Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2022/1124 E. 2025/1729 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2022/1124
- Karar No
- 2025/1729
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1124 Karar No : 2025/1729
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI)... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVALI) ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıya ait evin bahçesinde bandrolsüz sigara bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrası uyarınca takdir komisyonu kararlarına istinaden, davacı adına 2017 yılının Mart dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ile takdir komisyonu kararlarının iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının bahçesi içerisinde yakalanan sigaralarla herhangi bir bilgisinin ve ilgisinin olduğuna dair somut delile ulaşılamadığı, hakkında yürütülen ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, soruşturma evrakında sigaraların sahibi olduğu düşünülenler hakkında halen araştırmaların devam ettiğinin belirtildiği, bu itibarla, davacı ile kaçak sigaralar arasında illiyet bağı bulunmadığı, sigarayı bulundurma fiilinin davacının şahsında gerçekleştiğinin somut delillerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık görülmediği; öte yandan, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığından, takdir komisyonu kararlarının iptali istemi yönünden davanın esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle cezalı tarhiyatın iptaline, takdir komisyonu kararlarının iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ile takdir komisyonu kararlarına ilişkin hüküm fıkralarının Dairelerince de uygun görüldüğü; kararın, vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmına gelince; davacının, söz konusu sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başkaca şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece herhangi bir tespit yapılmadığı, ayrıca fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğunun veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisinin belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranacağı kuralının uygulanmasının, Kanunda açıkça mükellef ifadesinin kullanılması karşısında, belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan kişinin gelir ya da katma değer vergisi açısından resmi bir mükellefiyetinin olması durumunda mümkün olduğu, zira, fiili ya da kaydi envanterin ancak daha önceden resmi bir gelir ya da katma değer vergisi mükellefi nezdinde yapılabileceği, öte yandan, Kanun'da mükellef olmamakla birlikte yalnızca belirli bir miktarı aşan belgesiz mal bulundurduğu tespit edilenler adına 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükme benzer bir düzenlemeye katma değer vergisi açısından yer verilmemiş olduğunun anlaşılması karşısında, mahkeme kararının vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatına ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, olayda gümrük idarelerinin yetkili olduğu; davalı idarece, cezalı tarhiyatın 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinin 5. fıkrasına ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu hükümlerine uygun olarak yapıldığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece istemin reddi gerektiği savunulmuş; davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: , HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz istemlerinin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.