Danıştay · 6. Daire

Danıştay 6. Daire 2024/1401 E. 2024/5856 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2024/1401
Karar No
2024/5856

T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/1401 Karar No : 2024/5856 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı - ANKARA VEKİLİ : Av. ... 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 3- ... Bakanlığı - ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN ÖZETİ : Beykoz 6. dönem belediye meclis üyesi olan ve Beykoz İlçesinde ikamet eden davacı tarafından, 17/12/2018 tasdik tarihli, 01/02/2019-04/03/2019 tarihleri arasında askıya çıkarılan Beykoz İlçesi 1/5000 ölçekli Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgesi Koruma Amaçlı Revizyon Nazım İmar Planının 2. Etabının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu Beykoz İlçesi 1/5000 ölçekli Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgesi Koruma Amaçlı Revizyon Nazım İmar Planının 2. Etabının; 151 ada, ... parsel, ... ada, ... ve ... parsel, ... ada, ... parsel ve ... ada, ..., ..., ... ve ... parseller yönünden iptali, anılan imar planının 2. Etabının yukarıda sayılar parseller dışında kalan kısımları yönünden davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvuruları üzerine, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine, davalı idareler ile davalılar yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının ise kabulüne, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline yönelik kısımlarının kaldırılmasına, davanın ehliyet yönünden reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davalı idarelerden Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile davalılar yanında müdahil tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. Davalılardan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 23/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava, Beykoz 6. dönem belediye meclis üyesi olan ve Beykoz İlçesinde ikamet eden davacı tarafından, 17/12/2018 tasdik tarihli, 01/02/2019-04/03/2019 tarihleri arasında askıya çıkarılan Beykoz İlçesi 1/5000 ölçekli Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgesi Koruma Amaçlı Revizyon Nazım İmar Planının 2. Etabının iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin (a) fıkrasında, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. İdari bir karar münhasıran davacıyı etkileyebileceği gibi, uyuşmazlığın niteliğine göre vatandaş veya belde sakinini de etkileyebilmektedir. Nitekim çevre ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Danıştay içtihatlarıyla belde sakini olmak dava açmak için yeterli görülmüştür. İdare Mahkemesince yapılan değerlendirmede, bakılan davada davacının ehliyetli olduğu sonucuna varılarak işin esası hakkında karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan istinaf başvuruları üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacı tarafından semt sakini sıfatıyla dava konusu planın tamamının iptali istenilmesine rağmen, planın tamamının iptalinin istenilmesi konusunda hangi meşru ve güncel menfaatin ihlal edildiği hususunun açıklanmadığı, ayrıca davacının İlçe Belediye Meclisi üyeliği sıfatının da 2014 yılında sona erdiği, davacı ile davaya konu imar planı arasında hukuken kabul edilebilir nitelikte, doğrudan, somut, meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisinin kurulamaması ve dava tarihi itibariyle davacının belediye meclisi üyeliği sıfatının da sona ermiş olması karşısında dava konusu imar planının tamamının iptalini istemekte sübjektif yönden dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı idareler ile davalılar yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının kabulüne İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline yönelik kısımlarının kaldırılmasına, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Davacının dava dilekçesindeki iddiaları ile uyuşmazlık konusu plana yapılan itirazın içeriği incelendiğinde, davacının ikamet ettiği Göztepe Mahallesinin bir kısmının imar planı sınırları içerisinde yer aldığı, imar planı ile nüfus yoğunluğu artırılırken donatı alanlarının artırılmadığı, Gerigörünüm ve Etkilenme Bölgesinde plan sınırı dışına çıkartılan alanların oluşturulduğu, planda doğal sit niteliğinin sürdürülmesine yönelik önlem alınmadığı, etaplar arasında kopukluk olması sebebiyle plansız alanların bulunduğu iddiaları ile bakılmakta olan davanın açıldığı ve davacının uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu Beykoz ilçesinde ikamet ettiği anlaşıldığından, davanın konusu çevrenin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren bir konu olduğu ve bunun gibi konularda Danıştay içtihatlarıyla belde sakini olmanın dava açmak için yeterli olduğu gözetildiğinde davacının iptali istenilen işlemle arasında meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunduğu, dolayısıyla bakılan davada ehliyetli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu, bu itibarla temyiz isteminin kabulü ile davalı idareler ile davalılar yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının kabulüne, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline yönelik kısımlarının kaldırılmasına, davanın ehliyet yönünden reddine dair temyize konu İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 6. Daire, E. 2024/1401, K. 2024/5856, www.arakarar.com/karar/danistay-6-daire-2024-1401-e-2024-5856-k-aefa99e4f573