Danıştay · 7. Daire

Danıştay 7. Daire 2025/332 E. 2025/1293 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
7. Daire
Esas No
2025/332
Karar No
2025/1293
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2025/332 Karar No : 2025/1293

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde ... Denizcilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, 2000 yılı Haziran dönemine ilişkin akaryakıt tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve yargı harcının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden; ödeme emrinin dayanağı alacakların ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına dayandığı; yargı harcına ilişkin ... no'lu ihbarnamenin 31/10/2008 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ise de tebliğ alındısının bulunmadığı, dava konusu ödeme emrinin 14/08/2012 tarihinde ilan yoluyla tebliğ edildiği ve haciz varakasının düzenlendiği, ilanen tebliğ öncesi, mükellefin, adreste bulunmama halinin komşulardan, muhtarlık, zabıta yahut ihtiyar heyetinden biri ile tespit edilmediği, sadece davacıya tebliğ yapılamadığı hususunun ilan tahtasında asılması yönünde 15 Haziran 2012 tarihli ... Mahalle Muhtarlığı'na yazının gönderildiği, davalı idarece ilanen tebliğ koşullarının oluştuğunun ispatlanamadığı; usulüne uygun olarak tebliğ edilerek asıl borçlu yönünden kesinleştirildiği ortaya konulamayan alacakların ödeme emrinin tebliğ tarihi esas alındığında dahi 31/12/2017 tarihi itibarıyla tahsil zamanaşımına uğradığı, öte yandan, davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerine 28/01/2009 tarihli haciz işleminden sonra da muhtelif tarihlerde ve en son 25/07/2023 tarihinde haciz uygulanmasına karşın taşınmazın satılarak kamu alacağının tahsili yoluna gidilmediği, tekrar haciz uygulanmasının yeni bir sonuç doğurması, kamu alacağının tahsili için ilave bir olanak yaratması mümkün olmadığından tahsil zamanaşımını kesen başkaca sebeplerin bulunmaması nedeniyle, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Dava konusu ödeme emrinin 14/08/2012 tarihinde ilan yoluyla tebliğ edildiği, ilanen tebliğ öncesinde, mükellefin adresinde posta yoluyla tebliğin yapılamadığına ilişkin dosyaya bir belge sunulmadığı, sadece ilanen tebliğe ilişkin yazının ilan tahtasında asılması yönünde 15/06/2012 tarihli ... Mahalle Muhtarlığı'na gönderilen yazının dosyaya sunulduğu görülmüş olup buna göre ilanen tebliğ koşullarının oluştuğunun idarece ispatlanamadığı anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle davacının ıttıla tarihine göre süresinde dava açtığının kabulü gerektiği, öte yandan, ödeme emrinde yer alan borçların 2000 yılının Haziran dönemine ilişkin ve vadesinin 2008 yılı olduğu anlaşıldığından, usulsüz tebliğ edilen bu ödeme emri üzerine söz konusu borçlarla ilgili idarece yapılacak hiçbir işlemin zamanaşımı süresine etkisi olmayacağından, ödeme emri içeriği amme alacaklarının 5 yıllık tahsil zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emrinin davacının bilinen adresine posta yoluyla tebliğe çıkarılmasına karşın tebliğ yapılamadığından ilanen tebliğ yoluna gidildiği, davacı adına kayıtlı taşınmaza haciz uygulandığı, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 7. Daire, E. 2025/332, K. 2025/1293, T. 21.03.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-7-daire-2025-332-e-2025-1293-k-3d36668ebec8