Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/16495 E. 2025/12809 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/16495
- Karar No
- 2025/12809
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/16495 Karar No : 2025/12809
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K... sayılı kararının, Danıştay Beşinci Dairesinin 25/11/2024 tarih ve E:2021/10110, K:2024/19312 sayılı kararı ile bozulduğu, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K... sayılı kararı ile bozma kararına uyulmak suretiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, idare mahkemesi kararının kaldırılması, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine yeniden incelenerek davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının, sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kesinleşmiş bir yargı kararı olmamasına rağmen kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında yürütülen ceza yargılaması gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, yasallık ilkesinin, hukuki belirlilik ilkesinin, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurları olan yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:... Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek verilen mahkumiyet kararının kesinleşmediği görüldüğünden, masumiyet karinesi ilkesi gereği ceza mahkemesi kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında idari yargı merciilerince ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bununla birlikte ceza davası ve dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.