği, Antalya Millî Emlak Müdürlüğü tarafından taşınmazın kadastro işlemlerinin yapılarak ... adına taşınmazın kaydedildiği ve kadastro işlemleri kesinleştiğinden bahisle müdürlük tarafından yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığından bahisle talebin reddedildiği, yanlış yapılan işlemin kadastro çalışması olmadığı, hukuka aykırı olanın hak sahipliği biten 3 üncü kişiye taşınmazın haksız yere satış işlemlerinin yapılmasından ibaret olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 08/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.