Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2023/1751 E. 2025/2457 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2023/1751
- Karar No
- 2025/2457
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1751 Karar No : 2025/2457
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) : ... Petrol Ürünleri İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI): ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına 2018 ve 2019 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 15 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin referans kıymetine yükseltilmesi suretiyle fazladan ödendiği iddia olunan gümrük ve katma değer vergilerinin geri verilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesi ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; iade istemine konu vergilerin davacının beyanına göre tahsil edildiği tartışmasız olmakla birlikte, beyannamede eşyaya ilişkin fatura kıymeti ile yurt dışı gider altında beyan olunan kıymet arasındaki farkın fazla olduğu, vergi tahakkuk ve tahsilinde fatura bedelinin gerçeği yansıtmadığı yönünde herhangi bir veri, emsal referans veya tespitin bulunmadığı, dolayısıyla beyan ile fatura kıymeti arasındaki farkın serbest iradeyle beyan edildiğinin kabulünün hayatın olağan akışı ve ticari hayatın gerçekleriyle bağdaşmayacağı, bu bakımdan, davacıdan tahsil edilen vergilerin, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının iadesi istemiyle yapılan geri verme başvurularının reddine dair karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği; fazladan ödenen tutarın yasal faiziyle iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi mahkemesi kararının, fazladan ödenen vergilerin yasal faiziyle birlikte iade edilmesine ilişkin hüküm fıkrasının Dairelerince de uygun görüldüğü; öte yandan, kararın, tahsil tarihinden itibaren yasal faiz hesaplanmasına ilişkin hüküm fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulü ile kararın faizin başlangıcına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra fazladan ödenen tutarın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, haksız tahsil edilen vergilerin 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiği; davalı idarece, davacı kendi iradesiyle kayıt belgesi/referans kıymete uygun olarak beyanda bulunduğundan, geri verme isteminin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece istemin reddi gerektiği savunulmuş; davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Olayda, davalı idarece, beyannameler muhteviyatı eşyalar için gözetim uygulaması bulunmadığı halde, davacı tarafından yurt dışı gider olarak ek kıymet beyanında bulunulduğunun belirtildiği, dolayısıyla münhasıran bahsedilen eşyalara özgü şekilde genel, nesnel olarak belirlenen gözetim kıymetin altında ithaline izin verilmeme durumunun söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında, davacının beyanının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunun tespitinin inceleme ve araştırma gerektirmesi ve yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduğunun açıkça anlaşılamaması nedeniyle geri verme isteminin 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı sonucuna ulaşıldığından, aksi yoldaki kararın davalı idarenin istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması; redde ilişkin hüküm fıkrasının ise temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına 2018 ve 2019 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 15 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin referans kıymetine yükseltilmesi suretiyle fazladan ödendiği iddia olunan gümrük ve katma değer vergilerinin geri verilmesi istemiyle yapılan başvuruların reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. 4458 sayılı Kanun'un 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrasında, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde, geri vermeye konu fazla tahsilatın yükümlüden kaynaklanması durumunda geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten, diğer durumlarda ise tahsilat tarihinden geri verme kararının tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için geri verilecek tutar üzerinden, aynı dönemde 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faizin ödeneceği hükmü yer almaktadır. İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, Türk Mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır. Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanunun benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili mercinin, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar vereceği, bu karara karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında; temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3. madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2. ve 6. fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı tarafından temyiz dilekçesinde aleyhlerine olan hüküm fıkrasına karşı temyiz isteminde bulunulmakla birlikte, Dairemizce eksik olan başvuru harcı ile posta giderinin tamamlatılması amacıyla yapılan tebligatta, eksikliğin yasal süre içerisinde giderilmesinin gerektiği, aksi halde temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı hususunun bildirilmesine rağmen başvuru harcının ve posta giderinin yatırılmadığının anlaşılması karşısında, kararın redde ilişkin hüküm fıkrasının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Davalı idarenin temyiz istemine gelince; Uyuşmazlığın çözümü için gözetim uygulamasına tabi olmayan eşyaların kıymetinin gözetim kıymetine yükseltilmesi suretiyle fazladan ödendiği iddia olunan gümrük vergilerinin 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iadeye konu edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi zorunludur. Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Bu suretle, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğler ile gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşya için ''birim kıymet'' belirlenerek, eşyanın bu kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirilmiş; bazı dönemlerde de Gümrükler Genel Müdürlüğü'nce belirli bir eşyaya yönelik olarak çıkarılan ve ilgili gümrük müdürlüklerine bildirilen genel yazılarla, gözetim kıymet uygulamasına benzer nitelikte ''referans kıymet'' uygulaması getirilmiştir. İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Öte yandan; davalı İdarece belirlenen gözetim kıymeti, eşyanın 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Dairemizin öteden beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır. Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, anılan Tebliğlerle, önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Bakanlık Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken; yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunularak tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmına karşı veya 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade başvurusuna konu edilmek suretiyle tesis edilen işlemlere karşı davalar açılmaktadır. Olayda, davalı idarece, beyannameler muhteviyatı eşyalar için gözetim uygulaması bulunmadığı halde, davacı tarafından yurt dışı gider olarak ek kıymet beyanında bulunulduğunun belirtildiği, dolayısıyla münhasıran bahsedilen eşyalara özgü şekilde genel, nesnel olarak belirlenen gözetim kıymetin altında ithaline izin verilmeme durumunun söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında, davacının beyanının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunun tespitinin inceleme ve araştırma gerektirmesi ve yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduğunun açıkça anlaşılamaması nedeniyle geri verme isteminin Kanun'un anılan maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı sonucuna ulaşıldığından, aksi yoldaki temyize konu kararın davalı idarenin istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idarenin istinaf isteminin reddine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 3. Kararın redde ilişkin hüküm fıkrasının TEMYİZ EDİLMEMİŞ SAYILMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 17/06/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan kararın işlemin iptali ve başvuru tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte iadesine dair hüküm fıkrası aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaları anılan hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve sözü edilen hüküm fıkrasının onanması gerektiği oyu ile, kararın bozmaya dair kısmına katılmıyoruz.