Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/7032 E. 2025/7374 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/7032
Karar No
2025/7374
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/7032 Karar No : 2025/7374

Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davacı) : ... Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 06/05/2024 tarih ve E:2022/14661, K:2024/6403 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozmaya uyma üzerine verilen istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: Davacının Devlete sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, irtibat ve iltisakı gösterir nitelik ve yeterlilikte delillerin mevcut olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi karraının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davacının Savunmasının Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

( X ) K A R Ş I O Y : Dava, ByLock kullanıcısı olduğu gerekçesiyle, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. ByLock Uygulamasının Kesin Delil Olduğu Hususu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/09/2017 tarih ve E:2017/16.MD-956, K:2017/370 sayılı kararında belirtildiği üzere ByLock uygulaması, kullanılması için indirilmesi yeterli olmayan ve özel kurulum gerektiren, kullanıcıların haberleşebilmesi için her iki tarafın önceden temin ettikleri kullanıcı adlarını ve kodlarını eklemeden taraflar arasında mesajlaşmanın başlayamadığı, bu bakımından sadece oluşturulan hücre tipine uygun şekilde bir haberleşme gerçekleştirilmesine imkân veren, kriptolu anlık mesajlaşma, e-posta gönderimi, ekleme yoluyla kişi listesi oluşturma, grup içi mesajlaşma, kriptolu sesli görüşme, görüntü veya belge gönderebilme özellikleri bulunan, böylece kullanıcılarının, örgütsel mahiyetteki haberleşmelerini başka herhangi bir haberleşme aracına ihtiyaç duymadan gerçekleştirmesine imkan sağlayan bir iletişim sistemidir. Bu nedenle uygulamanın indirilmiş olması FETÖ terör örgütüyle irtibat ve iltisak açısından kesin delil olarak değerlendirilmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun anılan kararında; ByLock uygulamasının FETÖ terör örgütü mensuplarınca harici bellek, hafıza kartları ve bluetooth yoluyla yüklenildiği hususunun yürütülen soruşturma ve kovuşturma dosyalarındaki ifadeler, mesaj ve e-postalardan anlaşıldığı, ByLock üzerinden yapılan iletişimin çözümlenen içeriğinin tamamına yakınının FETÖ mensuplarına ait örgütsel temasa ve faaliyetlere ilişkin olduğu; kullanıcılar tarafından buluşma adreslerinin değiştirilmesi, yapılacak operasyonların önceden bildirilmesi, örgüt mensuplarının yurt içinde saklanması için yer temini, yurt dışına kaçış için yapılan organizasyonlar, himmet toplantıları, açığa alınan veya meslekten çıkarılan örgüt mensuplarına para temini, örgüt liderinin talimat ve görüşlerinin paylaşılması, Türkiye'yi terörü destekleyen ülke gibi göstermek amacına yönelik faaliyette bulunan birtakım internet adreslerinin paylaşılması ve bu sitelerdeki anketlerin desteklenmesi, FETÖ'ye yönelik yürütülen soruşturma ve kovuşturmalarda şüpheli veya sanıkların hâkim ve Cumhuriyet savcılarınca serbest bırakılmasının sağlanması, örgüt mensuplarına müdafi temin edilmesi, örgüt üyelerinden kimlere operasyon yapıldığına ve kimlerin deşifre olduğuna ilişkin bilgilerin paylaşılması, operasyon yapılması ihtimali olan yerlerde bulunulmaması ve bu yerlerdeki örgüt için önemli dijital verilerin arama-tarama mesulü olarak adlandırılan kişilerce önceden temizlenmesi, kamu kurumlarında FETÖ aleyhine görüş bildiren veya yapılanmayla mücadele edenlerin fişlenmesi, sistemin deşifre olduğunun düşünülmesi halinde ByLock iletişim sisteminin kullanımına son verilerek Eagle, Dingdong ve Tango gibi alternatif programlara geçiş yapılacağının haber verilmesi, yapılanmaya mensup kişilerin savunmalarında kullanabilmeleri amacıyla hukuki metinler hazırlanması gibi örgütsel nitelikte ve amaçta mesajlar gönderildiği ifade edilmiştir. Bylock delilinin hukuki niteliği ile ilgili olarak ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yukarıda anılan kararında; Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesinin 32. maddesi ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 4.maddesinin 1.fıkrasının (i) bendi ile 6.maddesinin 1.fıkrasının (d) ve (g) bentlerine uygun şekilde Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından elde edilen Bylock'a ilişkin dijital materyaller hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Ceza Muhakemesi Kanununun 134.maddesi gereğince Ankara Sulh Ceza Hakimliğince verilen ''inceleme, kopyalama ve çözümleme'' kararına istinaden bilgisayar ve bilgisayar kütüklerindeki iletilerin tespiti işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı görülmüştür. Dava dosyasından, kendisinin de kabul ettiği gibi davacı tarafından kullanılan ... numaralı GSM hattı üzerinden düzenlenen Bylock tespit ve değerlendirme tutanağına göre davacının Bylock uygulamasını telefonuna indirdiği ve kullandığı anlaşılmaktadır. Örgüte özgü bu iletişim ve haberleşme uygulamasının kullanılması için indirilmesi yeterli olmayan ve özel kurulum gerektiren, kullanıcıların haberleşebilmesi için her iki tarafın önceden temin ettikleri kullanıcı adlarını ve kodlarını eklemeden taraflar arasında mesajlaşmanın başlayamadığı, bu bakımından sadece oluşturulan hücre tipine uygun şekilde bir haberleşme gerçekleştirilmesine imkân veren, kriptolu anlık mesajlaşma, e-posta gönderimi, ekleme yoluyla kişi listesi oluşturma, grup içi mesajlaşma, kriptolu sesli görüşme, görüntü veya belge gönderebilme özellikleri bulunan, böylece kullanıcılarının, örgütsel mahiyetteki haberleşmelerini başka herhangi bir haberleşme aracına ihtiyaç duymadan gerçekleştirmesine imkan sağlayan bir iletişim sistemidir. Bu nedenle içerik bylock içerik değerlendirmesine gerek kalmadan örgütle irtibat ve iltisak ilişkisini ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmektedir. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Dairemizin binlerce kararında bu hususu vurgulamıştır. ByLock içerik değerlendirmesi ceza hukuku bakımından adli yargı yerlerinde terör örgütü üyeliği, yöneticiliği vb. gibi açılardan yapılmaktadır. İdari yargı ve OHAL hukuku kapsamında irtibat ve iltisak değerlendirmesi için ByLock uygulamasının indirilmiş olması yeterli görülmektedir. Davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğu belirlenen ByLock iletişim sisteminin kullanıcısı olduğu, ByLock tespit edilen GSM hattını kendisinin kullandığını kabul ettiği de dikkate alındığında, Dairemizce bu yönde verilen ve istikrarlı içtihadi haline gelen binlerce kararından ayrışmayı gerektiren herhangi bir husus bulunmadığı da göz önünde bulundurularak, davacı tarafından kullanılan ByLock programının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna kanaat getirilmesi için yeterli olduğu ve davacının KHK ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmaması nedeniyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/7032, K. 2025/7374, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-7032-e-2025-7374-k-1b6a0b1762e6