Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2024/21684 E. 2025/1369 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2024/21684
Karar No
2025/1369
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/21684 Karar No : 2025/1369

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ... VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : Davacının istinaf isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve aynı Dairenin temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... tarih ve E:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 686 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve... sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı mali hakların ödenmesine ve sosyal haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği gerekçesiyle ceza mahkemesince davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgüt içi haberleşme programı olan ByLock iletişim sistemini kullandığının tespit edildiği, hakkında yürütülen adli muhakeme esnasında alınan ifadelerden örgüt ile irtibat içinde olduğu, örgüte iltisaklı Bank Asya isimli banka hesabındaki mevduatında 2014 yılından itibaren artış meydana getirdiği, örgüte müzahir kurumda çalışma kaydının bulunduğu, bu verilerin yanı sıra örgüte müzahir yayın organına muhtelif ödemelerde bulunduğu ve örgüte müzahir derneğe para gönderdiği anlaşıldığından, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı olduğu şeklinde değerlendirmenin makul olduğu ve hakkaniyete uygun düştüğü, Anayasa'yla kurulmuş hür demokratik düzeni ortadan kaldırmayı amaçlayan terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı bulunduğu konusunda somut verilere ulaşılan davacının, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü de ihlal ettiği kanaatine varıldığından, ilgili Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılması üzerine kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan davacının mali ve sosyal hak talebinin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; istinaf istemine konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Anılan kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... sayılı kararıyla, davacının istinaf istemi hakkında Dairelerince verilen ... tarih ve E:..., K:2... sayılı kararın, davacı vekiline 31/10/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, (30) günlük temyize başvuru süresinin 30/11/2022 tarihinde sona erdiği ancak incelemeye konu temyiz başvurusunun 17/01/2024 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile yapıldığı belirtilerek temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından; istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın müvekkilinin önceki vekiline tebliğ edildiği, ancak vekilin görevinin gereklerini yerine getirmeyerek süresinde temyiz başvurusunda bulunmadığı, müvekkilinin bu durumdan 28/12/2023 tarihinde haberdar olduğu ve temyiz başvurusunda bulunduğu, temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan hakların ihlal edildiği, hiç kimsenin işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, Bank Asya'da talimatla hesap açtırmadığı ve söz konusu hesaba örgüte yardım amaçlı olarak para yatırmadığı, ByLock programını kullanmadığı, örgütle iltisaklı derneğe ve medya kuruluşuna herhangi bir ödemede bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, aynı Dairenin temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin... tarih ve E:... sayılı kararı yönünden ise temyiz istemi reddedilerek anılan kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." kuralına yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili mercinin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Dava Dairesi kararına yönelik temyiz istemi yönünden: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. İstinaf başvurusunun reddine ilişkin Dava Dairesi kararına yönelik temyiz istemi yönünden: İstinaf başvurusunun reddine ilişkin Dava Dairesi kararı, süresinde temyiz başvurusunda bulunulmamış olması nedeniyle kesinleşmiş ve yukarıdaki başlıkta temyizen incelenerek hukuka uygun bulunmuştur. Bu nedenle, istinaf başvurusunun reddi yolundaki kesinleşmiş kararın temyizen incelenmesine kanunen olanak bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... sayılı kararı yönünden temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, 2. İstinaf isteminin reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararı yönünden TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 3. Adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2024/21684, K. 2025/1369, T. 12.02.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2024-21684-e-2025-1369-k-7e0afecd424d