Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2021/1193 E. 2023/4051 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2021/1193
- Karar No
- 2023/4051
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1193 Karar No : 2023/4051 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...ayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Elektrik Enerjisi Toptan Satış Anonim Şirketi adına tescilli ...-..., ...-..., ...-..., ...-..., ...-..., ...- ... ile ... ve ...-... sayılı beyanname muhteviyatı eşyadan kaynaklanan gümrük vergilerinin tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, ...Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... D.İş Nolu kararıyla, asıl borçlu şirketin yönetim organlarının yetkilerinin tümü ile kararda belirtilen kayyımlara devredilmesine ve karar tarihi itibarıyla yönetim organının yetkilerinin kaldırılmasına hükmedildiği, 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince de şirketin kayyımlık yetkisinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiği, davacının yönetim kurulu üyesi olarak temsil yetkisinin 11/08/2016 tarihinde sona erdiği ve bu durumun 23/08/2016 tarih ve 9143 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, asıl amme borçlusu şirket adına işlem gören beyannameler ile tahakkuk eden gümrük vergilerinin, şirketin kayyımlık yetkisinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devrinden sonra yönetim kurulu başkanı olarak seçilen ... imzasıyla 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun hükümleri uyarınca, 25/11/2016 tarihinde, yapılandırıldığının anlaşıldığı, adına ödeme emri düzenlenen davacının şirketi temsil yetkisinin 11/08/2016 tarihinde sona erdiği, yapılandırma başvurusu sonucunda borcun nitelik değiştirdiği, yeni bir borca dönüştüğü ve şirketi temsil yetkisi sona eren davacının bu borçlardan sorumlu tutulamayacağı; ödeme emrinin ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinden kaynaklanan kısmının ise, davacının yönetim kurulu üyesi olarak asıl borçlu şirketi temsil yetkisinin 11/08/2016 tarihinde sona erdiği dikkate alındığında, temsil yetkisinin sona erdiği 11/08/2016 tarihinden sonra tescil edilen beyanname ile tahakkuk eden vergiden davacının kanuni temsilci olarak sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirketin mal varlığından tahsil edilemeyen kamu alacağından doğan sorumluluk yönetim kurulu üyelerine ait olduğundan, davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Asıl borçlu ... Elektrik Enerjisi Toptan Satış Anonim Şirketi adına tescilli ...-..., ...-..., ...-..., ...-..., ...-...,...-... ile ... ve ...-... sayılı beyanname muhteviyatı eşyadan kaynaklanan gümrük vergilerinin tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının 08/12/2015 tarihinde yönetim kurulu başkanı olarak atandığı, 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince şirketin kayyımlık yetkisinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiği, davacının yönetim kurulu üyesi olarak temsil yetkisinin 11/08/2016 tarihinde sona erdiği ve bu durumun 23/08/2016 tarih ve 9143 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, asıl amme borçlusu şirket adına işlem gören beyannameler ile tahakkuk eden gümrük vergilerinin, şirketin kayyımlık yetkisinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devrinden sonra yönetim kurulu başkanı olarak seçilen ... imzasıyla 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun hükümleri uyarınca 25/11/2016 tarihinde yapılandırıldığı, ancak yapılandırılan alacağa ilişkin taksitlerin ödenmemesi nedeniyle kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır. Olayda, davacının, kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin olan ve asıl borçlu şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacaklarının ödenmesinden anılan yasal düzenleme uyarınca sorumluluğunun bulunduğu açıktır. Davacının kanuni temsilcilikten ayrıldığı tarihten sonraki bir dönemde seçilen kanuni temsilci tarafından asıl borçlu şirkete ait geçmiş dönemlere ilişkin vergi borçlarının yapılandırılmış olması da davacının kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin kanuni temsilci sıfatıyla doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Bu durumda, ödeme emrinin ...-..., ...-..., ...-..., ...-..., ...-...,...-..., ...-... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamelerinden kaynaklanan vergilere ilişkin olarak davacının belirtilen dönemlerde kanuni temsilcilik sıfatını haiz olduğu açık olduğundan, asıl borçlu şirket adına usulüne uygun olarak malvarlığı araştırması yapılıp yapılmadığı ve bu suretle borcun şirketten tahsil olanağının bulunup bulunmadığı gibi diğer yönlerden ödeme emrinin hukuka uygun olup olmadığı ,araştırılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın dava konusu işlemin anılan beyannamelere isabet kısmının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.