Danıştay · 6. Daire
Danıştay 6. Daire 2024/1067 E. 2025/3042 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 6. Daire
- Esas No
- 2024/1067
- Karar No
- 2025/3042
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/1067 Karar No : 2025/3042
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı/ANKARA VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamelerin ekli listelerinde adına yer verilmek suretiyle kamu görevinden ihraç edilen kamu görevlilerinin, 4708 sayılı Kanun kapsamında denetçi mimar ve mühendis, kontrol elemanı, yardımcı kontrol elemanı, yapı denetim kuruluşu ve laboratuvar kuruluşu ortağı, şirket müdürü olarak görev yapanların görevlerinin sonlandırılması, söz konusu listelerde yer alan kişilerin bundan sonra denetim faaliyeti yapmalarına izin verilmemesi ve bu yönde yapılacak başvuruların reddedilmesine ilişkin ... tarih (... tarihli Bakan Oluru) ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün işlemi ile denetçi belgesinin cezalı duruma düşürülmesi işleminin iptali ve işlem nedeniyle uğranılan maddi zarara ilişkin olarak 6.333,33-TL tazminatın işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : 2006 yılında Pamukkale Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olduğu, 15.04.2015 tarihinde proje ve uygulama denetçi belgesi aldığı, Akdeniz Üniversitesi Elmalı Meslek Yüksekokulu Elektronik ve Otomasyon Bölümü Elektronik Teknolojisi Programı öğretim görevlisi iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, 16/04/2018 tarih (12/04/2018 tarihli Bakan oluru) ve 67634 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü işlemi ile de denetçi belgesinin 3025 yılına kadar cezalı duruma düşürülmesi ve buna bağlı olarak yapı denetim sisteminde düşürülmesine karar verildiği, Cumhurbaşkanlığı OHAL işlemleri İnceleme Komisyonunun 19.01.2022 tarihli kararıyla göreve iade başvurusunun kabul edilmesiyle Akdeniz Üniversitesi Isparta Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Elektronik ve Otomasyon Bölümü Elektronik Teknolojisi Bölümüne atamasının yapıldığı,... tarih (1... tarihli Bakan oluru) ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü işlemi ile denetçi belgesinin cezalı duruma düşürülmesi işleminin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığı, çalışma hakkının ihlal edildiği, bu nedenle dava konusu işlemlerin iptalinin gerektiği ileri sürülmekte, işlem nedeniyle uğranılan maddi zarara ilişkin olarak 6.333,33-TL tazminatın işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi talep edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : 668, 669, 670 ve 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamelerin 2. maddesinin 2. fıkrası, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesinin 2. fıkrası, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 3. fıkrası ile 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesinin 3. fıkrası ve 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1. maddesinin 2. fıkrasında getirilen düzenlemelerin 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuatı uyarınca yapı denetim faaliyetini yürüten mimar ve mühendisler için Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünce yapılan değerlendirmede; "1-Kanun Hükmünde Kararnamelerin ekinde bulunan listelerde isimleri yer alan ve kamu görevinden yasaklananların: özel sektörde mesleklerini icra etmelerinin mümkün olduğu, ancak istihdam edilecekleri alanın ilgili mevzuatları uyarınca KHK'de yasaklanan "dolaylı da olsa kamu hizmeti" kapsamında değerlendirilmesi halinde ilgililerin bu işte görev yapamayacakları, 2- KHK listesinde olmadıkları halde haklarında soruşturma başlatılmış denetçi mimar ve mühendislerin haklarında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmaması veya özel kanunlarından kaynaklanan herhangi bir hak mahrumiyeti de doğmaması halinde, denetim görevlerini ifa etmeye devam edebilecekleri, 3- Soruşturma kapsamında gözaltına alınmış veya tutuklanmış olmaları durumunda ortağı bulundukları veya müdürlüğünü yürüttükleri şirketler bakımından, bu şirketlerin ayrı bir tüzel kişiliği bulunması ve bu şirketler yönünden herhangi bir koruma tedbirine hükmedilmemesi halinde bu kuruluşların faaliyetlerine devam edebilecekleri" mütalaa edildiği, 4708 sayılı Kanunun genel gerekçesinde yer alan ifadelerden yapı denetim faaliyetinin kamu hizmeti niteliği taşıdığı, 4708 sayılı Kanunun 2., 3., 8., 9. ve 10. