Danıştay · 7. Daire
Danıştay 7. Daire 2021/1169 E. 2024/303 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 7. Daire
- Esas No
- 2021/1169
- Karar No
- 2024/303
T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1169 Karar No : 2024/303 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü -... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Oyuncak Pazarlama ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinin 13. kaleminde 8903.91.90.00.00 pozisyonunda "plastikten şişme kano botu ve küreği" ticari tanımlı olarak beyan edilen eşyanın 8903.10.10.00.00 pozisyonunda ve Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği kapsamında Tareks Uygunluk Belgesi ibraz edilmek suretiyle ithal edilmesi gerektiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın cezanın miktarının düzeltilerek reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca idarece işlem tesis edilebilmesi için, eşyanın ithalatının uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde, uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edilmesinin gerektiği, olayda ise; anılan mevzuatta aranılan ve gümrük idaresini aldatıcı, yanıltıcı mahiyette bir işlem veya davranışın söz konusu olmadığı, ithalata izin verilmesiyle ilgili aşamaların gümrük idaresinin denetimi altında gerçekleştirildiği, dolayısıyla tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinin 13. kaleminde 8903.91.90.00.00 pozisyonunda "plastikten şişme kano botu ve küreği" ticari tanımlı olarak beyan edilen eşyanın 8903.10.10.00.00 pozisyonunda ve Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği kapsamında Tareks Uygunluk Belgesi ibraz edilmek suretiyle ithal edilmesi gerektiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın cezanın miktarının düzeltilerek reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde; ithali lisansa, şarta, izne, kısıntıya ve belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceği, anılan maddenin olay tarihindeki haliyle 4. fıkrasında, birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verileceği ve eşyanın 177. ve 180. madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulacağı belirtilmiş olup, 5911 sayılı Kanun'la değişik şekliyle 65. maddesinde ise; gümrük idarelerinin, beyanın doğruluğunu araştırmak üzere, beyanname ile ilgili ve beyannameye ekli belgeleri kontrol edebileceği ve beyannamenin içerdiği bilgilerin doğruluğunu araştırmak amacı ile beyan sahibinden diğer belgeleri de vermesini isteyebileceği, eşyayı muayene edebileceği ve ayrıntılı muayene veya tahlil amacıyla numune alabileceği hükme bağlanmıştır. 07/10/2009 tarih ve 27369 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliği'nin 180. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan şeklinde; beyanın kontrol türünün ve kontrolle görevli memurun, bilgisayar sistemi tarafından risk kriterlerine göre belirleneceği, kırmızı hattın, eşyanın muayenesi ile birlikte belge kontrolünün de yapıldığı hat olduğu belirtilmiş; 182. maddesinde; muayenenin, kapların cins, marka, numara ve adetlerini, eşyanın vergiye esas olan ağırlık ve diğer ölçüleri ile gümrük tarife istatistik pozisyonu, menşe ve kıymetine ilişkin beyanın doğruluğunun tespitini kapsayacağı; muayene işleminin tam veya kısmi muayene yöntemleriyle gerçekleştirileceği; bu yöntemlerden hangisinin kullanılacağının bilgisayar sistemi tarafından belirleneceği; ancak muayene şeklinin sistem tarafından belirlenmediği durumlarda bu hususun muayene ile görevli memurlar tarafından eşyanın niteliğine göre belirleneceği ifade edilmiştir. 30/12/2016 tarih ve 29934 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan "CE" İşareti Taşıması Gereken Bazı Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği'nin (Ürün Güvenliği ve Denetimi 2017/9) 1.maddesinde; bu Tebliğ ile Ek-1’de yer alan yönetmelikler kapsamında olan ve Ek-2’de belirtilen ürünlerin ithalatta tabi bulundukları yönetmelik veya yönetmeliklere uygunluğunun denetimine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin amaçlandığı, 3. maddesinde; dış ticarette risk esaslı kontrol sisteminin, (TAREKS) ürün güvenliği ve teknik düzenlemeler mevzuatı uyarınca yürütülen denetim, uygunluk ve izin işlemlerinin elektronik ortamda ve risk esaslı olarak yapılması amacıyla kurulan internet tabanlı uygulama olduğu, fiili denetimin, belge kontrolü, işaret kontrolü, fiziki muayene ve laboratuvar