Danıştay · 6. Daire

Danıştay 6. Daire 2022/7937 E. 2025/2965 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
6. Daire
Esas No
2022/7937
Karar No
2025/2965
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/7937 Karar No : 2025/2965

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVACILAR) 1- ... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... II- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı - ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF : I- ... Belediye Başkanlığı II- 1-... 2- ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsata ve projesine aykırı yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yasal süresi içerisinde aykırılık ruhsata uygun hale getirilmediğinden yıktırılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı Kadıköy Belediye Encümeni kararının ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca toplam 701.535.08-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve... sayılı Kadıköy Belediye Encümeni kararının ve yapının mühürlenmesine dair 28/07/2020 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahkemelerince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda özetle, yapı tatil tutanağında belirtilen hususlar ile mevcut durumun aynı olduğu, keşif günü ve onaylı mimari projesinde yapılan ölçüm ve incelemeler sonucunda; 20 nolu bağımsız bölümde ruhsat ve eklerine aykırı çatı arası alanının 102,36 m² olarak hesaplandığı; fakat uyuşmazlığa konu taşınmazda ruhsat ve eklerine aykırı kısımların taşınmazın tamamını etkilediği kanaatine varıldığından 20 nolu bağımsız bölümün alanının 88,38 m² + 102,36 m²= 190,74 m² olarak hesaplandığı, taşınmazda yapılan imalatların esaslı tadilat niteliğinde olduğu ve yapı ruhsatı alınması gerektiği, aykırılıkların imar mevzuatı çerçevesinde ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı, para cezası hesaplanırken davalı idare tarafından yapı tatil tutanağında belirlenen 100,00 m²'nin dikkate alındığı, temel para cezasının ve artırımların uygun olduğu, dosyada 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. madde (ç) bendi uyarınca verilen para cezasının hesaplama detaylarının bulunmadığı, başka bir Mahkemenin dava dosyasında davalı idarece yapılan hesaplama dikkate alınarak bu konuda yapılan hesaplamada; 250.689,93 TL, toplamda ise 270.123,22 TL para cezasının davacılara uygulanması gerektiği yönünde görüş ve değerlendirmelere yer verildiği, yapıların ruhsatsız yapıldığı ve ruhsata bağlanma imkanı da olmadığından yapının mühürlenmesine ve yıkımına yönelik dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, her ne kadar, dava konusu belediye encümeni kararında yapı tatil tutanağında belirtilen 100 m² alan miktarından farklı olarak 108,33 m² üzerinden para cezası hesaplanmış ise de; bilirkişi tarafından aykırılıktan etkilenen alanın daha fazla bulunduğu dikkate alındığında, 108,33 m² üzerinden yapılan hesaplama yapılmasının işlemi kusurlandırıcı nitelikte bulunmadığı, temel para cezasının ve yapılan artırımların yerinde olduğu görüldüğünden, dava konusu belediye encümeni kararının 21.072,078443-TL'lik para cezasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlemde ve bu karara esas alınan hesaplama raporunda; 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca verilen 680.483,00-TL para cezasının, ne şekilde hesaplandığının belirtilmediği gibi verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezası tahsil edilmeyeceği hususunun da dava konusu işlemde belirtilmediğinin görüldüğü, hangi kıstaslara göre hesaplandığı belirli olmayan anılan para cezası miktarı ile, bilirkişi tarafından hesaplanan miktar arasında büyük bir fark bulunduğu da dikkate alındığında, dava konusu belediye encümeni kararının (ç) bendi uyarınca verilen 680.483,00-TL'lik para cezasına ilişkin kısmında kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ... tarih ve... sayılı belediye encümeni kararı ile yapının mühürlenmesine ilişkin işlem ve dava konusu ... tarih ve... sayılı belediye encümeni kararının 21.052,08-TL'lik (kararın hüküm fıkrasında sehven 21.072,08-TL olarak yazıldığı) kısmı yönünden davanın reddine, dava konusu... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararının 680.483,00-TL'lik (kararın hüküm fıkrasında sehven 680.463,00-TL olarak yazıldığı) kısmının ise iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Taraflarca yapılan istinaf başvuruları üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİALARI : 1- Davacılar tarafından; davacıların kuru mülkiyet hakkına sahip olduğu, aykırılıkların davacılar tarafından yapıldığına dair herhangi bir ispatın bulunmadığı, aykırılıkları yapan mülkün intifa hakkı sahibi olan ve aynı zamanda bu mülkte oturan ... adına para cezasının verilmesi gerektiği, usulüne uygun olarak düzenlenmeyen yapı tatil tutanağı esas alınarak tesis edilen dava konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğu ve fahiş olduğu, yapının mühürlenmesinin mülkiyet hakkına müdahale olduğu belirtilerek temyize konu kararın aleyhe olan kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2- Davalı idare tarafından; davanın süresinde açılmadığı, para cezasının Kanuna uygun hesaplandığı, bilirkişi tarafından yanlış hesaplama yapıldığı, hesap raporunun doğru olduğu belirtilerek temyize konu kararın aleyhe olan kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ : 1- Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. 2- Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile ... tarih ve ... sayılı sayılı belediye encümeni kararına ve yapının mühürlenmesine dair 28/07/2020 tarihli işleme ilişkin kısmının onanmasına, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca toplam 701.535.08-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kadıköy Belediye Encümeni kararına ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacılar tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmaz 14/05/2020 tarihinde satın alınmış olup, aynı tarihte intifa hakkı ... ve ... adına tescil edilmiştir. Uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin 11/03/2020 tarihli yapı kullanma izin belgesi bulunmaktadır. 02/06/2020 tarihli yapı tatil tutanağı ile, ruhsata aykırı olarak çatının yükseltilerek ilave alan oluşturulduğu ve aykırılığa konu alanın toplam 100 m² olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu 28/07/2020 tarihli yapı tatil tutanağı ile, yapıda yeni inşai faaliyetlerin tespit edilmesi üzerine çatı katında yapılan çalışma mühürlenmiştir. Dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile, söz konusu tespit esas alınarak ruhsata ve projesine aykırı yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 108,33 m² aykırılıktan etkilenen alan ve yapı grubu olarak 4/C grubu esas alınarak c/5. ve 10. alt bentleri uyarınca arttırım uygulanmak suretiyle 21.052,08-TL, aynı maddenin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca 680.483,00 TL para cezası ilave edilerek toplam 701.535.08-TL para cezası verilmiştir. Dava konusu ... tarih ve... sayılı sayılı belediye encümeni kararı ile, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yasal süresi içerisinde aykırılık ruhsata uygun hale getirilmediğinden yıktırılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun Kanununun 21. maddesinde; "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır." hükmüne, 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. ..." hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı; (b) bendinde ise; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği, (c) bendinde ise artırım sebepleri sayılmış, (ç) bendinde ise bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği kurala bağlanmıştır. Anayasa'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir” hükmü yer almaktadır. Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılamaması, başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulamamasıdır. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının kararının, aykırılığın yıktırılmasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı sayılı belediye encümeni kararına ve yapının mühürlenmesine dair 28/07/2020 tarihli işleme ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.

Kararın; 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca toplam 701.535.08-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmına gelince; Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılamaması, başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulamamasıdır. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesindeki "yapı sahibi" ifadesinden fiilen ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı yapan kişinin anlaşılması gerekmekte olup, cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca; 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesine göre verilecek olan para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına, yani yapı sahibi adına verilmesi gerekmektedir. Yapı sahibinin her zaman taşınmaz maliki ile aynı kişi olmayabileceği, bu nedenle, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince, para cezasına konu imar mevzuatına aykırı imalatın kim ya da kimler tarafından yapıldığının doğru tespit edilerek gerçek yapı sahibi ya da sahipleri adına para cezası verilmesi gerekmektedir. "3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde yapı, karada ve suda, sürekli ya da geçici, resmi ve özel, yerüstü ve yeraltı inşaatı ile bunların eklerini, değişikliklerini, onarımlarını, sabit ve hareketli tesislerini içine alan bir kavram olarak tanımlanmaktadır. Görüldüğü üzere, ister sabit olsun, ister hareketli olsun sadece ana yapı değil, ana yapıya ek olarak yapılan yapılar (ilaveler), ana yapı üzerinde yapılan değişiklikler; onarımlar (tamirler) da yapı olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla 'yapının sahibi' ibaresiyle, yukarıda sayılan inşai faaliyetleri gerçekleştiren kişiler ifade edilmektedir. Başka bir deyişle 'yapının sahibi' ibaresinden ister yapının mülkiyetine sahip kişiler isterse kiracı, yapı malikinin yakını, intifa hakkı sahibi gibi üçüncü kişiler olsun inşai faaliyeti yapan kişiler anlaşılmaktadır. Danıştay'ın istikrar kazanan içtihatlarında da yapının sahibi ibaresinden, mevzuata aykırı yapıyı inşa eden kişinin anlaşılacağı belirtilmiş olup, uygulamada idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespit edilmeksizin doğrudan yapının mülkiyet sahibine para cezası verilmesi, yasanın amacı ve anlamı ile