Danıştay · 8. Daire

Danıştay 8. Daire 2021/4722 E. 2024/1794 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2021/4722
Karar No
2024/1794

T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4722 Karar No : 2024/1794 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çanakkale ili, Ezine ilçesi sınırları dahilinde S:... sayılı II (a) grubu maden işletme ruhsatını uhdesinde bulunduran davacı şirket tarafından, 2019 yılına ait işletme ruhsat bedelinin süresi içinde yatırılmadığından bahisle, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesi gereğince, söz konusu maden işletme ruhsatının iptaline ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin 2019 yılına ilişkin ruhsat bedelini ocak ayının sonuna kadar yatırmadığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereğince herhangi bir bildirime veya tebligata gerek olmaksızın yatırılmayan ruhsat bedelinin iki katının haziran ayı sonuna kadar yatırılması gerektiği, aksi halde ruhsatın iptal edileceğinin düzenlenmesi karşısında haziran ayı sonu itibariyle de davacı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, buna karşın davalı idare tarafından davacı şirketin lehine olan eski mevzuat hükmü göz önüne alınarak davacı şirketin üç ay içerisinde ruhsat bedelini yatırması gerektiği aksi halde ruhsatın iptal edileceği hususlarının 02/07/2019 tarihli işlemle davacı şirkete bildirildiği, ancak ruhsat bedelinin bu süre içerisinde de yatırılmaması üzerine davacı şirkete ait maden ruhsatının iptal edildiği, bu durumda; davacı şirket tarafından sahibi olduğu maden ruhsatına ilişkin 2019 yılı ruhsat bedelinin yatırılmamış olduğu görüldüğünden, 3213 sayılı Maden Kanunu hükümleri uyarınca ruhsatın iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı şirket tarafından, Maden Kanunu'na göre dava konusu ruhsat sahasına ilişkin gerekli izinlerin alınamadığından bahisle ruhsat bedelini ödemediği ileri sürülmüşse de, anılan Kanun gereği alınması gereken izinlerin alınamamış olmasının ruhsat bedelinin ödenmesine engel olmadığı gibi bu izinlerin bulunmamasının davacının ruhsat bedelini ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı da açık olduğundan, davacı tarafın bu yöndeki iddialarına itibar edilmediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kendisinin kusuru olmadığı, işletme izni alınamadığı ve bu durumun değerlendirilmediği, eksik inceleme olduğu, önceki 03/04/2012 tarihli Zeytinciliğin Islahı, Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. Maddesi ile zeytin alanlarında madencilik faaliyetinde bulunma imkanının tanındığı ancak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 2013/157 YD itiraz nolu dosyasında verilen yürütmenin durdurulması kararıyla durdurulduğundan zeytin alanlarında madenciliğin artık yapılamayacağı, hukuki ve fiili imkansızlık olduğundan söz edilerek bunda kusuru bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 22/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay 8. Daire, E. 2021/4722, K. 2024/1794, www.arakarar.com/karar/danistay-8-daire-2021-4722-e-2024-1794-k-38171f9ff3e4