Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2023/1642 E. 2023/4392 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2023/1642
- Karar No
- 2023/4392
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1642 Karar No : 2023/4392
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... (...) Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Telefon ve Elektronik İthalat İhracat Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... ve ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı "süpürge" cinsi eşyanın kıymetinin davalı idarenin zorlaması ile "yurt dışı gider" bölümündeki tutarın yükseltilmesi suretiyle beyan edilerek bu kıymet üzerinden hesaplanarak ödenen özel tüketim ve katma değer vergilerinin eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesi isteminin reddine vaki itirazın reddi yolundaki işlemin iptali ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre, eşyanın gümrük kıymetinin öncelikle satış bedeli olduğu, satış bedelinin tespit edilememesi halinde sırasıyla Kanun'da sayılan diğer yöntemlere geçileceği, olayda, belirlenen kıymetin, gümrük mevzuatı çerçevesinde esas alınacak kıymet olmadığı anlaşıldığından, söz konusu kıymet üzerinden gerçekleştirilen tahakkuklar üzerine ödenen özel tüketim ve katma değer vergilerinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine vaki itirazın reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 216. maddesinin 07/11/2019 tarih ve 30941 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 1. fıkrasında yer alan hüküm gereğince, fazladan tahsil edilen vergilerin ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiziyle birlikte iade edilmesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlem ile müdürlüğün yasa ile kendilerine tanınan yetki ve görev çerçevesinde hareket ettikleri, işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.