Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2024/22054 E. 2025/9895 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2024/22054
Karar No
2025/9895
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/22054 Karar No : 2025/9895

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı şekilde kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, hukuki dayanaktan ve somut gerekçelerden yoksun bir değerlendirme ile istinaf başvurusunun reddedildiği, kamu görevine başladıktan yaklaşık 1.5 yıl sonra Aktif Eğitimciler Sendikasına temsilcilerinin ısrarıyla üye olduğu, anılan sendikanın örgüt bağlantısından haberinin olmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (15669/20, 26.09.2023) kararı gereğince sendika üyeliğinin terör örgütüyle iltisakı ortaya koyan bir unsur olarak kabul edilemeyeceği, Bank Asya nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık faaliyetlerinden ibaret olduğu, anılan bankadaki hesabını 2010 yılında açtığı, bankanın TMSF'ye devrinden sonra da hesap hareketlerinin bulunduğu, İdare Mahkemesince eksik incelemeyle davanın reddine karar verildiği, FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisak noktasında yargı mercilerince dikkate alınan kriterlerin kendisinde bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi:... Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2024/22054, K. 2025/9895, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2024-22054-e-2025-9895-k-aedeb2844fab