Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2024/2399 E. 2025/3813 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2024/2399
- Karar No
- 2025/3813
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2399 Karar No : 2025/3813
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : ... Sigorta Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin hesaplarının incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporu ile "sovtaj" işlemleri sonucu lehlerine kalan paraların beyan edilmediği, bedelsiz sermaye artışı sonrasında ... Havuz İşletmesi Anonim Şirketinde sahip oldukları payların artış gösterdiği ve amortismana tabi iktisadi kıymet satışı sebebiyle beyan edilmesi gereken matrahın eksik hesaplandığının tespit edildiğinden bahisle 2018 yılının Temmuz dönemi için ikmalen tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergisi ile tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, her bir sovtaj işlemi kendi içinde değerlendirilerek sigorta tazminatından düşülen sovtaj gelirlerinin sigorta şirketi lehine kalan para üzerinden verginin hesaplanması gerekirken, davacı şirketin 2018 yılına ilişkin sovtaj geliri elde edip etmediği hususunun gerekli inceleme ve araştırmalar ile ortaya konulamadığı, sigortalılarından hurda bedeline devir aldığı hasarlı araçları bu bedelin üstünde bir bedelden sattığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, satmış olduğu hurda araçların toplam değerinin sovtaj geliri olarak değerlendirildiği, satılan araçlar için asıl araç sahiplerine ödenen tutarların indirimi yapılarak davacı tarafından sovtaj geliri elde edilip edilmediğinin ortaya konulmadığı, bu durumda, cezalı tarhiyatın sovtaj işlemleri sonucu lehlerine kalan paraların beyan edilmediğinden bahisle yapılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, kâr yedeklerini kullanarak sermaye artışı gerçekleştiren şirketin ödenmiş sermayesinin artırılan tutar kadar arttığı, ortaklar açısından bakıldığında ise iştirak edilen şirketteki sermaye artışı nedeniyle sahip olunan hisse senedi sayısı gibi iştirakin değerinin de artacağı, bu durumda, ortağın elde ettiği ortaklık payı ya da hisse senedi artışı "bedelsiz" olarak ifade edilse de gerçekte ortağa nakit olarak verilmeyen ancak hisse senedi ya da iştirak payı olarak verilen payın nominal değeri kadarlık bir artış söz konusu olacağından, ortaklara bedelsiz hisse senedi verilmesi ile fiilen kâr payı dağıtılması arasında fark bulunmadığı, olayda, bedelsiz olarak ifade edilen hisse senetlerinin davacı şirketin kayıtlarına alınması halinde lehine hesaben para kaldığı ve banka ve sigorta muameleleri vergisi bakımından vergiyi doğuran olay gerçekleştiğinden cezalı tarhiyatın davacı şirketin sınai işletme niteliğinde bulunmayan iştirakinden elde ettiği hisse senetlerinin itibari değeri üzerinden yapılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; cezalı tarhiyatın amortismana tabi iktisadi kıymet satışı sebebiyle beyan edilmesi gereken matrahın eksik hesaplandığının tespit edildiğinden bahisle yapılan kısmına gelince, olayda, davacı tarafından amortismana tabi sabit kıymet satışı yapıldığı hususunda bir tartışma bulunmadığı, banka ve sigorta muameleleri vergisinin bir işlem vergisi olduğu, gelir ve kurumlar vergileri gibi hasılat/kar/zarar hususlarının söz konusu verginin matrahına herhangi bir etkisinin bulunmadığı, bu suretle banka ve sigorta muameleleri vergisinin matrahının hesabında daha önceki dönemlerde gider olarak yazılan amortisman tutarlarının dikkate alınmaması gerektiğinden, cezalı tarhiyatın sözü edilen kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; diğer taraftan, tekerrüre esas alınan 2015 yılının Şubat dönemine ilişkin vergi ziyaı cezasının 2017 yılında tahakkuk ederek kesinleştiği, bu itibarla 01/01/2018 tarihinden itibaren gerçekleşen filler için tekerrür hükümleri uygulanabileceği ve lehe olan kanun hükmünün geçmişe yürüyeceği yönündeki ceza hukuku genel ilkesi göz önünde bulundurularak artırım tutarının da tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezası tutarı olan 381,36 TL şeklinde uygulandığı anlaşıldığından, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, bedelsiz sermaye artışının banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi bulunduğuna ilişkin yaklaşımın vergi tekniği, özel hukuk ve Gider Vergileri Kanunu'na aykırı olduğu; davalı idarece, sigorta şirketlerince her ne şekilde olursa olsun bir muamelenin yapılmış olması ve bu muamele sonucunda lehlerine nakden veya hesaben kalan tutarların bulunması halinde banka ve sigorta muameleleri vergisi hesaplanabileceği, bulunan matrah farkı üzerinden herhangi bir gider veya indirim yapılamayacağı, davacı şirket hakkında yapılan vergi incelemesinde sigortalanan iktisadi kıymetlerin satışından elde edilen sovtaj