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde getirilen yapı denetim sisteminde davalı Bakanlığın gözetim ve denetimiyle yapı denetim hizmetini yönlendirme yetkisinin var olduğunun tartışmasız olduğu, yapı denetim faaliyetinin kamu hizmeti niteliği taşıdığı, davacı hakkında 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesi gereği işlem tesis edildiği ve dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Bireysel işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, düzenleyici işlem yönünden davanın reddi ve tazminat isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava;Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamelerin ekli listelerinde adına yer verilmek suretiyle kamu görevinden ihraç edilen kamu görevlilerinin, 4708 sayılı Kanun kapsamında denetçi mimar ve mühendis, kontrol elemanı, yardımcı kontrol elemanı, yapı denetim kuruluşu ve laboratuvar kuruluşu ortağı, şirket müdürü olarak görev yapanların görevlerinin sonlandırılması, söz konusu listelerde yer alan kişilerin bundan sonra denetim faaliyeti yapmalarına izin verilmemesi ve bu yönde yapılacak başvuruların reddedilmesine ilişkin ...tarih (... tarihli Bakan Oluru) ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün işlemi ile denetçi belgesinin cezalı duruma düşürülmesi işleminin iptali ve işlem nedeniyle uğranılan maddi zarara ilişkin olarak 6.333,33-TL tazminatın işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 2. fıkrasında, bu KHK gereğince kamu görevinden çıkarılan kişiler hakkında, “… bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemezler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler …” kuralına yer verilmiştir. Belirtilen yasaklamalar, benzer amaçla yayımlanan 669, 670, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde de yer almıştır. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un "Amaç, kapsam ve tanımlar" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanunun amacı; can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." denilmiş; aynı maddenin üçüncü fıkrasının (ı) bendinde, "Yapı denetim kuruluşu: Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile münhasıran yapı denetimi görevini yapan, ortaklarının tamamı mimar ve mühendislerden oluşan tüzel kişiyi," ve (l) bendinde, "Denetçi mimar ve mühendis: İlgili mühendis ve mimar meslek odalarına üyeliği devam eden ve Bakanlıkça denetçi belgesi verilmiş mühendis ve mimarları, ifade eder." şeklinde tanımlanmış; "Yapı denetim kuruluşları ve görevleri" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanun kapsamına giren her türlü yapı; Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile çalışan ve münhasıran yapı denetimi ile uğraşan tüzel kişiliğe sahip yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabidir. Yapı denetim hizmeti; yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez." hükmüne yer verilmiş; "Sorumluluklar ve yapılamayacak işler" başlıklı 3. maddesinin birinci ve son fıkralarında, bu Kanunun uygulanmasında, yapı denetim kuruluşlarının imar mevzuatı uyarınca öngörülen fennî mesuliyeti ilgili idareye karşı üstleneceği, yapı denetim kuruluşu denetim faaliyeti dışında başka ticarî faaliyette bulunamayacağı ve bu kuruluşun denetçi mimar ve mühendislerinin, denetim faaliyeti süresince başkaca meslekî ve inşaat işleri ile ilgili ticarî faaliyette bulunmalarının yasak olduğu hükme bağlanmış; "Bakanlığın denetim yetkisi" başlıklı 10. maddesinde, Bakanlığın, bu Kanunun uygulanmasında yapı denetim kuruluşlarının işlem ve faaliyetlerini denetleme yetkisine sahip olduğu belirtilmiştir. 05.02.2008 tarihli ve 26778 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 5. Maddesinde ise "yapı denetim kuruluşunun görev ve sorumlulukları" 6. maddesinde "denetçi ve yardımcı kontrol elemanının görev ve sorumlulukları" 14. maddesinde ise "yapı denetim kuruluşunda ve laboratuvarda görev alacak teknik personelin deneyim ve nitelikleri" düzenlenmiştir. Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamelerin ekli listelerinde adına yer verilmek suretiyle kamu görevinden ihraç edilen kamu görevlilerinin, 4708 sayılı Kanun kapsamında denetçi mimar ve mühendis, kontrol elemanı, yardımcı kontrol elemanı, yapı denetim kuruluşu ve laboratuvar kuruluşu ortağı, şirket müdürü olarak görevlerinin sonlandırılması, söz konusu listelerde yer alan kişilerin bundan sonra denetim faaliyeti yapmalarına izin verilmemesi ve bu yönde yapılacak başvuruların reddedilmesine ilişkin ... tarih (... tarihli Bakan Oluru) ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü işlemi yönünden; Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında kamu görevinden çıkarılan kamu görevlilerinin, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında denetçi mimar ve mühendis, kontrol elemanı, yardımcı kontrol elemanı, yapı denetim kuruluşu ve laboratuvar kuruluşu ortakları ile şirket müdürü olarak faaliyetine edip edemeyeceği belirtilen türde görev yapmakta olan kişilerin görevlerinin sonlandırılmasının gerekip gerekmediği hususu bakılan uyuşmazlığın esasını teşkil etmekte olup, konuya açıklık kazandırılabilmesi için, belirtilen görevlerin kamu hizmeti mahiyetinde olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun genel gerekçesinde; 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde yaşanan depremler sonrasında meydana gelen can ve mal kayıplarının, denetimsiz yerleşme ve yapılaşmaların yol açabilecekleri zararları bütün açıklığı ile gözler önüne serdiği, ülkemizde yerleşme ve yapılaşmalara, 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri ile getirilen denetime ilgili idarelerce uyulmadığı, yapılan araştırmalarda, proje denetimi aşamasında dahi projelerin %9'unda tasarım, hesap ve çizim hataları olduğu, uygulamanın ise hiç denetlenmediği ve şantiyelerin % 90'nında yönetmelik ve standartlara aykırı beton döküldüğü ve beton mukavemet değerlerinin projesinde öngörülenden ortalama olarak %40 daha az olduğunun tespit edildiği, bu araştırmalar ve yaşanan son depremlerin, 3194 sayılı Kanun'da yapım işlerinde rol alan teknik uygulama sorumlusunun (fenni mesul); yapı projelerini ve uygulamalarını denetlemekle sorumlu olan belediyeler ve valiliklerin; uygulamayı hiç denetleyemediklerini ortaya koyduğunu, ülkemizdeki yapı denetim sistemi ve yapım aşamasında görev alan fenni mesullerin sorumluluklarını yeniden düzenlemek ve kağıt üzerinde denetlenmiş gibi görülen, ancak hemen hemen hiç denetlenmeyen yapıların teknik uygulama sorumlusu fenni mesullere verilecek cezalar ile ilgili yeni bir kanuni düzenleme getirmek zorunluluğu olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; yapı denetimi sisteminin; denetimsiz yerleşme ve yapılaşmaların yol açabilecekleri zararların önlenmesi, imar mevzuatı kapsamında denetim ve uygulama sorumluluğu bulunan kişi ve idarelerin görevlerini yerine getirmedeki eksiklik ve aksaklıklardan kaynaklanan ve özellikle yaşanan depremler sonrasında meydana gelen can ve mal kayıpları, denetimsiz yerleşme ve yapılaşmaların yol açabilecekleri zararların önlenmesi, can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması ve kamusal bir ihtiyacın karşılanması amacıyla getirildiği, "ortaklarının tamamı mimar ve mühendislerden oluşan tüzel kişi" olarak tanımlanan yapı denetim kuruluşlarının, Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile münhasıran yapı denetimi görevini yaptığı ve bu Kanunun uygulanmasında imar mevzuatı uyarınca öngörülen fennî mesuliyeti ilgili idareye karşı üstlendiği, bu nedenle, idarenin gözetim ve denetimi altında yürütülen yapı denetimi faaliyetinin, kuruluş ve işleyişi bakımından kamu hizmeti niteliği taşıdığı ve denetçi belgesi verilmiş mühendis ve mimarların da kamu hizmeti yürüttüğü sonucuna varılmıştır. Bu durumda, yapı denetimi faaliyetlerinin idarenin gözetim ve denetimi altında yürütülmesi, idarenin bu yetkisi çerçevesinde yapı denetim kuruluşları, kuruluş ortakları ve denetçi mimar ve mühendisler hakkında yaptırım uygulayabilmesi, yapı denetim faaliyetinin kamu düzenini sağlamaya yönelik bir hizmet olması ve Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameler ile "kamu görevinden ihraç edilenlerin bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceğine" ilişkin tedbirin getirilme amacı, yapı denetimi faaliyetinin önem ve özelliği, kamu hizmeti niteliği birlikte değerlendirildiğinde, Kanun Hükmünde Kararnamelerin ekinde bulunan listelerde isimleri yer alan ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında; denetçi mimar ve mühendis, kontrol elemanı, yardımcı kontrol elemanı, yapı denetim kuruluşu ve laboratuvar kuruluşu ortakları ile şirket müdürlerinin ve halihazırda yapı denetim faaliyeti içinde belirtilen türde görev yapmakta olan kişilerin görevlerinin sonlandırılması ve söz konusu listelerde yer alan kişilerin bundan sonra da denetim faaliyeti yapmalarına izin verilmemesi, ayrıca bu yönde yapılacak başvuruların da reddedilmesi yönünde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davacının 16/04/2018 tarihli Bakan oluru doğrultusunda 4708 sayılı Kanun kapsamında denetim faaliyetinde mimar ve mühendis, kontrol elemanı, yardımcı kontrol elemanı, yapı denetim kuruluşu ve laboratuvar kuruluşu ortağı, şirket müdürü olarak bulunmasının mümkün olmadığı ve denetçi belgesinin cezalı duruma düşürülmesi işleminin iptali istemi yönünden; Dosyanın incelenmesinden; davacının 2006 yılında Pamukkale Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olduğu, 15.04.2015 tarihinde proje ve uygulama denetçi belgesi aldığı, Akdeniz Üniversitesi Elmalı Meslek Yüksekokulu Elektronik ve Otomasyon Bölümü Elektronik Teknolojisi Programı öğretim görevlisi iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, ... tarih (... tarihli Bakan oluru) ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü işlemi ile de denetçi belgesinin 26/04/3025 yılına kadar cezalı duruma düşürülmesi ve buna bağlı olarak yapı denetim sisteminde düşürülmesine karar verildiği, Cumhurbaşkanlığı OHAL işlemleri İnceleme Komisyonunun 19/10/2022 tarihli kararıyla göreve iade başvurusunun kabul edilmesiyle Akdeniz Üniversitesi Isparta Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Elektronik ve Otomasyon Bölümü Elektronik Teknolojisi Bölümüne atamasının yapıldığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararıyla da davacı hakkında ... tarih ve ... sayılı Olur doğrultusunda 4708 sayılı Kanun kapsamında denetim faaliyetinde bulunmasının mümkün olmadığı ve Ulusal Yapı Denetim Sisteminde "denetimden men" bölümüne işlenmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemin, davacının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapmış olduğu başvurunun kabulü üzerine görevine iade olduğu gerekçesiyle iptal edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, konusu kalmayan anılan işlem açısından davanın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Davacının, işlem nedeniyle uğranılan maddi zarara ilişkin olarak 6.333,33-TL tazminatın işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemine gelince; Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Davacının denetçi belgesinin cezalı duruma düşürülmesine ilişkin dava konusu işlemin davacının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapmış olduğu başvurunun kabulü üzerine görevine iade olduğu gerekçesiyle iptal edildiği anlaşıldığından davacının tazminat isteminin kabulü ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hesaplanarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle;... tarih (... tarihli Bakan oluru) ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü işlemi yönündendavanın reddine, davacının denetçi belgesinin 3025 yılına kadar cezalı duruma getirilmesi ve yapı denetim sisteminden düşürülmesine ilişkin istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının tazminat isteminin kabulü ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hesaplanarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davecıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY :Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamelerin ekli listelerinde adına yer verilmek suretiyle kamu görevinden ihraç edilen kamu görevlilerinin, 4708 sayılı Kanun kapsamında denetçi mimar ve mühendis, kontrol elemanı, yardımcı kontrol elemanı, yapı denetim kuruluşu ve laboratuvar kuruluşu ortağı, şirket müdürü olarak görev yapanların görevlerinin sonlandırılması, söz konusu listelerde yer alan kişilerin bundan sonra denetim faaliyeti yapmalarına izin verilmemesi ve bu yönde yapılacak başvuruların reddedilmesine ilişkin... tarih (...tarihli Bakan oluru) ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü