Danıştay · 6. Daire
Danıştay 6. Daire 2024/3756 E. 2024/5481 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 6. Daire
- Esas No
- 2024/3756
- Karar No
- 2024/5481
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/3756 Karar No : 2024/5481 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı -... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN ÖZETİ: Tunceli ili, ... ilçesi, ... köyü (... Mahallesi), ... mevkiinde mülkiyeti Hazineye ait ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda Tunceli Belediye Meclisinin ... tarihli ... sayılı kararı ile kabul edilen... (...) Mahallesi 1/1000 ölçekli İlave-Revizyon Uygulama İmar Planı ile anılan plana yapılan itirazın reddine dair Tunceli Belediye Meclisinin ... tarihli ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan dava açma ehliyeti iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken menfaatlerine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir. Davacı tarafından dava konusu taşınmazların 40-50 yıldır zilyedi olduğu, anılan taşınmazlar üzerinde 30-40 yıllık meyve ağaçlarının bulunduğu anılan taşınmazların konut alanından çıkarılarak tarım arazi olması gerektiği iddiaları ile bakılan davanın açıldığı da dikkate alındığında iptali istenilen işlemle arasında meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunduğunun dolayısı ile davacının bakılan davada ehliyetli olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu nedenle işin esasının incelenmesi gerektiği düşüncesiyle İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:... K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 14/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. KARŞI OY (X) : 2577 sayılı Yasanın 2.maddesinin 1.fıkrası (a) bendinde, iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptallleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme yapılırken davacı ile dava konusu işlem arasında kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin bulunup bulunmadığı hususu gözönüne alınmaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden; mülkiyeti Hazineye ait ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda Tunceli Belediye Meclisinin ... tarihli ... sayılı kararı ile kabul edilen ... (...) Mahallesi 1/1000 ölçekli İlave-Revizyon Uygulama İmar Planı ile anılan plana yapılan itirazın reddine dair Tunceli Belediye Meclisinin ... tarihli ... sayılı kararının iptali istenilmektedir. Davacı tarafından uyuşmazlık konusu taşınmazların 40-50 yıldır zilyedi olduğu, üzerinde 30-40 yıllık meyve ağaçlarının bulunduğu anılan taşınmazların konut alanından çıkarılarak tarım arazi olması gerektiği ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı, dava konusu taşınmazları kapsayan alanda yapılan imar planı ile davacının kişisel menfaatinin etkilendiği gözetildiğinde, her ne kadar davacının, dava konusu taşınmazların maliki olmadığı dolayısıyla da dava açma ehliyetinin bulunmadığından bahisle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş ise de, taşınmazların zilyedi olduğu dosya kapsamından anlaşılan davacının, dava konusu imar planı yönünden dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki idare mahkemesinin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.