Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2023/742 E. 2025/1139 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2023/742
- Karar No
- 2025/1139
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/742 Karar No : 2025/1139
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Otomotiv İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına 2020 yılında tescilli 10 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesinin muhtelif kalemleri muhteviyatı eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük, ilave gümrük, özel tüketim ve katma değer vergileri ile kaynak kullanımını destekleme fonu payına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, gerek ihraç ülkesinin yetkili makamları, gerekse eşyayı ihraç eden firma ve ithalat işlemlerinin gerçekleştirildiği gümrük idaresi nezdinde araştırmanın yapılmadığı, aynı eşya için emsal alınan beyannamelerde daha yüksek tutarlarda kıymet beyan edilmesinin tek başına satış bedeli yönteminin terk edilmesi için yeterli olmadığı, satış bedelinin esas alınmama nedenleri somut olarak ortaya konulamadığından, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşya ile ilgili olarak yapılan incelemede eşyanın kıymetinde tereddüte düşüldüğünden, 2012/29 sayılı Genelge kapsamında kıymet araştırmasına gidilip davacıdan beyan edilen kıymeti tevsik eden bilgi ve belgelerin talep edilmesine rağmen, herhangi bir bilgi ve belgenin ibraz edilmediği, bu sebeple, Karar Destek Sistemi üzerinden yapılan tarama neticesinde aynı eşya kriterine uygun eşya bulunmadığından benzer eşyanın satış bedeli yöntemine geçilerek emsal kıymete göre fark kıymetin tayin edildiği, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Temyiz başvurusu, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük vergileri ve kaynak kulanımını destekleme fonu payına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptaline dair karara yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılmıştır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 65. maddesinin (a) bendinde; gümrük idarelerinin, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere; beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebilecekleri, beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacıyla beyan sahibinden diğer belgeleri de isteyebileceği, 23. maddesinde, eşyanın gümrük kıymetinin, gümrük tarifesinin ve eşya ticaretine ilişkin belirli konularda getirilen tarife dışı düzenlemelerin uygulanması amacıyla bu bölümde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenen kıymet olduğu belirtilmiş; 24. maddesinin 1. fıkrasında, ithal eşyasının gümrük kıymetinin, eşyanın satış bedeli; satış bedelinin ise, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27. ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu öngörülerek, eşyanın satış bedelinin gümrük kıymetine esas alınabilmesi için gerekli koşullara yer verilmiş; 2. fıkrasında, satıcı ile alıcı arasında bir ilişkinin varlığı ve fiyatı etkilediği elde edilen bilgilere nazaran idarece saptanırsa, bu hususun beyan sahibine yazılı olarak bildirilerek cevap hakkının sağlanacağı, emsal eşya kıymeti, aynı veya benzer eşya kıymetinin, ithal eşya kıymeti yerine kıymetin belirlenmesinde esas alınabileceği, 26. maddesinde ise, 24. ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği hükme bağlanmıştır. Gümrük Yönetmeliğinin 44. maddesinin 5. fıkrasında, beyan edilen gümrük kıymetinin gerçekliği veya doğruluğu konusunda şüpheye düşülmesi halinde, gümrük idarelerince yükümlülerden ilave bilgi ve belge talep edilmesi de dahil olmak üzere, konunun incelenmesi ve araştırılması neticesinde şüpheye sebebiyet veren hususlarda gümrük idaresinin makul şüpheleri giderilmediği takdirde eşyanın gümrük kıymeti satış bedeli yöntemine göre tespit edilemeyeceği, bu durumda gümrük kıymeti birinci fıkrada belirtilen usul çerçevesinde diğer yöntemlere göre belirleneceği kurala bağlanmıştır. Öte yandan, GATT'ın VII. maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, Gümrük İdaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı düzenlemesini havidir. Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından ithal edilen eşyanın kıymetinin düşük beyan edildiğinden bahisle kıymet tespitine yönelik bilgi ve belgenin istenilmesine rağmen herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediğinden, İdarece satış bedeli yönteminin terk edilmiş ve aynı eşyanın satış bedeli yöntemine geçilmişse de, Karar Destek Sisteminde yapılan tarama neticesinde aynı marka ve modelde, aynı kalite ve tanınmışlık düzeyi dahil olmak üzere her hususta aynı olan eşyaya ilişkin emsal beyanname bulunmadığından aynı eşyanın satış bedeli yönteminin terk edildiği, benzer eşyanın satış bedeli yöntemine geçilerek kıymet araştırmasına devam edildiği, Karar Destek Sisteminde aynı ülkeden gelen benzer eşyanın birim kıymeti emsal alınmak suretiyle yapılan karşılaştırma neticesinde kıymetin eksik beyan edildiğinin tespit edilmesi üzerine de dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymeti, 4458 sayılı Kanun'un 24. maddesinde yer aldığı üzere satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğundan, öncelikle satış bedelinin esas alınmasının gerektiği, satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmaması halinde de sırasıyla Kanun'da öngörülen diğer yöntemlere başvurulabileceği açık olmakla birlikte; olayda, eşyanın satış bedelinin tayini için idarece, beyanın doğruluğunu araştırmak için beyannameler ekinde sunulan faturalara ait satış sözleşmesinin ve diğer belgelerin istenilmesine karşın, davacının bilgi ve belge ibraz yükümlülüğünden kaçındığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, idarece eşyanın kıymetinin tespiti için beyanname ve eklerinin gerçekliği ve doğruluğunu araştırma hakkının bulunduğu, bu hakkının sınırlanamayacağı, bu çerçevede, istenilen ve ticari icaplar uyarınca davacıda bulunması gereken bilgi ve belgelerin (fatura, satış sözleşmesi, vb. gibi) ithalatçı tarafından idareye sunulmasının bir zorunluluk olduğu, bu durumda anılan düzenlemeler uyarınca bilgi ve belge ibraz mecburiyetinin davacı tarafından yerine getirilmediği anlaşıldığından, idarece alternatif kıymet tespit yöntemlerine geçilmesinin yerinde olduğu, dava konusu işlemin diğer hususlar açısından hukuka uygunluğunun incelenmesi suretiyle karar verilmesini teminen temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyoruz.