Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2022/2970 E. 2025/6587 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2022/2970
- Karar No
- 2025/6587
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2970 Karar No : 2025/6587
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : I- (DAVACILAR) ...'a Velayeten, Kendi Adlarına Asaleten 1-... 2- ... VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 28/05/2017 tarihinde Yenikapı Miting alanında gezdikleri sırada davacı ...ve ...'ın müşterek çocuğu davacı ...'ın miting alanı içerisinde oyun oynarken yerde dik vaziyette yürüyüş yolu zemininde çakılı bulunan inşaat demir çubuklarının üzerine düşmesi üzerine demir çubuklardan bir tanesinin kafasına saplanması sonucu beyin zarının zedelemesi ve beyin fonksiyonlarında kalıcı zarara yol açmış olduğu gibi beynine yönelik tehlikenin halen devam etmesi, hem bedensel hem de ruhsal anlamda büyük bir çöküş yaşamaları nedeniyle aile olarak üzüntü ve huzursuzluk yaşadıklarından bahisle, olay tarihinde davacı ...'ın henüz 5,5 yaşında olup ileriki yaşamında hissedeceği acı ve elem ile sarfedeceği efor nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000-TL maddi (küçük için 5.000-TL, destekten yoksun kalacak ... için 5.000-TL, ... için 5.000-TL), 300.000-TL manevi (küçük için 200.000-TL, ...için 50.000-TL, ... için 50.000-TL) zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan ara kararı uyarınca Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından yapılan tetkikler sonucunda düzenlenen ...tarih ve ... sayılı rapor ve dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacıların "maddi tazminat" talebi yönünden; davacıların toplam 15.000,00-TL maddi tazminat talep ettiği, maddi tazminat talebine dayanak olarak davacı ...'ın beynindeki kalıcı hasar nedeniyle gelecek yaşamı boyunca fazla güç sarfedeceği, olay nedeniyle hastane gidiş geliş ve ilaç giderlerinin bulunduğu ileri sürülmüş ise de, 15/01/2019 tarihinde yapılan ara kararı ile davacıdan maddi tazminatın dayanağı bilgi ve belgelerin ibrazının istenildiği, davacılar tarafından herhangi bir gidere ilişkin dosyaya belge sunulmadığından ve davacı ...'ın devam edecek hayatında sürekli maluliyet oluşmadığının tespit edilmesinden, ayrıca olay tarihinde küçük yaşta olması sebebiyle geçici iş göremezlik tazminatı da söz konusu olmadığından dolayı, davacıların dayanağı bulunmayan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği; davacıların "manevi tazminat" talebi yönünden ise, davacı ...'ın maruz kaldığı olayın meydana geliş şekli, yoğun bakımda yapılan ameliyat ve diğer tedaviler dikkate alındığında davacıların büyük bir ızdırap ve elem duyduğu ve bundan sonraki yaşamlarında da duymaya devam edeceğinin kabulü gerektiği, davalı idarenin olayın meydana gelmesindeki hizmet kusuru dikkate alınarak, manevi tazminatın manevi tatmin aracı olma niteliği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, davacıların duyduğu ve duyacağı acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesi amacıyla takdiren; davacı ... için 100.000,00-TL, anne ... için 50.000,00.TL, baba ... için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL manevi tazminatın, olayın meydana geldiği 28/05/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece tazmini, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacıların maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 100.000,00-TL, anne ... için 50.000,00-TL, baba ... için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL manevi tazminatın olayın meydana geldiği 28/05/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; uyuşmazlıkta, davacılar tarafından idareye başvuru yapılmadan 20/07/2017 tarihinde ... idare Mahkemesinde açılan davada, Mahkeme tarafından 19/09/2017 tarihinde merciine tevdi yönünde karar verilmiş ve bu karar davalı idareye 31/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bakılan davada tazminat miktarı bakımından idarenin temerrüde düştüğü tarih olan dava dilekçesinin idareye tebliğ edildiğ 31/10/2017 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, tazminat miktarına olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, istinaf yoluyla kaldırılması istenilen İdare Mahkemesi kararında kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve dilekçelerde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, kararın 4. sayfasının 4. paragrafında ve hüküm fıkrasının 2. maddesinde yar alan "olayın meydana geldiği 28/05/2017 tarihinden itibaren" ibaresinin "bakılmakta olan davadan önce ...İdare Mahkemesinde açılan davada verilen ...tarihli ve E:..., K:... sayılı merciine tevdi kararının davalı idareye tebliğ tarihi olan 31/10/2017 tarihinden itibaren" şeklinde düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, tedavi sürecinde gerçekleştirilen ve nitelikleri itibarıyla belgeye bağlanmaları olanaklı olmayan giderlerin bulunduğu, olayın niteliği ve yaşanan süreç dikkate alındığında temyiz istemine konu kararın, maddi tazminat isteminin reddine ve manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı; davalı idare tarafından, söz konusu yerde ... tarafından düzenlenen kültür festivali nedeniyle tahsis yapılan organizasyon görevlilerince tahsis şartlarına aykırı olarak yere çakılan ankraj vidalarının festivalin bitiminde sökülmemiş olması nedeniyle kazanın meydana geldiği, ebeveynlerin yeterli dikkat ve özeni göstermeyerek kazanın meydana gelmesinde kusurlu davrandıkları hususunun dikkate alınması gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğu, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği belirtilerek, temyiz istemlerine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, davacıların adli yardım istemleri kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin olarak ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 09/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında, tazminat kişinin mal varlığındaki zararın oluştuğu an itibariyle karşılanması gerektiğinden, istenilecek olan tazminatın gecikerek ödenmesi nedeniyle para değerinde enflasyondan dolayı meydana gelebilecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak faize hükmedilmelidir. Maddi zararlar, mal varlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeni ile de kayba uğrayacağı açıktır. Manevi zararlar ise, mal varlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararı meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bu itibarla, ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi, manevi tazminat, esasen bütün hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlendiğinden, manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyorum.