Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/8724 E. 2025/6792 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/8724
- Karar No
- 2025/6792
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/8724 Karar No : 2025/6792
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):... Vekili : Av....
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ve kesinleşen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi suretiyle kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istemi ile açılan davada; yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne, davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılarak yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine ilişkin... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla yürütülen ceza yargılamasından beraat ettiği, bu kararın kesinleştiği, daha öncesinde ceza mahkemesince yapılan tespitlerin bu kararla birlikte hükümsüz olduğu, hukuka aykırı ve çelişkili temyize konu kararın bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Hukuk sistemimizde "Taleple Bağlılık İlkesi" geçerlidir. Nitekim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesine göre; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." Taleple bağlılık ilkesinin en önemli sonuçlarından biri de "Aleyhe Bozma Yasağı"dır. Aleyhe bozma yasağı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun, "Sanık lehine başvurma hâlinde verilecek hüküm" başlığını taşıyan 283. maddesinde "İstinaf yoluna yalnız sanık lehine başvurulmuşsa, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." denilmek suretiyle açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Medeni yargılama hukukuna ilişkin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve idari yargılama hukukuna ilişkin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, 5271 sayılı Kanunda olduğu gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte, "Aleyhe Bozma Yasağı" gerek hukuk yargılamasında, gerekse idari yargı alanında uygulanan temel prensiplerden biridir. Bir hüküm, davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse, kamu düzenine ilişkin emredici kurallar hariç olmak üzere, temyiz edilen hüküm temyiz eden tarafın aleyhine olarak bozulamaz. Buna dar anlamda aleyhe bozma yasağı denilmektedir. Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde ya da taraflardan yalnız birinin lehine olarak verilen bozma kararında, bozma kararına uyan ilk derece mahkemesi artık temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karardan daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna, geniş anlamda aleyhe bozma yasağı ya da aleyhe hüküm verme yasağı denilmektedir. Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, bozulan karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm verememesi ilkesi, usule dair kazanılmış hak müessesesi ile yakından ilgilidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 19/04/2018 tarih ve E.2018/2447, K.2018/4310 sayılı kararında da "Önceki karar davacı tarafından temyiz edilmemiş olduğundan, o kararda hükmedilen miktar davalı yararına kazanılmış bir hak oluşturmuştur. O halde, mahkemenin davalı yararına kazanılmış hakkı ihlal ederek aleyhe hüküm verme yasağına aykırı olacak şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir." denilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53. maddesinin 1. fıkrasında da, yargılamanın yenilenmesi sebepleri sayma yolu ile tek tek belirlenmiş olup, davacı tarafından ceza yargılamasından beraat ettiğinden bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuş ise de, söz konusu mahkeme kararının ceza mahkemesi kararına dayanmadığından Kanunda sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden hiçbirine uymayan istemin reddi gerektiği düşünülmekle birlikte, dosyanın incelenmesinden; ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne, davanın reddine karar verildiği, ilk derece mahkemesince verilen kararda, davanın reddine ilişkin kısmına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulup, davalı idarece kararın yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı başvuruda bulunulmamasına rağmen, istinaf dilekçesinde öne sürülen talebin dışına çıkılarak; Bölge İdare Mahkemesince kararın yargılamanın yenilenmesine ilişkin bölümünün değerlendirilmeye alındığı ve istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verildiği görüldüğünden, kararın istinaf edilmeyen bölümü hakkında verilen istinaf isteminin kabulüne ilişkin kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.