Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2024/6152 E. 2024/16787 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2024/6152
Karar No
2024/16787
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/6152 Karar No : 2024/16787 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalı) : ... Bankası Vekili : Av.... İstemin Özeti : Davacı tarafından, davalı idare bünyesinde bilişim uzmanı olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yönetim Komitesinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçe eklenerek reddine ilişkin ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Herhangi bir gerekçe gösterilmeden ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, davalı idarece terör örgütleriyle irtibat ve iltisakının bulunduğunu gösteren hiçbir somut delilin dava dosyasına sunulamadığı, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası adı altındaki sorgulama modülünün idari yargı yerlerince kullanılmasının hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı delillerin hükme esas alındığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, salt ceza yargılamasının gerekçesine dayanılmasının gerekçeli karar hakkı ile bağdaşmadığı, idari yargı yerlerince işlemin tesis edildiği tarihteki duruma göre işlemin hukukiliğinin denetiminin yapılması gerektiği, aynı eylem veya suçlamalar nedeniyle bir kişi hakkında iki ayrı yargılama yapılamayacağı, suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırı hareket edildiği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (15669/20, 26.09.2023) kararında belirlenen ilkelerin dikkate alınması gerektiği, ayrımcılık yasağı ile özel hayata saygı, eğitim ve mülkiyet haklarının ihlaline neden olunduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların hukuki dayanağının bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2024/6152, K. 2024/16787, T. 26.09.2023, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2024-6152-e-2024-16787-k-8b1770e7c24b