Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/14042 E. 2025/10371 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/14042
- Karar No
- 2025/10371
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/14042 Karar No : 2025/10371
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: KHK’nın süresi içerisinde TBMM tarafından onaylanmadığı, gerekli tüm soruşturmalar yapılarak vergi müfettişliğine atandığı, bağışta bulunduğu derneğin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı olduğunu bilmediği, tanık beyanındaki iddiaların 2010 yılı ve öncesine dayandığı, kamu görevine son verilmesinin ölçülü olmadığı, masumiyet karesinin, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, özel hayata saygı hakkının, mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Tanık T. D. kovuşturma aşamasında alınan beyanında özetle; "Bana ismini okumuş olduğunuz sanığı Yıldız Teknik Üniversitesinde öğrenim görmekte iken kalmış olduğum bu yapıya ait evlerden tanıyorum, ben bu evlerde hatırladığım kadarıyla 2007-2010 yılları arasında kalmıştım, ben bu dönemde bu yapıyla olan irtibatımı koparmaya çalışıyordum, adını Ahmet olarak hatırladığım maliyeci bölümünde okuyan bir şahıs beni irtibatımı koparmamam noktasında beni ikna etmeye çalışıyordu, beni daha rahat bir eve göndereceğini söylemişti, bu eve ilgilenilen öğrencilerin de gelmediğini söyledi, bunun üzerine bende bu eve gitmeyi kabul ettim, bu ev bu yapı içerisinde sürgün evi gibi görülen bir evdi, sanıkta bu evde bizden sorumlu ev abisiydi, kendisi ile hatırladığım kadarıyla 7-8 ay bu evde kaldık, ev abiliği dışında herhangi bir görevine şahit olmadım, ben üniversitenin 2. sınıfın sonlarında bu evden ayrıldım, daha sonrasında sanıkla herhangi bir irtibatım olmamıştır, KPSS sorularına ilişkin herhangi bir bilgim yoktur, ben yargılanmış olduğum ... ACM'de etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde beyanlarda bulundum, bu beyanlarım geçerlidir, aynı zamanda emniyette de bu şahıs hakkında verdiğim beyanlar aynen geçerlidir tekrar ederim, görgüm ve bilgim bundan ibarettir.." şeklinde beyanda bulunmuştur. ... Tanık C. Y. kovuşturma aşamasında alınan beyanında özetle; "2011 yılı Şubat ayında mezun oldum, Ankara çalışma evlerinde kaldım, sanığı da 2012 Ocak ayı ya da birkaç ay öncesinde evlerde gördüm, kısa bir birlikteliğimiz oldu, ben sınavı kazandıktan sonra sınavı kazananların evlerine geçtim, sanığı orada gördüm, işe gidip geliyordu, örgütte ne gibi bir konumu vardır eylemleri nelerdir bu hususlarda bir bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. ...Tanık beyanları, sanığın savunmaları ve dosya kapsamında yer alan diğer deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmiş ise de, tanık E. E.'nin sanığı 2009-2010 yılları arasında Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan KPSS çalışma evlerinde birkaç defa gördüğünü, sanığın da KPSS'ye çalışmak için bu evlere geldiğini, o bölgede bulunan evlerde sohbetler düzenlendiğini, bu sohbetlere sanığın da dinleyici olarak katıldığını, tanık T. D.'nin kaldıkları evdeki ev abisinin sanık olduğunu, tanık C. Y.'nin Ankara çalışma evlerinde kaldığını, sanığı da 2012 Ocak ayı ya da birkaç ay öncesinde bu evlerde gördüğünü, sanıkla kısa bir birliktelikleri olduğunu, sınavı kazandıktan sonra sınavı kazananların evlerine geçtiğini, sanığı da orada gördüğünü, işe gidip geldiğini beyan ettiği, tanıkların birbirleriyle uyumlu beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yapılanması içerisinde yer aldığı, örgüt tarafından organize edilen örgütsel toplantılara ve diğer faaliyetlere katıldığı, örgüt tarafından gizliliğin sağlanması amacıyla kendilerine tahsis edilen evlerde kaldığı, KPSS'ye çalışmak için örgütün mahrem yapıdaki çalışma evlerinde kaldığı, ev abiliği yaptığı, sanığın mahrem yapıdaki çalışma evlerinde kalmasının sanığın örgütle kuvvetli sıkı bir organik bağ içerisinde olduğunu gösterdiği..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş ise de, davacı tarafından yatırıldığı anlaşılan temyiz yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.