Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2024/21778 E. 2025/6615 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2024/21778
- Karar No
- 2025/6615
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/21778 Karar No : 2025/6615
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) :... Bakanlığı / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasının hiçbir geçerli sebebe ve somut delile dayanmadığı, Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı şekilde işlem tesis edildiği, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, İdare Mahkemesince eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle davanın reddine karar verildiği, hakkındaki ceza yargılaması neticesinde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği, söz konusu beraat kararının FETÖ/PDY ile herhangi bir bağlantısı olmadığını ortaya koyduğu, örgütsel bir faaliyetinin olmadığı, tanık beyanlarının aleyhine değerlendirilemeyeceği, Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, ...'nin Tekirdağ Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde 27/10/2020 tarihinde verdiği, "... Bu evde kaldığım ilk zamanlar bu evin cemaat evi olduğunu bilmiyordum ama ilerleyen süreçte (yaklaşık bir ay sonra) bu evin cemaat evi olduğunu öğrendim. ... Bu evin abiliğini yapıyordu. ...., ... ve ... İle birlikte bu evde risale-i nur, f.gülen'e ait kitaplar okuduklarını, sohbet videoları izlediklerini ve dini sohbet yaptıklarını gördüm. ... Yine bu eve infaz koruma memurları olan ...,...., .... Ve ... Da zaman zaman gelip bu evde birlikte namaz kılıp, kitap (risale-i nur ve f.gülen yazarlı kitaplar) ve Kur'an-ı Kerim okuyorlardı. ... Yine bu arkadaşlar başka cemaat evlerine dini sohbetler için gidip geliyorlardı. ..." şeklindeki ifadesi ve ...'nın yapmış olduğu fotoğraf teşhisindeki, "... Biz evde 5-6 ay bu şekilde kaldıktan sonra iki yeni infaz koruma memuru daha getirilmiş, muhtemelen bu kişileri... getirdi. Bu kişilerin isimleri ... ya da ...ve ... isimli kişilerdi. Yine bu kişiler bizim gibi yapılan sohbetlere katıldı, yine ev abimiz ... haklarında ÇETELE tuttu ..." şeklindeki beyanı, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.