Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/16637 E. 2025/11284 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/16637
Karar No
2025/11284
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/16637 Karar No : 2025/11284

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara Adliyesi'nde ... olarak görev yapmakta iken 679 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında Kurumu tarafından Komisyona intikal ettirilen personel bilgi dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı bulunduğu yönünde görüş belirtildiği, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında Bilirkişi Raporu ile Bylock'a bağlandığının tespit edildiği, ayrıca davacının 23/07/2017 tarihli OHAL komisyonu başvuru dilekçesinde ve 23/12/2021 tarihinde yapılan duruşmada ByLock kullandığını ve 2014'ten sonra da sohbet adı altında örgütsel toplantılara katıldığını beyan ettiği dikkate alındığında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu ve söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İstinaf kararının geçersiz bir adrese tebliğe çıkarıldığı, söz konusu kararı E-Devlet üzerinden 16/06/2025 tarihinde öğrendiği, dava konusu işlemden sonra açılan ceza davasında tespit edilen hususların dava konusu işleme esas olamayacağı, Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvuru üzerine verilen hak ihlali kararı nedeniyle hakkındaki ceza yargılamasının devam ettiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmaması nedeniyle masumiyet karinesi ihlal edilerek karar verildiği, ceza dosyasında önce hakkında "..." kod ismi ile gizli tanık işlemlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de sonrasında gizli tanık olarak verdiği ifadelerin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma amacıyla vermiş olarak gösterildiği, akabinde de söz konusu ifadelerin İdare Mahkemesi'nce "ikrar" olarak nitelendirilerek hükme esas alındığı, örgüt tarafından düzenlenen sohbet adı verilen toplantılara o dönemlerde söz konusu örgütün bir dini cemaat olarak görülmesi ve muhafazakar birisi olması nedeniyle sadece dinleyici olarak katıldığı, herhangi bir görev almadığı, yargılandığı ceza dosyasından dinlenen tanıkların da bu hususu doğruladığı dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değişik 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede bentler halinde sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; aynı maddenin 7. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığı hususunun dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması halinde de 6. fıkrada sözü edilen kararın daire ve kurulca kesin olarak verileceği; 60. maddesinde ise, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı hükümlerine yer verilmiştir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adrese tebligat" başlıklı 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır."; "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasında, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır."; "Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti" başlıklı 35. maddesinde ise, "Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; -davacı tarafından dava dilekçesinde adres gösterilmediği, -bunun üzerine, ... İdare Mahkemesi'nce ... esasına kaydedilen dava dosyasında verilen 30/12/2019 tarihli adli yardım kabul kararının, davacının o tarihte mernis adresi olan "..." adresine tebliğe çıkarıldığı ve tebliğ evrakının davacının tebliğ anında adresinde bulunmaması (çarşıda olması) nedeniyle aynı konutta ikamet ettiğini beyan eden kayınvalidesi H.K.'ye tebliğ edildiği, -davalı idare tarafından dosyaya sunulan savunma dilekçesinin aynı adrese tebliğe çıkarıldığı ve aynı şekilde tebliğ evrakının davacının tebliğ anında adresinde bulunmaması (çarşıda olması) nedeniyle aynı konutta ikamet ettiğini beyan eden kayınvalidesi H.K.'ye tebliğ edildiği, -Mahkemece davacıya gönderilen duruşma davetiyesinin aynı adrese tebliğe çıkarıldığı ve adresin kapalı olması nedeniyle 22/11/2021 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesindeki usule göre tebliğ edildiği ve davacının davetiyede belirtilen tarihte duruşmaya katıldığı, -akabinde, ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., ... sayılı kararının yine aynı adrese tebliğe çıkarıldığı ve tebliğ evrakının davacının tebliğ anında adresinde bulunmaması (çarşıda olması) nedeniyle aynı konutta ikamet ettiğini beyan eden eşi S.A.'nın imzasına 24/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı tarafından süresi içinde sunulan istinaf dilekçesinde yukarıda belirtilen adresin tebliğ adresi olarak beyan edildiği, -sonraki süreç içerisinde davacı tarafından adres değişikliği yaptığına ilişkin herhangi bir dilekçenin dosyaya sunulmadığı, bu nedenle, davacının istinaf istemi hakkında verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının da aynı adrese tebliğe çıkarıldığı ve 11/06/2025 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesindeki usule göre tebliğ edildiği, -davacı tarafından ise 13/07/2025 tarihinde UYAP üzerinden temyiz dilekçesinin sunulduğu, -davacının temyiz başvurusu üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin 11/09/2025 tarihli ara kararıyla, istinaf kararına ilişkin yapılan tebligatın usulüne uygun olmaması nedeniyle temyiz başvurusunun süresinde olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin davalı idareye tebliğe çıkarılarak tekemmül ettirilmesine karar verildiği ve tekemmül eden dava dosyasının temyizen incelenmek üzere Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır. Dairemizce; mahkemeye erişim hakkı yönünden doğabilecek bir hak ihlalinin önlenmesi ve ilgililerin, Bölge İdare