testinden biri veya birkaçını kapsadığı, 11. maddesinde; ürünün ithal edilebileceğine dair on beş haneli TAREKS referans numarasının gümrük beyannamesinin 44 no'lu hanesine firma tarafından kaydedilmesinin zorunlu olduğu, 13. maddesinde ise; bu Tebliğ'e aykırı hareket edenler ile yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunanlar, sahte belge kullanan veya ibraz edenler veya belgede tahrifat yapanlar hakkında; 4703 sayılı Kanun ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile... sayılı Teknik Düzenlemeler Rejimi Kararı'nın ilgili hükümleri ve ilgili diğer mevzuatın uygulanacağı düzenlemelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinin 13. kaleminde 8903.91.90.00.00 pozisyonunda "plastikten şişme kano botu ve küreği" ticari tanımlı olarak beyan edilen eşyanın 8903.10.10.00.00 pozisyonunda ve Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği kapsamında Tareks Uygunluk Belgesi ibraz edilmek suretiyle ithal edilmesi gerektiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın cezanın miktarının düzeltilerek reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. TAREKS uygulaması, ithalatta standartlara uygunluk denetimi yapılan ürünleri, "TSE", "CE" işareti taşıması gereken bazı ürünleri, İthalat Denetimi Tebliği kapsamı ürünleri; kişisel koruyucu donanımları, oyuncaklar, yapı malzemeleri, tıbbi cihazlar, telsiz ve telekomünikasyon terminal ekipmanları, pil ve akümülatör gibi sanayi ürünlerini; ihracatta ve ithalatta kalite denetimine tabi tutulan tarım ürünlerini kapsamaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuata göre, davalı idarece uyuşmazlığa konu eşyaya ilişkin iddia edilen gümrük tarife istatistik pozisyonun ... sayılı Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği kapsamında TAREKS belgesine tabi bulunduğu ve anılan belgenin 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesi kapsamında ibrazı zorunlu belgelerden olduğu anlaşılmakla birlikte, olayda, 2016 ila 2019 yıllarına ait beyannamelerin GÜVAS üzerinden sorgulanması ve gümrük idarelerinde işlem gören beyannamelerin sonradan incelenmesi sonucunda hazırlanan ... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporu dışında, dava konusu ceza kararına dayanak olabilecek ve eşyanın beyan edilenden farklı pozisyonda değerlendirilmesini gerektirecek somut bir tespit, yahut eşyanın davalı idarece fiziken incelenmesi neticesinde beyana uygun bulunmadığını ortaya koyan herhangi bir saptama yapılmadığı gibi, beyanname eki fatura, özet beyan, CMR veya ithalat sırasında eşyanın cinsi ve niteliğinin tespitine yönelik gümrük sahasında düzenlenmiş tutanak ve benzeri belgelerin içeriğinin araştırılmadığı, sadece GÜVAS üzerinden yapılan çalışmalara istinaden davalı idare kayıtlarında geriye dönük değerlendirme yapılması suretiyle, bir başka deyişle, beyan edilen tanımdan hareketle eksik incelemeye dayalı olarak işlem tesis edildiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/01/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesinin 13. kaleminde 8903.91.90.00.00 GTİP'te "plastikten şişme kano botu ve küreği" ticari tanımlı olarak beyan edilen eşyanın 8903.10.10.00.00 GTİP'te ve Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği kapsamında Tareks Uygunluk Belgesi ibraz edilmek suretiyle ithal edilmesi gerektiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın anılan cezanın düzeltilerek reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde yer verilen "re'sen araştırma ilkesi" uyarınca ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, bu delillerin maddi olayın hukuki değerlendirmesinde esas alınma nedenleri, taraflar arasında ihtilafsız olan durumların esas çözüme etkisi ile birlikte bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi dolayısıyla, ikna edici ve gerekirse yol göstererek açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde karara bağlanması gerekmektedir. Tareks, dış ticarette risk esaslı kontrol sistemi olan ve standartlara uygunluk, kalite ve güvenlik açısından tüketiciyi ve üreticiyi korumak amacıyla gerçekleştirilen ithalat ve ihracat denetimlerinin risk esaslı olarak yapılmasına imkan veren program olup, ürünlerin insan sağlığı, can ve mal güvenliği, hayvan ve bitki yaşam sağlığı, çevre ve tüketicinin korunması açısından sahip olması gereken asgari güvenlik koşullarını taşıyıp taşımadığının kontrol edilmesidir. Fiziki olarak her partinin denetlenmesi yerine riskli ürünlerin belirlenerek denetime alınması amaçlanmıştır. Olayda ithalata konu eşya davacı tarafından Tareks kapsamında bulunmayan 8903.91.90.00.00 GTİP'te "plastikten şişme kano botu ve küreği" ticari tanımlı olarak beyan edilmiş ise de, idarece anılan eşyanın Tarekse tabi olan 8903.10.10.00.00 GTİP' te, "Yatlar ve diğer eğlence ve spor amaçlı deniz taşıtları; kürekli kayıklar ve kanolar: birim ağırlığı 100 kg'ı geçmeyenler" bulunduğunun tespiti üzerine davacıdan Tareks belgesinin istenildiği, ancak davacı tarafından söz konusu belgenin ibraz edilmemesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında bir ceza uygulanabilmesi için serbest dolaşıma girecek bir eşyanın ithaline izin verilmesi bakımından temini yasal olarak zorunlu kılınan bir belgenin beyan sırasında gerek eşyanın ait olduğu gümrük tarifesi istatistik pozisyonunun olduğundan farklı gösterilmesi gerekse o eşyaya ait olmayan bir belgenin o eşya için alınmış gibi beyan edilmesi yanında Gümrük Yönetmeliğinin 181/10.maddesi uyarınca daha sonra verilen süreye rağmen söz konusu belgenin gümrük idaresine ibraz edilememesi gerekmektedir. 7190 sayılı Kanun'un 12.maddesiyle, Yönetmelikle düzenlenen ve daha sonra belgenin tamamlanmasını öngören hüküm yasa maddesine dahil edilmiş bulunmaktadır. Bu düzenlemelere göre cezayı gerektiren fiil unsurları itibarıyla bir sürece yayılmış, ithalatçı beyanında ya eşyanın ait olduğu gerçek gümrük tarife istatistik pozisyonunu göstermeme ya da eşya ile ilgisiz bir belgeyi kaydederek veya ibraz ederek yasal olarak zorunlu belgeyi sunmama fiili sonunda idarece bu durumun tespitinden sonra yükümlüye yeni bir süre verilerek ilgili bilgi veya belgenin temininin talep edilmesi şartı getirilmiş, şartın yerine getirilerek belgenin sağlanması halinde işlemlerdeki gecikmenin müeyyidesi olarak usulsüzlük cezası öngörülmüştür. Olay tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükmü ve bahis konusu yasal düzenleme ile eşyanın ithaline izin verilebilmesi için ürün güvenliği ve ürünle ilgili teknik gereklilikler öngören mevzuat çerçevesinde yasal olarak zorunlu olan bilgi, belgenin gerekli denetimlerin de icrası sağlanarak her halükarda temin edilmesi zorunlu kılınmıştır. İdarece süre verilerek ilgili bilgi ve belgenin temininin talep edilebilmesi için gerekli olan koşul sadece söz konusu eşyanın mevzuat çerçevesinde denetime tabi olduğu, bir bilgi ve belgeye bağlanması zorunlu olduğu halde bunun ithalattaki beyan aşamasında gerçekleştirilmemiş olmasıdır. Yurda giriş aşamasında olan veya giren eşyanın ürün güvenliği ile ilgili teknik gerekliliklere aykırı olup olmadığının belirlenmesi, gerekirse mahrece iade, imha, tasfiye ve kamuya terk gibi işlemlerin icrası yasal düzenlemeler uyarınca zorunlu olduğundan, beyan sırasında, uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi eşyayı ithal edenlerin aldatma veya yanıltma kastıyla hareket etmeleri değil, anılan uygunluk ve yeterlilik belgesi mevcut olmadan ithalat beyanında bulunmaları önem arzetmektedir. Buradaki amaç ithalata konu eşyanın tabi olduğu pozisyon için aranılan ve kamu güvenliği, kamu yararı amacı güden asgari koşulların teminidir. İthalatçının bu koşulların temini noktasında üzerine düşen de eşyayı gerçeğe uygun şekilde beyan ederek ilgili belgeyi temin edip ibraz etmek veya beyan sırasında bir şekilde sağlanamamışsa daha sonra verilen sürede ikmal etmektir. Dava konusu olayda ise, idarece beyandan sonra verilen süreye rağmen eşya ile ilgili denetimin olumlu sonuçlanmaması nedeniyle davacı iddialarının açıklığa kavuşturulması bakımından, uyuşmazlık konusu eşyanın tareks belgesi gerektirip gerektirmediğinin belirlenmesi zaruridir. Bu bağlamda, uyuşmazlığın çözümü; anılan re'sen araştırma ilkesi uyarınca davacı tarafından ithal edilen ihtilafa konu eşyanın dahil olduğu gümrük tarife istatistik pozisyonunun belirlenmesini gerektirmekte olup, bu belirleme ise, ancak eşyanın özelliklerinin ortaya konulması ve elde edilecek verilerin, tarife yorum kuralları kapsamında izahname ve açıklama notları çerçevesinde yapılacak değerlendirmede ulaşılacak sonuca göre karar vermeyi gerektirdiğinden belirtilen şekilde inceleme yapılmadan eksik incelemeye dayanılarak verilen aksi yöndeki karara yönelik temyiz isteminin kabulüyle, vergi dava dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.