işlemi ile denetçi belgesinin cezalı duruma düşürülmesi işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması ve işlem nedeniyle uğranılan maddi zarara ilişkin olarak 6.333,33-TL tazminatın işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinin 2. fıkrasında, bu KHK gereğince kamu görevinden çıkarılan kişiler hakkında, “… bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemezler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemezler …” kuralına yer verilmiştir. Belirtilen yasaklamalar, benzer amaçla yayımlanan 669, 670, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde de yer almıştır. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun'un "Amaç, kapsam ve tanımlar" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanunun amacı; can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir." denilmiş; aynı maddenin üçüncü fıkrasının (ı) bendinde, "Yapı denetim kuruluşu: Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile münhasıran yapı denetimi görevini yapan, ortaklarının tamamı mimar ve mühendislerden oluşan tüzel kişiyi," ve (l) bendinde, "Denetçi mimar ve mühendis: İlgili mühendis ve mimar meslek odalarına üyeliği devam eden ve Bakanlıkça denetçi belgesi verilmiş mühendis ve mimarları, ifade eder." şeklinde tanımlanmış; "Yapı denetim kuruluşları ve görevleri" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanun kapsamına giren her türlü yapı; Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile çalışan ve münhasıran yapı denetimi ile uğraşan tüzel kişiliğe sahip yapı denetim kuruluşlarının denetimine tabidir. Yapı denetim hizmeti; yapı denetim kuruluşu ile yapı sahibi veya vekili arasında akdedilen hizmet sözleşmesi hükümlerine göre yürütülür. Yapı sahibi, yapım işi için anlaşma yaptığı yapı müteahhidini vekil tayin edemez." hükmüne yer verilmiş; "Sorumluluklar ve yapılamayacak işler" başlıklı 3. maddesinin birinci ve son fıkralarında, bu Kanunun uygulanmasında, yapı denetim kuruluşlarının imar mevzuatı uyarınca öngörülen fennî mesuliyeti ilgili idareye karşı üstleneceği, yapı denetim kuruluşu denetim faaliyeti dışında başka ticarî faaliyette bulunamayacağı ve bu kuruluşun denetçi mimar ve mühendislerinin, denetim faaliyeti süresince başkaca meslekî ve inşaat işleri ile ilgili ticarî faaliyette bulunmalarının yasak olduğu hükme bağlanmış; "Bakanlığın denetim yetkisi" başlıklı 10. maddesinde, Bakanlığın, bu Kanunun uygulanmasında yapı denetim kuruluşlarının işlem ve faaliyetlerini denetleme yetkisine sahip olduğuna işaret edilmiştir. 05.02.2008 tarihli ve 26778 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesinde "yapı denetim kuruluşunun görev ve sorumlulukları" 6. maddesinde "denetçi ve yardımcı kontrol elemanının görev ve sorumlulukları" 14. maddesinde ise "yapı denetim kuruluşunda ve laboratuvarda görev alacak teknik personelin deneyim ve nitelikleri" düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1-Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamelerin ekli listelerinde adına yer verilmek suretiyle kamu görevinden ihraç edilen kamu görevlilerinin, 4708 sayılı Kanun kapsamında denetçi mimar ve mühendis, kontrol elemanı, yardımcı kontrol elemanı, yapı denetim kuruluşu ve laboratuvar kuruluşu ortağı, şirket müdürü olarak görevlerinin sonlandırılması, söz konusu listelerde yer alan kişilerin bundan sonra denetim faaliyeti yapmalarına izin verilmemesi ve bu yönde yapılacak başvuruların reddedilmesine ilişkin ... tarih (... tarihli Bakan Oluru) ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü işlemi yönünden; Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında kamu görevinden çıkarılan kamu görevlilerinin, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında denetçi mimar ve mühendis, kontrol elemanı, yardımcı kontrol elemanı, yapı denetim kuruluşu ve laboratuvar kuruluşu ortakları ile şirket müdürü olarak faaliyetine devam edip edemeyeceği belirtilen türde görev yapmakta olan kişilerin görevlerinin sonlandırılmasının gerekip gerekmediği hususu bakılan uyuşmazlığın esasını teşkil etmekte olup, konuya açıklık kazandırılabilmesi için, belirtilen görevlerin kamu hizmeti mahiyetinde olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun genel gerekçesinde; 