gelirleri üzerinden vergi hesaplanmadığı, amortismana tabi iktisadi kıymet satışları sebebiyle beyan edilmesi gereken banka ve sigorta muameleleri vergisinin matrahının tespitinde daha önceki dönemlerde gider olarak yazılan amortisman tutarlarının dikkate alınmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın, cezalı tarhiyatın, sovtaj işlemleri sonucu lehlerine kalan paraların beyan edilmediği ve şirketin bedelsiz sermaye artışı sonrasında davacının payında artış meydana geldiğinden bahisle yapılan kısımlarına ilişkin hüküm fıkraları ile vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının onanması gerektiği; cezalı tarhiyatın, amortismana tabi iktisadi kıymet satışı sebebiyle beyan edilmesi gereken matrahın eksik hesaplandığının tespit edildiğinden bahisle yapılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ise davacı şirket tarafından önceki dönemlerde gider olarak yazılan amortisman tutarlarının banka ve sigorta muameleleri vergisinin matrahının tespitinde dikkate alınmadığı, bu itibarla, gider olarak yazılan amortisman kadar lehe para kaldığından anılan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE MADDİ OLAY: Davacı şirketin hesaplarının incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporu ile "sovtaj" işlemleri sonucu lehlerine kalan paraların beyan edilmediği, bedelsiz sermaye artışı sonrasında ... Havuz İşletmesi Anonim Şirketinde sahip oldukları payların artış gösterdiği ve amortismana tabi iktisadi kıymet satışı sebebiyle beyan edilmesi gereken matrahın eksik hesaplandığının tespit edildiğinden bahisle 2018 yılının Temmuz dönemi için ikmalen tarh edilen banka ve sigorta muameleleri vergisi ile tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 28. maddesinde, banka ve sigorta şirketlerinin 10/06/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'na göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu, istisnalar başlıklı 29. maddesinin (e) bendinde bankaların, bankerlerin ve sigorta şirketlerinin sermayelerinin tamamı kendilerine ait veya iştirakleri bulunan sınai işletmelerden sağladıkları karların vergiden müstesna tutulduğu, 31. maddesinde, banka ve sigorta muameleleri vergisinin matrahının 28. maddede yazılı paraların tutarı olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan kararın, cezalı tarhiyatın, sovtaj işlemleri sonucu lehlerine kalan paraların beyan edilmediği ve şirketin bedelsiz sermaye artışı sonrasında davacının payında artış meydana geldiğinden bahisle yapılan kısımlarına ilişkin hüküm fıkraları ile vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamıştır. Kararın, cezalı tarhiyatın amortismana tabi iktisadi kıymet satışı sebebiyle beyan edilmesi gereken matrahın eksik hesaplandığından bahisle yapılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasına gelince; 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun 28. maddesinde, banka ve sigorta şirketlerinin finansal kiralama kapsamında yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun bütün muameleleri dolayısıyla kendi lehlerine nakden veya hesaben aldıkları paraların banka ve sigorta muameleleri vergisine tabi olduğu düzenlendiğinden, her ne şekilde olursa olsun lehe kalan paraların vergiye tabi olacağı açıktır. İşletmelerin uzun vadeli varlıkları zamanla başlangıçtaki değerini kaybettiğinden, bu şekilde meydana gelen değer kaybı muhasebe işlemlerinde gider olarak gösterilmek suretiyle, amortismana tabi tutulan varlık kademeli olarak hesaplardan düşülmekte, dolayısıyla amortismana tabi malların değerlerinde meydana gelen aşınmalar amortismanlar vasıtasıyla tamamlanmaktadır. Olayda, davacı şirket tarafından önceki dönemlerde gider olarak yazılan amortisman tutarlarının banka ve sigorta muameleleri vergisinin matrahının tespitinde dikkate alınmaması halinde gider olarak gösterilen amortisman tutarı kadar lehe para kalacağından, cezalı tarhiyatın amortismana tabi iktisadi kıymet satışı sebebiyle beyan edilmesi gereken matrahın eksik hesaplandığından bahisle yapılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin ise kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, cezalı tarhiyatın sovtaj bedeli ve iştirak edilen şirketin bedelsiz sermaye artışı sonrasında davacının payında meydana gelen artış nedeniyle yapılan kısımlarına ilişkin hüküm fıkraları ile vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Kararın, cezalı tarhiyatın amortismana tabi iktisadi kıymet satışı sebebiyle beyan edilmesi gereken matrahın eksik hesaplandığından bahisle yapılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 5. Hüküm altına alınan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve ... TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, Dairece karara bağlanan harcın mahsubundan sonra, kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.