Mahkemesi ilgili Dairesinin olası bir temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkin kararına karşı iddia ve itirazlarını ileri sürebilme hakkından yararlanabilmeleri için, temyiz başvurusunun usulüne uygun olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin öncelikle Bölge İdare Mahkemesi ilgili Dairesi tarafından yapılması gerektiği yönünde ilke benimsenmiş ise de Dava Dairesi'nin 11/09/2025 tarihli ara kararıyla, istinaf kararına ilişkin yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı ve temyiz başvurusunun süresinde olduğu sonucuna varıldığı belirtildiği görüldüğünden, temyiz başvurusunun süresi içinde yapılıp yapılmadığına ilişkin değerlendirmenin gönderme kararı verilmeksizin Dairemizce yapılması gerektiğine karar verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerin birlikte değerlendirildiğinde; Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca tebligatın "muhatabın bilinen en son adresine" yapılması gerektiği, "bilinen en son adresin" tespiti için ise iki aşamalı bir yol benimsendiği, buna göre, birinci aşamada, muhatabın bildirdiği adresin esas alınması ve tebliğ evrakının muhatap tarafından bildirilen adrese tebligata çıkarılması gerektiği, bildirilen adrese çıkarılan tebligatın iade edilmesi (adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya adrese tebligat yapılamaması) halinde ise ikinci aşamaya geçilmesi gerektiği, ikinci aşamada ise muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin araştırılması ve tebliğ evrakının bu adrese tebliğ edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinde ise, adres değişikliği olması ve bu değişikliğin kaza merciine bildirilmesi halinde bildirimden sonraki tebliğlerin yeni adrese yapılacağı kurala bağlanmış olup muhatap yönünden adres değişikliği olması ve yeni adresin muhatap tarafından bildirilmemesi halinde ise Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca tebligatların bilinen en son adrese yapılmaya devam edileceği kurala bağlanmıştır. Davacının, istinaf dilekçesinde "..." adresini tebliğ adresi olarak beyan ettiği ve Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının söz konusu adrese 11/06/2025 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesindeki usule göre usulüne uygun bir şekilde tebliğ edildiği, bu tarihi izleyen günden başlayan otuz (30) günlük temyiz süresinin son gününün 11/07/2025 tarihi olduğu, ancak, davacı tarafından otuz (30) günlük temyiz süresi geçirildikten sonra 13/07/2025 tarihinde UYAP üzerinden dosyaya sunulan dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, söz konusu temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle incelenmesine yasal olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacı tarafından, temyiz dilekçesinde, istinaf kararının geçersiz bir adrese gönderildiği yönünde beyanda bulunulmuş ise de davacının süreç içerisinde adres değişikliği olduğuna ilişkin herhangi bir dilekçeyi dava dosyasına sunmadığı, istinaf kararının, davacının dosyaya son sunduğu dilekçe olan istinaf dilekçesinde belirttiği adrese tebliğe çıkarıldığı, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinde açık bir şekilde muhatabın adresinde değişiklik olması ve bu değişikliği kaza merciine bildirilmesi halinde bildirimden sonraki tebliğlerin yeni adrese yapılacağının düzenlendiği, adres değişikliği olması ve yeni adresin bildirilmemesi halinde ise Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca tebligatların bilinen en son adrese yapılmaya devam edileceği dikkate alındığında, temyize konu kararın davacının kendi tarafından beyan edilen ve dosya kapsamında bilinen en son adresi olan "..." adresine tebliğe çıkarıldığı ve söz konusu tebliğ evrakının 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasına belirtilen usule uygun olarak tebliğ edildiği (tebliğ evrakının iade edilmediği) anlaşıldığından davacının aksi yöndeki iddialarına itibar edilememiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının TEMYİZ İSTEMİNİN SÜREAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 2.Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 21/10/2025 tarihinde oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY : Dava dosyasının incelenmesinden; ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusuna ilişkin dilekçede "..." adresinin belirtildiği, bunun üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacı tarafından bildirilen ve yukarıda belirtilen adrese tebliğe çıkarıldığı, söz konusu tebligatın, adreste 21 nolu dairede mukim komşusu H.K. tarafından davacının çarşıda olduğunun beyan edilmesi nedeniyle tebliğ evrekının muhtara teslimi ve haber kağıdının kapıya yapıştırılması ve adı geçen komşuya haber verilmesi suretiyle 11/06/2025 tarihinde gerçekleştirildiği, adres kayıt sistemi (MERNİS) verileri incelendiğinde ise davacının 17/02/2024 tarihinde anılan adresten "..." adresine taşındığı ve buna ilişkin beyan ve tescil tarihinin ise 23/02/2024 olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacının istinaf dilekçesinde bildirdiği "..." adresine tebliğe çıkarıldığı görülmüş ise de, tebliğ tarihinde davacının ilgili adresten taşınmış olduğu, taşınma nedeniyle tebligatın iade edilmesi gerekirken, komşunun hatalı beyanına itibar edilerek Tebligat Kanununun 21/1. maddesi uyarınca tebligatın tamamlandığı anlaşılmakla, bu haliyle yapılan tebligatın usule uygun olmadığı ve bu nedenle de temyiz başvurusunun süresinde olduğu sonucuna varıldığından temyiz başvurusunun esası hakkında karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/16637, K. 2025/11284, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-16637-e-2025-11284-k-a54105db1893