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 tarihlerinde yaşanan depremler sonrasında meydana gelen can ve mal kayıplarının, denetimsiz yerleşme ve yapılaşmaların yol açabilecekleri zararları bütün açıklığı ile gözler önüne serdiği, ülkemizde yerleşme ve yapılaşmalara, 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümleri ile getirilen denetime ilgili idarelerce uyulmadığı, yapılan araştırmalarda, proje denetimi aşamasında dahi projelerin %9'unda tasarım, hesap ve çizim hataları olduğu, uygulamanın ise hiç denetlenmediği ve şantiyelerin % 90'nında yönetmelik ve standartlara aykırı beton döküldüğü ve beton mukavemet değerlerinin projesinde öngörülenden ortalama olarak %40 daha az olduğunun tespit edildiği, bu araştırmalar ve yaşanan son depremlerin, 3194 sayılı Kanun'da yapım işlerinde rol alan teknik uygulama sorumlusunun (fenni mesul); yapı projelerini ve uygulamalarını denetlemekle sorumlu olan belediyeler ve valiliklerin; uygulamayı hiç denetleyemediklerini ortaya koyduğunu, ülkemizdeki yapı denetim sistemi ve yapım aşamasında görev alan fenni mesullerin sorumluluklarını yeniden düzenlemek ve kağıt üzerinde denetlenmiş gibi görülen, ancak hemen hemen hiç denetlenmeyen yapıların teknik uygulama sorumlusu fenni mesullere verilecek cezalar ile ilgili yeni bir kanuni düzenleme getirmek zorunluluğu olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; yapı denetimi sisteminin; denetimsiz yerleşme ve yapılaşmaların yol açabilecekleri zararların önlenmesi, imar mevzuatı kapsamında denetim ve uygulama sorumluluğu bulunan kişi ve idarelerin görevlerini yerine getirmedeki eksiklik ve aksaklıklardan kaynaklanan ve özellikle yaşanan depremler sonrasında meydana gelen can ve mal kayıpları, denetimsiz yerleşme ve yapılaşmaların yol açabilecekleri zararların önlenmesi, can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması ve kamusal bir ihtiyacın karşılanması amacıyla getirildiği, "ortaklarının tamamı mimar ve mühendislerden oluşan tüzel kişi" olarak tanımlanan yapı denetim kuruluşlarının, Bakanlıktan aldığı izin belgesi ile münhasıran yapı denetimi görevini yaptığı ve bu Kanunun uygulanmasında imar mevzuatı uyarınca öngörülen fennî mesuliyeti ilgili idareye karşı üstlendiği, bu nedenle, idarenin gözetim ve denetimi altında yürütülen yapı denetimi faaliyetinin, kuruluş ve işleyişi bakımından kamu hizmeti niteliği taşıdığı ve denetçi belgesi verilmiş mühendis ve mimarların da kamu hizmeti yürüttüğü sonucuna varılmıştır. Bu durumda, yapı denetimi faaliyetlerinin idarenin gözetim ve denetimi altında yürütülmesi, idarenin bu yetkisi çerçevesinde yapı denetim kuruluşları, kuruluş ortakları ve denetçi mimar ve mühendisler hakkında yaptırım uygulayabilmesi, yapı denetim faaliyetinin kamu düzenini sağlamaya yönelik bir hizmet olması ve Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameler ile "kamu görevinden ihraç edilenlerin bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceğine" ilişkin tedbirin getirilme amacı, yapı denetimi faaliyetinin önem ve özelliği, kamu hizmeti niteliği birlikte değerlendirildiğinde, Kanun Hükmünde Kararnamelerin ekinde bulunan listelerde isimleri yer alan ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında; denetçi mimar ve mühendis, kontrol elemanı, yardımcı kontrol elemanı, yapı denetim kuruluşu ve laboratuvar kuruluşu ortakları ile şirket müdürlerinin ve halihazırda yapı denetim faaliyeti içinde belirtilen türde görev yapmakta olan kişilerin görevlerinin sonlandırılması ve söz konusu listelerde yer alan kişilerin bundan sonra da denetim faaliyeti yapmalarına izin verilmemesi, ayrıca bu yönde yapılacak başvuruların da reddedilmesi yönünde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bireysel işlem yönünden; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı kararıyla; davacı hakkında ...tarih ve ... sayılı Olur doğrultusunda 4708 sayılı Kanun kapsamında denetim faaliyetinde bulunmasının mümkün olmadığı ve Ulusal Yapı Denetim Sisteminde "denetimden men" bölümüne işlenmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlem, davacının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapmış olduğu başvurunun kabulü üzerine görevine iade olduğu gerekçesiyle iptal edilmiş olup, dava konusu