Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2024/22431 E. 2025/9537 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2024/22431
- Karar No
- 2025/9537
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/22431 Karar No : 2025/9537
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY ile bir irtibatının bulunmadığı, kamu görevinden çıkarılmasını meşru kılacak hiçbir sebebin olmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair herhangi bir somut delil ortaya konulmadığı, savunma hakkının kullandırılmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerden adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın kesin hüküm niteliğinde olmadığından dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, bu durum idari yargı mercilerince ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesine engel teşkil etmemektedir. Bu itibarla davacı hakkında, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanığın, öğrencilik dönemlerinde ortaokul son sınıf, lise 2. Sınıf ve lise 3. Sınıfta eğitim gördüğü sırada Konya'da örgüte ait Sabah Dershanesine gittiği , bu sırada zaman zaman örgüt evlerine ders çalışmak için yönlendirildiği, 2004 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandığı, 2004- 2011 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde eğitim gördüğü, bu sürede örgüte müzahir öğrenci yurtlarında ve evlerinde kaldığı, sanığın Mart 2012 yılında Konya'da Avukatlık stajını başlattığı, bir müddet sonra Av. A. G.'un yanında çalışmaya başladığı, Av. A. G.'un sanığı O.B. ve A. Ö. isimli şahıslarla irtibatlandırdığı, ... isimli örgüt mensubunun sanık ... ve ... isimli şahıslarla sohbet adı altında örgütsel toplantılar düzenlediği, ... ve ... isimli şahısların yönlendirmesiyle sanığın 2012 KPSS puanı ile KOSGEB'in kurum avukatlığına müracaat ettiği, 10/09/2013 tarihinde KOSGEB'te Avukat olarak çalışmaya başladığı, yine A. G.'un yönlendirmesiyle Altındağ Kaymakamlığı mevkiinde bulunan A. S. isimli şahsın kaldığı evde kalmaya başladığı, sanık ile ... (K) M. D.'ın ilgilendiği, sanığın örgütün sohbet adı altında düzenlediği toplantılara katıldığı, örgüte zaman zaman çeşitli adlar altında maddi yardımda bulunduğu, sanığın 2014- 2015 yıllarında örgüt tarafından kurum avukatı T. E. isimli şahıs ile tanıştırıldığı, örgütün yönlendirmesiyle Balgat da ev kiraladığı, bu evde kaldığı, sanığın örgüt hiyerarşisinde ... (K) R. Ç.'a bağlı olduğu, himmetlerini ... (K) isimli şahsa verdiği, ... (K) isimli örgüt mensubunun üzerinde ... (K) M.D. isimli örgüt mensubunun olduğu, sanığın 2015 yılında yine örgüt tarafından TCDD kurum avukatı İ. K. ile irtibatlandırıldığı, 15 Temmuz 2016 hain darbe teşebbüsünden sonra mahrem sorumlu ... (K) R. Ç.'ın sanığın ... ile birlikte kaldığı Balgat'daki eve 1 kez gelerek sanık ile görüştüğü, sanığın Eylül 2016 tarihinde ihraç edildiği ve memleketine döndüğü, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün özel önem verdiği, Avukat yapılandırması içerisinde yer aldığının anlaşıldığı, sanık ...'in FETÖ/PDY silahlı terör örgütü Avukat yapılanması içerisinde yer aldığı, diğer örgüt üyeleri ile irtibatlı olduğu; sanığın, öğrencilik yıllarında gerek ortaokul, gerek lise, gerekse üniversite yıllarında örgüt ile irtibatlı olduğu, hukuk fakültesi öğrencisi iken Fetö/ PDY Silahlı Terör Örgütünün sözde öğrenci evi adı altında organize ettiği evlerde ve yurtlarda kaldığı, burada kalan öğrencilere örgüt ideolojisinin aşılanması, örgüte eleman kazandırılması amacıyla düzenlenen sözde sohbet adı altında organize edilen toplantılara katıldığının anlaşıldığı; öğrencilik yıllarından sonra da FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Avukat yapılanması içerisinde yer aldığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı örgüt mensuplarıyla irtibatlı olduğu, örgütün yönlendirmesiyle 10/09/2013 tarihinde KOSGEB'te Avukat olarak çalışmaya başladığı, örgüte çeşitli adlar altında yardımda bulunduğu, 17/25 Aralık sürecinin yaşanmasından ve FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütünün gerçek amaç ve niyetlerinin anlaşılmasından sonra da örgütle irtibatını devam ettirdiği..." şeklindeki tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ve davacı ikrarı ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.