bağdaşmayan bir sonuç doğurur. Öte yandan, idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespit edilerek idari yaptırımın bu kişiye uygulanması gerektiğinden bu anlamda söz konusu ibare Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan 'Ceza sorumluluğu şahsidir.' hükmüne aykırı değildir." (AYM, E.2012/93, K.2013/8, 10/01/2013, § …) "69. Anayasa Mahkemesinin somut olaydaki idari para cezasının kanuni dayanağı olan 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin itiraz yoluyla iptali istemine ilişkin kararında ve Danıştayın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere yapı sahibi ibaresinden anlaşılması gereken, yapıyı mevzuata aykırı inşa eden kişidir (bkz. §§ 28,29). Yine bu kararlarda, idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşaat yapan kişi tespit edilmeksizin doğrudan yapının mülkiyet sahibine para cezası verilmesinin kanunun amacı ve anlamı ile bağdaşmayan bir sonuç doğuracağı vurgulanmıştır. 70. Sonuç olarak yapıların imar mevzuatına uygun olarak inşası ve imara aykırı yapı nedeniyle yaptırım uygulanması ile caydırıcılığın sağlanmasında kamu yararına dayalı meşru bir amacın takip edildiği kuşkusuzdur. Bu kapsamda devletin idari para cezalarının düzenlenmesi ve uygulanması alanında geniş bir takdir yetkisine sahip olduğu da dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte somut olayda idari para cezasına neden olan projeye aykırı inşa eylemi ile başvurucuların tutum ve davranışları arasındaki illiyet bağının Mahkeme tarafından makul bir şekilde değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Başvurucuların projeye aykırı eylemi gerçekleştirmedikleri ve sorumluluğunun yükleniciye ait olduğu iddialarının Mahkeme tarafından yeterince incelenmediği ve başvurucuların cezalandırılmalarının mevzuat gereğince zorunlu olduğunun belirtilmekle yetinildiği görülmüştür. 71. Anayasa Mahkemesinin norm denetimi kapsamında verdiği karara ve Danıştayın yerleşik içtihatlarına rağmen idari para cezasının iptali istemine ilişkin olarak derece mahkemeleri kararlarında yapıyı inşa eden kişinin belirlenmesine dair bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Bu yönüyle derece mahkemeleri kararının yerleşik içtihatlar ile olan tutarsızlığının belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini zedelediğini de belirtmek gerekmektedir." (Şevki Atasoy ve Yakup Atasoy [2. B.], B. No: 2016/866, 12/11/2019, § …) Dairemizin istikrar kazanan kararları doğrultusunda, yapının sahibi ibaresinden, mevzuata aykırı yapıyı inşa eden kişinin anlaşılması gerekmekte olup, uygulamada idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespit edilmeksizin doğrudan yapının mülkiyet sahibine para cezası verilmesi, yasanın amacı ve anlamı ile bağdaşmayan bir sonuç doğurur. Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazın 14/05/2020 tarihinde satın alındığı ve aynı tarihte intifa hakkının ... ve ... adına tescil edildiği, davacılar tarafından taşınmazda kuru mülkiyet hakkına sahip oldukları aykırılıkların kendileri tarafından yapıldığına dair herhangi bir ispat bulunmadığı, aykırılıkların mülkün intifa hakkı sahibi ve aynı zamanda bu mülkte oturan kişi olan ... tarafından yapıldığının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde intifa hakkı bulunması nedeniyle, davalı idare tarafından mevzuata aykırı imalatın yapı maliki tarafından mı yoksa intifa hakkı sahibi tarafından mı tarafından yapıldığının araştırılarak kimin tarafından yapıldığı hususunun ortaya konulması suretiyle para cezası verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda; tapunun beyanlar hanesine intifa hakkının tescil edildiği dikkate alındığında, bu husus dikkate alınarak davalı idare tarafından gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişinin tespit edilmesi ve idari yaptırımın bu kişiye uygulanması gerekirken, söz konusu aykırılığın davacılar tarafından yapılıp yapılmadığı hususunda gerekli araştırma yapılmadan doğrudan yapı maliki sıfatı ile davacılara para cezası verilmesi verilmesinde, aykırılığın davacılar tarafından gerçekleştirildiği her türlü şüpheden uzak ve somut olarak ortaya konulamadığından suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, Mahkeme kararının para cezasına ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu idari dava dairesi kararının anılan kısmında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile yapının mühürlenmesine ilişkin işlem ve dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararının ...-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararının ...-TL'lik kısmının ise iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, aykırılığın yıktırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı sayılı belediye encümeni kararına ve yapının mühürlenmesine dair 28/07/2020 tarihli işleme ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Kararın; 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca toplam ...-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kadıköy Belediye Encümeni kararına ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 6. Daire, E. 2022/7937, K. 2025/2965, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-6-daire-2022-7937-e-2025-2965-k-0f9331365492