bireysel işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davacının, işlem nedeniyle uğranılan maddi zarara ilişkin olarak 6.333,33-TL tazminatın işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemine gelince; Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Öte yandan, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununun 12. maddesinde "İlgililer haklarını ihlal eden bir idarî işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmü yer almaktadır. İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla doğrudan tam yargı davası açabilecekleri gibi iptal davası ile birlikte veya ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı tam yargı davası da açılabileceklerdir. İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, İdare Hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davacının Akdeniz Üniversitesi Elmalı Meslek Yüksekokulu Elektronik ve Otomasyon Bölümü Elektronik Teknolojisi Programı öğretim görevlisi olarak 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden ihraç edildiği,15.04.2015 tarihinde almış olduğu proje ve uygulama denetçisi (elektrik mühendisi) belgesiyle ... Yapı Denetim A.Ş.de 28.09.2017 tarihinde çalışmaya başladığı, dava konusu Bakanlık Makamının 16.04.2018 tarih ve 67634 sayılı Oluru doğrultusunda 26.04.2018 tarihinden itibaren 4708 sayılı Kanun kapsamında denetim faaliyetinde bulunmasının mümkün olmadığı ve Ulusal Yapı Denetim Sisteminde "denetimden men" bölümüne işlenmesi yönünde tesis edilen dava konusu bireysel işlem nedeniyle denetçi belgesinin cezalı duruma düşürülmesi nedeniyle 05.05.2018 tarihinde ... Yapı Denetim A.Ş.de iş akdinin feshedildiği, davacının kamu görevinden ihraç edilmesi kararına yapmış olduğu itirazın Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ...tarih ve... sayılı kararıyla kabul edildiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararıyla da davacı hakkında ...tarih ve ...sayılı Olur doğrultusunda 4708 sayılı Kanun kapsamında denetim faaliyetinde bulunmasının mümkün olmadığı ve Ulusal Yapı Denetim Sisteminde "denetimden men" bölümüne işlenmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemin, davacının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapmış olduğu başvurunun kabulü üzerine görevine iade olduğu gerekçesiyle iptal edildiği, davacının iş akdinin feshedildiği 05.05.2018 tarihinden dava açma tarihi olan 13.06.2018 tarih arasında dava konusu denetçi belgesinin cezalı duruma düşürülmesi nedeniyle çalışamadığı ve en son ... Yapı Denetim A.Ş.de 5000-TL ücret ile çalışması nedeniyle 38 gün için 6.333,33-TL maddi tazminatın işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz işle birlikte tarafına ödenmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacının denetçi belgesinin cezalı duruma düşürülmesine ilişkin dava konusu işlemin davacının Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapmış olduğu başvurunun kabulü üzerine görevine iade olduğu gerekçesiyle iptal edildiği anlaşıldığından davalı idarenin haksız işleminden kaynaklanan zararın davacıya tazmin edilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda davacının tazminat isteminin kabulü ile dava konusu işlemler nedeniyle mahrum kaldığı 6.333,33-TL maddi tazminatın dava açma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1....tarih (...tarihli Bakan oluru) ve ... sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü işlemi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Davacının denetçi belgesinin 3025 yılına kadar cezalı duruma getirilmesi ve yapı denetim sisteminden düşürülmesi işlemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3. Davacının tazminat isteminin KABULÜNE ve ...-TL maddi tazminatın dava açma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, 4. Dava kısmen kabul, kısmen ret, kısmen de karar verilmesine yer olmadığı yönünde sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan...-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kabulüne karar verilen ...-TL için belirlenen...-TL nisbi vekalet ücretinin makdu vekalet ücretinin altında kalması nedeniyle ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 7. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 8. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.