Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2023/2066 E. 2024/737 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2023/2066
- Karar No
- 2024/737
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2066 Karar No : 2024/737 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Yeminli mali müşavir olan davacının, ... Madeni Yağlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında üretim tasdik raporu düzenlemek suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden bahisle, 2011 yılının Ocak dönemine ilişkin muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; tasdike bağlı olması nedeniyle karar harcının yeminli mali müşavirlerden aranmasına olanak bulunmadığı, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, davacı tarafından düzenlenen üretim tasdik raporlarının, şirketin defter ve belgeleri ile uyumlu olduğu ve temin edilen baz yağların madeni yağ müstahzarları imalatında kullanıldığının tespit edildiği, üretim tasdik raporlarının, defter ve belgelere aykırı bulunduğu veya doğru olmadığı yönünde herhangi bir belirleme yapılmadığı, davacının sorumluluğunun mamülün GTİP numarasının doğru olmamasından kaynaklandığı, GTİP numarasının, imal edilen ürünlerin bileşimindeki maddelerin oranlarına göre değişiklik gösterdiği ve bu durumun ancak uzmanınca saptanabileceği, GTİP numaralarını belirleme yükümlülüğünün yeminli mali müşavire ait olduğu yönünde herhangi bir kural bulunmadığı, yeminli mali müşavir olan davacının vergilerin ödenmesinden asıl borçlu şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun iddia edilmesi halinde, kamu alacağının ait olduğu dönem itibarıyla davacının bağlı bulunduğu Karşıyaka Vergi Dairesi Müdürlüğünce işlem tesis edilmesi gerekirken, ödeme emrinin düzenlenme tarihi itibarıyla davacının bağlı olduğu Balçova Vergi Dairesi Müdürlüğünce tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince üç farklı gerekçeye dayanılarak dava konusu ödeme emrinin iptal edilmesinin yargılama hukuku kurallarına uygun olmadığı, yeminli mali müşavir olan davacının vergilerin ödenmesinden asıl borçlu şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun iddia edilmesi halinde, kamu alacağının ait olduğu dönem itibarıyla davacının bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünce işlem tesisi olanaklı olup, ödeme emrinin düzenlenme tarihi itibarıyla davacının bağlı olduğu Balçova Vergi Dairesi Müdürlüğünce tesis edilen işlemde açıklanan mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun yetkiye yönelik olduğu kabul edilmek suretiyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yeminli mali müşavir olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olarak düzenlendiği, davacı lehine seri dava vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/02/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 227. maddesinde, Maliye Bakanlığının, vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanun'a göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş; aynı maddede, beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensupları, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı düzenlenmiştir. 3568 sayılı Kanun'un 12. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlanan Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin son fıkrasında, tasdik işlemi yapılırken aranacak asgari bilgi, şekil şartları ile tasdike ilişkin diğer usul ve esasların Bakanlıkça çıkartılacak tebliğlerle belirleneceği, yukarıda belirtilen konuların ve belgelerin tasdikine ilişkin olarak Bakanlıkça tebliğ çıkartılmadıkça, yeminli mali müşavirlerin bu konu ve belgelerle ilgili olarak tasdik işlemi yapamayacakları; 8. maddesinde yeminli mali müşavirlerin, tasdik konuları ile ilgili olarak karşıt incelemeler yapabilecekleri; 20. maddesinin 2. fıkrasında ise inceledikleri ve sonucunda tasdik raporu düzenledikleri konu ve belgelerin gerçeği yansıtmaması ve doğru olmaması halinde, ziyaa uğratılan vergilerden ve kesilecek cezalardan Vergi Usul Kanunu ve 3568 sayılı Kanun hükümleri uyarınca mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, bu sorumluluğun yerine getirilmesinde Borçlar Kanunu'nun "Tam Teselsül" hükümlerinin uygulanacağı, Mezkur Yönetmeliğin 7. maddesinin son fıkrasıyla verilen yetkiye dayanarak çıkarılan ve yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri ile bunlara ekli mali tablolar ve bildirimlerin yeminli mali müşavirlerce tasdikine ilişkin usul ve esasların belirlendiği 30/07/1995 tarih ve 22359 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 18 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği'nin müşterek ve müteselsil sorumluluğun tespitine ilişkin bölümünde ise sorumluluğu tespit edilen yeminli mali müşavirle ilgili takibatın, yeminli mali müşavirin bağlı bulunduğu vergi dairesince yerine getirileceği düzenlenmiştir. Müşterek ve müteselsil sorumluluğu tespit edilen yeminli mali müşavirle ilgili takibatın, yeminli mali müşavirin bağlı bulunduğu vergi dairesince yerine getirileceği düzenlendiğinden, davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin davacının bağlı bulunduğu Balçova Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenmesinin usule ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davanın esası hakkında incelenerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.