Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2025/11690 E. 2025/9358 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2025/11690
- Karar No
- 2025/9358
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/11690 Karar No : 2025/9358
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...'u Temsilen ... Sendikası Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...arih ve ...sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali, yoksun kalınan parasal hakların hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun, Danıştay Beşinci Dairesinin 07/03/2024 tarih ve E:2023/7734, K:2024/2452 sayılı kararı bozma kararına uyulmak suretiyle kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması davanın reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, mahkemeye erişim hakkının ve tabii hakim ilkesinin, kanunsuz ceza olmaz ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde düzenlenen temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği, OHAL döneminde alınan tedbirlerin geçici ve nihai nitelikte tedbirler olması gerektiği, ölçülülük ilkesinin görmezden gelinemeyeceği, Anayasa'ya ve kanunlara sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, hakkındaki soruşturmada yapılan tespitlerin soyut ve hukuka aykırı olduğu, PKK terör örgütü ile irtibat ve iltisakının bulunmadığı, ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali, yoksun kalınan parasal hakların hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun, Danıştay Beşinci Dairesinin 07/03/2024 tarih ve E:2023/7734, K:2024/2452 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması, davanın reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden, davacının da aralarında bulunduğu şahıslar hakkında "PKK/KCK silahlı terör örgütü propagandası yapmak" suçundan yürütülen kovuşturmada ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararıyla, "sanıkların 29.12.2015 tarihinde Viranşehir ilçesinde "Savaşa Hayır, Barışı Savunacağız" içeriği ile gerçekleştirilen basın açıklamasının hemen öncesinde Viranşehir Eğitim-Sen çıkışları esnasında "Katil Devlet Hesap Verecek" şeklinde slogan attıkları, basın açıklaması sırasında ise "... Elini Kürt Halkından Çek, Cizre Halkı Yalnız Değildir, Yaşasın Diyarbakır'daki Direniş" şeklinde slogan attıklarının tespit edildiği gerekçesiyle cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmış ise de yapılan yargılamada, terör örgütü propagandası suçuna konu sloganların sanıklar tarafından atılıp atılmadığı, atılan sloganlara sanıkların katılımının ne şekilde gerçekleştiği, terör örgütünü simgeleyen sözde bayrak, pankart vb. taşıyıp taşımadıkları hususunda aldırılan 15.05.2019 tarihli ek bilirkişi raporuna göre .... Sanık ...'un ...söz konusu suçu işledikleri yönünde cezalandırılmalarına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı anlaşılmakla... " davacının beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından söz konusu basın açıklamasına örgütün çağrısı üzerine değil, üyesi olduğu sendikanın almış olduğu karar doğrultusunda katıldığı ve sendikal hak kapsamında faaliyette bulunduğu iddiasına ilişkin olarak, davalı idarece sunulan bilgi ve belgelerden, davacının basın açıklamasına katıldığı 29/12/2015 tarihinde raporlu olduğunun okuldaki günlük nöbet defterinde belirtildiği, okul müdürlüğünce anılan tarihte görevine gelmeyen personelin isimlerinin yer aldığı tabloda da davacının ismine yer verilmediği, davacının üyesi olduğu ... Sendikası (...)'in ... tarihli, ... sayılı Yürütme Kurulu kararında, bağlı olduğu konfederasyonun (...) almış olduğu karar gereği 'Savaşa Karşı Barışı Savunacağız' şiarıyla üretimden gelen gücünü kullanarak 29/12/2015 tarihinde 1 günlük hizmet üretmeme kararı alındığının görüldüğü, davacının da aynı gün raporlu olduğu için okuldaki görevine gitmediği ancak üyesi olduğu sendikanın da bulunduğu toplulukça yapılan basın açıklamasına katıldığı ve hakkında yürütülen idari tahkikat kapsamında muhakkiklere vermiş olduğu ifadesinde de 29/12/2015 günü sendikasının aldığı karar doğrultusunda basın açıklamasına katıldığını belirttiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacının yukarıda belirtilen eyleminin düşünce ve kanaat ile düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetleri kapsamında kaldığı anlaşıldığından anılan eylemin davacının PKK/KCK terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, davacıya ilişkin personel bilgi dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Milli Eğitim Bakanlığı Rehberlik ve Denetim Başkanlığınca, Adıyaman ilinde görev yapan davacı hakkında 29 Aralık 2015 tarihinde tüm gün, üyesi olduğu sendika tarafından alınan iş bırakma eylemini gerekçe göstererek eğitim ve öğretim hakkını engelleyici şekilde izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediği ve Adıyaman ilinde düzenlenen basın açıklaması sırasında siyasi içerikli slogan attığının tespiti suretiyle, 672 sayılı KHK ile davacının kamu görevine son verildiği ve memuriyetle ilişiği kesildiğinden dolayı, sübut bulan eylemi için şu anda disiplin yönünden bir teklif getirilmesine gerek kalmadığı, ancak görevine dönerse konunun tekrar değerlendirilmesi gerektiğine dair 30/11/2016 tarihli idari soruşturma raporunun tesis edildiği, belirtilen raporun dışında komisyon kararına esas teşkil edebilecek başkaca somut bir bilgi ve belgenin personel bilgi dosyasında bulunmadığı bilgilerine yer verildiği, kamu görevine son verilme işleminin dayanağı olan KHK'nın, yalnızca PKK/KCK terör örgütü ile üyelik/irtibat/iltisak hallerine ilişkin olduğu, diğer bir ifadeyle, kamu görevine son verilme işleminin sebep unsurunu yalnızca söz konusu örgütle bağlantılılık durumunun teşkil ettiği dikkate alındığında, somut olayda dava konusu işleme esas valilik kanaatinin dayanağına ilişkin olarak dava dosyasına kazandırılan davacı hakkındaki ayrıntılarına yukarıda değinilen idari soruşturma raporları ile davacı hakkında temel olarak üyesi olduğu sendika tarafından organize edilen bir kısım faaliyetlere katılım gösterdiğine dair tespitlerin yapıldığı, söz konusu raporlarda davacının PKK/KCK terör örgütünü desteklediğini ya da benimsediğini gösterir tespite rastlanılmadığı, nitekim darbe teşebbüsü tarihinden sonraki tarihlerde tesis edilen raporlarda da tespiti yapılan eylemlerin karşılığı olarak kamu görevinden çıkarılma disiplin cezasının öngörülmediği, yine davacınında içinde bulunduğu topluluğun 29/12/2015 tarihinde Viranşehir ilçesinde " Savaşa Hayır, Barışı Savunacağız " içeriği ile gerçekleştirilen basın açıklamasının hemen öncesinde Viranşehir Eğitim Sen çıkışları esnasında "katil devlet hesap verecek" şeklinde slogan attıkları, basın açıklaması sırasında ise "... elini Kürt halkından çek, Cizre halkı yanlız değildir, biji berxudane amede ( Türkçe karşılığı; yaşasın Diyarbakırdaki direniş)" şeklinde slogan attıkları tespitleri ile ilgili terör örgütü propagandası yapmak suçundan yapılan yargılama neticesinde ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararı verildiği görülmektedir. Bu itibarla, dava dosyasında davacının PKK/KCK silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakını gösteren herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakların hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yönünde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıdaki gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.