Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2023/3872 E. 2024/1630 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2023/3872
- Karar No
- 2024/1630
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3872 Karar No : 2024/1630 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, yurt dışı menşeli bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden 2015 yılının Eylül dönemine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergilerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, olayda, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında alınan savunmalarında gerek davacının, gerekse ...'un aynı yönde beyanda bulunduklarının görüldüğü, her ne kadar, 18/09/2015 tarihli tutanakta kaçak sigaraların bulunduğu araçtan takip esnasında 20-25 yaşlarında erkek bir şahsın sağ ön yolcu koltuğundan yola atladığı ve sonrasında aracın seyrine devam ettiği belirtilmiş ise de anılan şahsın davacı olduğu ve söz konusu araçta bulunan sigaraları bulunduran sıfatını haiz olduğunu ortaya koyar mahiyette somut bir tespitte bulunulmadığı, keza, ceza yargılamasındaki ifade ve sorguda alınan beyanlarda da aksi yönde bir bulguya rastlanılmadığı, ...'un anılan sigaraları bulundurma yönünden savcılık ve mahkeme huzurunda ikrarda bulunduğu hususlarının birlikte değerlendirilmesinden, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun aradığı manada bulunduran sıfatını ya da 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen belgesiz mal bulunduran sıfatını haiz olduğu hususu ortaya konulamayan davacı hakkında yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/03/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "temyizen verilen kararlar üzerine yapılacak işlemler" başlıklı 50/3. maddesinde, temyiz incelemesi sonrası bozma kararları verilerek gönderilen dosyaların, BİM tarafından öncelikle incelenerek ya bozma kararına "uyarak" yada kararında "ısrar" ederek bir karar vereceği hükme bağlanmış bu iki yol dışında BİM'ne üçüncü bir karar alma yetkisi verilmemiştir. Buna göre, BİM tarafından, evvelden istinaf edilme üzerine kaldırarak verdiği bir kararın Danıştay'ca bozulması halinde, başkaca bir değerlendirme yapmadan, sadece; "bozma kararına uyularak" dedikten sonra İYUK 45/4. maddesi uyarınca hukuka uygun bulmayarak kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi şeklinde bir karar vermesi, bir başka ifadeyle, hukuk aleminden kaldırıldığından ortada olmayan bir kararı onaylıyorum diyerek ilk derece mahkemesinin kaldırılan kararını işleme koyması mümkün değildir. Olayda, Dairemiz (Danıştay) bozma kararı üzerine, kararı bozulan İstinaf Vergi Dairesi tarafından, bozulan dosyaya ilişkin tebligat işlemleri tamamlandıktan sonra "uyma" kararı verilecekse, kaldırdığı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi suretiyle değil, işin esası hakkında bozma gereklerine uygun bir değerlendirme yapılarak karar verilmediğinden, iş bu kararın, yukarıda mezkur mevzuat hükümlerine uygun bir karar verilmek üzere bozularak dosyanın geldiği yer istinaf Vergi Dava Dairesine gönderilmesi gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.